
Eflâtun Mescidi
Mustafa Özyurt
Konya’da kiliseden çevrilerek önce mescid, daha sonra saat kulesi olarak kullanılan ve bugün mevcut olmayan yapı. Konya’nın ortasında Alâeddin tepesi olarak adlandırılan höyüğün üstünde bulunuyordu. Tesbit edilebildiği kadarıyla bu kiliseden ilk bahseden kişi Ebü’l-Hasan Ali b. Ebû Bekir el-Herevî’dir (ö. 611/1214-15). Herevî, çağının başlıca ziyaret yerleri hakkında bilgi verdiği Kitâbü’z-Ziyârât adlı eserinde buradan, “Konya şehrinde büyük caminin yanındaki kilisede hakîm Eflâtun’un mezarı vardır” diye bahsetmiştir. İslâm coğrafyacılarından Yâkut el-Hamevî de kaynak göstermek suretiyle bu bilgiyi Mu’cemü’l-büldân’ında tekrarlamıştır..
Esasen Kâtib Çelebi de bu inanıştan bahseder: “Vilâyet ahalisi, Konya sahrası bir zamanda derya imiş, Eflâtun tedbir edip bir tarik ile mahveylemiş derler” (Cihannümâ, s. 616). Nitekim Konya ile Sille arasındaki Akmanastır’ın Selçuklu kaynaklarında bir adı Deyr-i Eflâtun’dur. Osmanlı idaresinin başlarında şehirdeki bu kilise Eflâtun Mescidi adıyla camiye çevrilmiştir. Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi’ndeki Karaman Eyaleti Defteri’nde 881 yılı Ramazanında (Aralık 1476) yazılan bir kayıtta, Eflâtun Mescidi’nin evkafı olarak iki dönüm arazi ile üç dönüm bağ görülmektedir. 1872’de Konya Valisi Burdurlu Ahmed Tevfik Paşa, Eflâtun Mescidi’ni bir saat kulesi haline getirmek için kubbesinin üstüne dört köşe ahşap bir oda yaptırarak bunun da üstüne yine ahşaptan bir kule oturtmuştur. Dört cephesinde birer saat kadranı bulunan bu kule ile altındaki odanın dışarı ile bağlantısı, binanın damından yukarı çıkan ahşap bir merdivenle sağlanmıştı.
KONYA’NIN İLK MÜSLÜMAN MÂBEDİ
Eflâtun Mescidi (Mescid-i Selçuk): Konya fethedildikten sonra kiliseden mescide çevrilerek Selçuklular’ın Kızılelma’sı olan Mescid-i Selçuk, saat kulesi iken 1921’de Fahrettin Altay’ın marifetiyle belediye tarafından yıktırıldı. Tarihçi Konyalı, “Bu küçük kilise Konya’yı Türkleştiren, müslüman yapan Selçuklu Türkleri’nin ilk namazlarını kıldıkları yerdi” diyor.
Konya’nın ortasında Alâeddin Tepesi üstünde, Alâeddin Camii’nin güneydoğusunda bulunuyordu….Eflâtun Mescidi, mevcut çok sayıda fotoğrafına göre Orta Bizans dönemine (842-1204) ait ve plan bakımından İç Anadolu’daki Bizans kiliselerinin benzeri bir yapı idi. Türkler Anadolu’ya XII. yüzyıldan itibaren hâkim olduklarına göre bu kilise IX-XI yüzyıllar içinde yapılmış olmalıdır. Tarihî Mâbetlerimiz (2) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)
Kilise “mescid-i selçuk” oldu:“Anadolu Selçukluları Konya’yı aldıktan ve başşehir yaptıktan sonra bir kalenin sardığı yığma Alâeddin Tepesi’nin en yüksek ve en hâkim noktasında Şarki Roma devrinin mahrûti kümbetli bir kilisesi (Mescid-i Selçuk) adıyla mescide çevrilmişti. Selçuