
Zeytin Dağından Kudüsün Görünüşü
Mustafa Özyurt
Meşhur Zeytin Dağındayız. Burada kimler? Burada hz. İsa’nın güya çarmıha gerildiği yer. Hz. İsa içeriredir, kendisi tezvir eden mürted adamı rehberlik etmektedir; Aha burda İsa! Gelen fesad ehli içeriye öyle bir dalış yaparlar ki, Allahın peygamberini hemen yakalayıverecekler! Ama hz. Allah, peygamberini düşmanlarına teslim edermi hiç!
O esnada melekler vasıtasıyle İsa a.s.mı yukarıda gördüğümüz bir pencere var, oradan semaya kaldırıp götürüverirler. İçeri dalan gırub; İsa’yı yakladık deyib kollarından bacaklarından dıvara çivilerler. Lakin birdüşüncedir ispiyoncu nerede? Çarmıha gerdiğimiz İsa ise, ispiyoncı Yehuda nerede? Halbuki ispiyoncu Yehüda’yı Allah c.c. hz. İsa’nı şekline çevirmişti. Biz Zeytin dağında Selmani Farisi ve Rabiâtülâdeviye hazretlerini ziyarete devam ediyoruz. Evet eden bulur demişler diyelim ve mevzumuza devam edelim.
809 metre yükseklikte olan Zeytin Dağı, Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam’a göre oldukça önemli. Kıyamet gününde, Musevi metinlerinde müjdelenen Yahudi milletinin kurtarıcısı Mesih'in Zeytin Dağı üzerinden Kudüs'e geleceği aktarılır. Bu nedenle dağın yamaçlarında Zekeriya ve Abşalom kabirleri yanında bazıları ünlü kişilere şahsiyetlere ait sayıları 150.000’i bulan Musevi mezarları bulunuyor.
Hristiyanlara göre de bu dağ Hz. İsa’nın göğe yükseldiği yer. Hz. İsa çarmıha gerildikten sonra bir Pazar günü dirilip Zeytin Dağı’nda görülmüş. Burada bir süre daha havarileriyle kaldıktan sonra göğe yükselmiş. Bu yüzden de Hristiyanlar Pazar gününü kutsal kabul edip tatil yapmışlar.
Kudüs'ün doğusunda yer alan, Tevrat'ta, İncil'de ve çağdaş ebediyatta bahsi geçen bu dağı gezerken Falih Rıfkı Atay’ın Osmanlı’nın son dönemlerini anlatan “Zeytin Dağı” adlı eseri aklımıza geliyor.
Dağın Müslümanlar Açısından Önemi
Tepedeki ilk durağımız Selman-ı Farisi makamı. Aynı adla anılan caminin içerisinde bulunan makamın bakım ve hizmeti aynı muhitte oturan bir Müslüman aile tarafından yürütülüyor. Caminin hemen yan tarafında bir Müslüman mezarlığı bulunuyor.
İslamiyet'i kabul eden İran asıllı ilk sahabe Farisi’nin makamıdır. Kudüs’ü 1187 yılında fetheden Selahaddin Eyyubi, buradaki Hristiyan hakimiyetini kırmak ve Müslümanların Zeytin Dağı’na yerleşmelerini teşvik amacıyla yani stratejik düşünerek bu makamı tahsis etmiş. Selman-ı Farisi’nin kabri kuvvetli rivayetle Medine’nin 450 km güneyinde bulunan Median’da bulunuyor.
Farisi’nin, Hz. Osman döneminde Kudüs’e geldiği ve bir müddet burada kaldığı biliniyor. İhtimal burası da Müslümanların, büyük zatların bir süre yaşadığı yerlerde hatıralarına hürmeten inşa ettikleri makamlardan…
Nitekim daha sonra gittiğimiz Rabiat’ul Adeviye’nin kabri de bir makam. Yani onun da mezarı büyük ihtimalle burada değil, ama kabride olabilir.
Bu makamları gezdikten sonra ayaza karşı yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Zeytin Dağı Kudüs’teki Müslüman nüfusun yoğun olduğu semtlerden birisi. Ancak bir Filistinlinin zengin bir Yahudi’ye şehre hakim tepedeki evini satması sonucu şimdi o malikanede büyük bir İsrail bayrağı dalgalanıyor. Şehrin birçok yerinden görülen bu bayrak Müslümanların semti Zeytin Dağı’nın imajını bozmuş. Nitekim, Filistin bayrağının asılmasının yasak olduğu Kudüs’te Yahudiler her fırsatı değerlendirerek ırkçı bayraklarını her köşeye asmışlar. (Devam edecek)