Mustafa Özyurt

Musa Aleyhisselam'ın Cennetteki Komşusu

Mustafa Özyurt

Rivâyet edildiğine göre birgün Mûsâ aleyhisselâm Cenâb-ı Hakk’a niyâz etti:
“–Yâ Rabbî! Benim cennetteki komşum kimdir?”
Cevâben kendisine:
“–Benim filan yerde kasaplık yapan ve dostum olan bir kulum vardır. Ancak onun kasaplıktan başka çok mühim bir işi daha mevcuddur ki, eğer yanına dâvet edersen gelemez! İşte cennetteki komşun o olacaktır, ey Mûsâ!” buyruldu.
  Hz. Mûsâ, derhal o kasabı ziyârete gitti. Kendisinin Mûsâ Kelîmullâh olduğunu bildirmeden:
“–Ben sana misâfir olarak geldim!” dedi.
Kasap da kendisine gelen ve her bakımdan diğer insanlardan farklı olduğu belli olan bu nûr yüzlü misâfire büyük bir tebessümle alâka gösterip onu evine götürdü. Hânesinin baş köşesine oturtarak izzet ve ikramda bulundu. Ona kendi elleriyle et pişirdi ve önüne koydu. Mûsâ a.s.’a, mühim bir işi olduğunu söyleyerek kendisini beklemeyip yemeğe başlamasını söyledi. Kendisi de pişirdiği et yemeğinin diğer kısmını küçük lokmalar hâlinde hazırladı. Sonra duvarda îtinâlı bir şekilde asılı duran zenbili indirdi ve içinde bulunan çok yaşlı, mecâlsiz âdeta kuş kadar ufalmış bir kadıncağıza hazırladığı lokmaları yedirmeğe başladı. Yemeğin ardından onun ağzını güzelce sildi. Sonra temizliğini yaptı. Sevdi, okşadı ve tekrar büyük bir îtinâ ile yerine koydu. O bunları yaparken, ihtiyar kadıncağız da sürekli ona duâlar ediyordu.
Hz. Mûsâ, bu zembili kasabın dükkanında da görmüş, fakat bir şey sormamıştı. Hayretle bekledi.
Kasap, bütün hizmetini bitirip Hz. Mûsâ’nın yanına gelince, O’nun yemeğe başlamadığını görüp sordu:
“Ey nûr yüzlü misâfirim! Niçin yemeğe başlamadın?”
Mûsâ aleyhisselâm:
“–Sen bana şu zembilin sırrını söylemedikçe yiyemem!” dedi.
Bunun üzerine kasap şöyle dedi:
“Ey misâfirim! Bu zembilin içinde bulunan yaşlı kadıncağız benim annemdir. Çok ihtiyarlamış olduğundan tâkatsizdir. Hem ona bakacak kimsem de yoktur. Ben de onu yalnız bıraktığım zamanlarda herhangi bir hayvanın kendisini rahatsız etmesi endişesiyle, böyle zembile koyup yukarı asıyorum. Bazen de yanımda dükkanıma götürüyorum. Benim gönlümün bütün huzûru, ona yaptığım hizmettendir. Günde iki öğün yemek veriyor, anneciğime karşı bütün vazîfelerimi seve seve yapıyorum!”
Hz. Mûsâ sordu:
“Peki, sen bu hizmetleri yaparken o sana bir şeyler fısıldıyarak ne diyordu?”
Kasap da:  “–Annem yaptığım hizmetler için dâimâ: «Allâh seni cennette Mûsâ a.s.’a komşu eylesin!» diye duâ eder. Ben de bu güzel duâya “âmîn” derim. Ancak o yüce peygambere komşu olabilecek kıymette amel nerede, ben neredeyim?!” diye cevap verdi.
O âna kadar kim olduğunu gizleyen Mûsâ aleyhisselâm tebessüm etti ve şöyle dedi:
“Ey sâlih kişi, müjdeler olsun sana! İşte ben Mûsâ’yım. Beni sana Allâh gönderdi. Buyurdu ki: «Anasının hizmetinde kusûr etmeyerek rızâsını kazanıp duâsını alan o velî kulumu cennette sana komşu eyledim!» Şükreyle, lutf-i ilâhî sana mübârek olsun!”
Gözleri sevinç gözyaşlarıyla dolan kasap, büyük bir muhabbetle Mûsâ a.s.’ın elini öptü; sürûr, şükür ve huzûr içinde yemeklerini yediler.
MUSA A.S.IN FEZAİLİ, ŞEMAİLİ VE SIFATLARI
Rasûlullâh s.v. Efendimiz de:
“Mûsâ aleyhisselâm çok hayâlı, çok örtünen ve bu sebeple cildinden en küçük bir yer dahî gözükmeyen bir kimse idi…” (Buhârî, Enbiyâ, 28) buyurmuştur.
Abdullâh bin Ömer radıyallâhu anh’dan rivâyet olunduğuna göre Rasûlullâh s.a.v. bir taksîmâtta bulunmuştu. Adamın biri:
“Bu, Allâh’ın rızâsının gözetilmediği bir taksîmât oldu!” dedi.
Gelip durumu Peygamber Efendimize haber verince öyle gazaplandılar ki öfkesi yüzünden belli oldu. Sonra şöyle buyurdu:
“Allâh Mûsâ’ya rahmet eylesin, O’na bundan daha çok eziyet edildi de sabretti.” (Buhârî, Enbiyâ, 28)
Allâh Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Mûsâ’a ve kıssasına geniş yer vermiş ve pek çok yerde O’nunla Peygamber Efendimizi ve Tevrât ile Kur’ân-ı Kerîm’i yan yana zikretmiştir.
Mûsâ aleyhisselâm’ın şemâili hakkında da İbn-i Abbâs radıyallâhu anh’dan rivâyete göre Peygamber Efendimiz s.â.v. şöyle buyurmuştur:
 “Îsâ bin Meryem, Mûsâ ve İbrâhîm’i gördüm. Îsâ kırmızı renkli, kıvırcık saçlı ve sadrı geniş idi. Mûsâ ise iri cüsseli ve düz saçlı idi.” (Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları