Mustafa Özyurt

Haseki Hürrem Sultan

Mustafa Özyurt

Bir döneme damgasını vuran Haseki Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinde vakfettiği eserlerle de adından söz ettirdi. En büyük eseri ise İstanbul'da Haseki semtinde bulunan cami, medrese, mektep, imaret ve darüşşifadan oluşan külliyesi.

Kariye ismiyle bilinen tekkeyi medreseye çeviren Hürrem Sultan, Ayasofya yakınlarındaki çifte hamamın da banisiydi. Hürrem Sultan'ın eserleri sadece İstanbul'da değil, Osmanlı'nın hakim olduğu kutsal beldelerde de mevcuttu. Kudüs, Mekke ve Medine'de çok sayıda vakfiyesi bulunan Haseki Hürrem Sultan'ın Kudüs'teki imareti, insanlara yemek verilen ve diğer ihtiyaçlarının temin edildiği bir vakfiyeydi.

Ayrıca, Kanuni Sultan Süleyman da eşinin ölümünden sonra Mekke ve Medine'de imaretler ve Edirne'ye su getirterek çeşmeler yaptırdı.

Kösem Mahpeyker Sultan

Devletin idari gücünü uzun süre elinde tutan Kösem Sultan'ın gelirinin büyüklüğü de dikkat çekiyor. Kösem Sultan büyük gelirini cömertçe hayır işlerinde harcarken, hapishanelere giderek borçluların borçlarını ödediği biliniyor.

Hizmetindeki kızların çeyizini hazırladığı bilinen Kösem Sultan'ın en önemli hayır eserlerinden biri Üsküdar Çinili Cami. Bu camiye ilave okul, çeşme, darülhadis, çifte hamam, Anadolu Kavağı Mescidi, Şehremini, Yenikapı ve Beşiktaş yaptırdığı çok sayıda çeşmesi bulunuyor. Kösem Sultan'ın hacıların su ihtiyaçlarının karşılanması, Haremeyn'de fakirlere yardım edilmesi için vakıf tesis ettiği de biliniyor. İstanbul'da Büyük Valide Han da onun vakfiyeleri arasındadır.

Bezmialem Sultan

Osmanlı'nın ihtişamlı kadın vakıflarının son temsilcilerinden olan Bezmialem Sultan'ın vakfettiği bilinen eserler şöyle:

"Bugün hala faaliyetlerini sürdüren Şehremini'deki Gureba-yi Müslimin Hastahanesi, Mekke'deki Gureba-yi Müslimin Hastanesi, Cağaloğlu'nda hala faaliyette olan Valide Mektebi, Bezmialem Valide Mektebi, Bezmialem Valide Sıbyan Mektebi, Dolmabahçe Camii, Gureba Hastanesi Camii, Galata Köprüsü ve Osmanlı coğrafyasında çok sayıda çeşme."

Pertevniyal Sultan

Pertevniyal Valide Sultan'ın en önemli vakfiyesi kendi adıyla anılan külliyesi. Fatih Aksaray'da inşa edilen bu külliyede cami, mektep, muvakkithane, sebil ve türbe bulunuyordu.

Hayırseverliğiyle ünlü olan Pertevniyal Sultan'ın vakıflarına gelir sağlamak amacıyla sur dışında bulunan tarlalar, sur içindeki bazı dükkanlar, Üsküdar Paşalimanı'ndaki erzak ambarları arkasındaki boş arsa, Tırhala, Yenişehir, Alasonya, Persepe, Florina'daki çiftlikleri, Bursa'da ipek fabrikası, Bahçekapı'da şehremaneti önündeki arsalar, Galata'da bazı arsalar gibi birçok mülk kendisine tahsis edilmiştir.Kaynak: AA . Konya Aziziye Camii,oğlu Sultan Abdülaziz cennetmekan ile kendi sermayelerinden yaptıkları hayır eserlerindendir. Ve Aziziye isminin verilmesine sebepte budur. Ruhları şadolsun. 

HACI BAYRAMİ VELİ K.S

Ecdad yadigarı güzel memleketimizi gezelim görelim dedik. Çünkü insan göz ile fethedilir. Gören gözler muhabbete hurmete vesiledir. Bu vesile ile bu vatanın evladları, ülkesinin maddi ve manevi cevherlerini değerlerini öğrenmeli ki vatanına sahıb çıksın, memleketinin  terakkı ve tealisinde bir payı olsun isteriz. Bizim tarihimiz de, bizim geçmişimizde nekadar büyük ve güzel insanlar geçmiş! Bu gönüllerimizin padişahları, manevi cevherlerden gezip görüp ziyaret ettiklerimi hasbelkader sizlerle paylaşmak isterim.

Ankaradda ziyaret ettiğimiz Hacı Bayram Veli Hazretlerinden başlayalım bu sefer;

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in hocası, “Akşemseddin” Hazretleridir. Akşemseddin Hazretleri’nin hocası, “Hacı Bayram Veli” Hazretleri’dir. Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin hocası ise, “Ş. Hâmid-i Velî”, diğer bir adı ile “Somuncu Baba” Hazretleri’dir. Bu yazıda, Yıldırım Bâyezîd Hân döneminde yaşayan “Somuncu Baba” Hazretlerinden başlayarak, İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte, üç büyük evliyanın hayatı ve fethin çok bilinmeyen yönleri anlatılacaktır. Desenize Fatihi fatih yapan yetiştirenler! Yani Fatihlerin sulandığı kanallar ve onu manevi manada besleyenler ne büyük zatlarmış!!!

SOMUNCU BABA

Peki bahsi geçen Somuncu Baba kim? Aksarayda kendisini ziyaret ederken çok hislendik. Belki bize manevi bir ikramda bulunmuş olacak ki onu ziyaretten çok haz duyduk.

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerindendir. "Somuncu Baba" lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri'de doğdu. İsmi Hâmid, babasının ismi Şemseddîn Mûsâ'dır.

İlk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam'a giderek, Hankâh-ı Bâyezîdiyye'de ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Orada pekçok velînin sohbetlerine katıldı. Burada Üveysî olarak, mânevî yol ile Bâyezîd-i Bistâmî'den feyz aldı. Şam'da bir müddet ilim tahsîlinde bulunduktan sonra, Tebrîz yakınlarında Hoy kasabasında bulunan Hâce Alâeddîn-i Erdebîlî hazretlerinin huzûruna gitti.

Alâeddîn-i Erdebîlî, bir gün Hâmid-i Velî'ye; "Artık bizden öğrendiğin ilmi, Allahü teâlânın dînini, insanlara öğretmek üzere Anadolu'ya git!" buyurdu. Ona böylece, insanları yetiştirmek için icâzet verdi. Hocasının bu sözleri, bâzı anlayışı kıt, hasetçi kimselerin, içlerinden Hâmid-i Velîye buğz etmelerine sebeb oldu. HâceAlâeddîn, Hâmid-i Velî'yi bütün talebeleriyle birlikte, "Şemseddîn-i Tebrîzî Makâmı." denilen yere kadar uğurladı.

Vedâ edip yanlarından ayrılınca, hased edenlerin de bulunduğu topluluğa dönerek; "Hamîdüddîn'in arkasından, gözden kayboluncaya kadar bakınız. Eğer dönüp bizden tarafa bakarsa, Anadolu'da onun ilminden istifâde ederler. Şâyet bakmazsa, onun ilminden hiçkimse istifâde edemez." buyurdu. Orada bulunanlar merakla Hamîdüddîn'in arkasından bakmaya başladılar. Bu hâli cenâb-ı Hakkın izniyle anlayan Hâmid-i Velî, gözden kaybolmadan önce iki defâ arkasına baktı. Böylece onların hasedlerini giderdi. (Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları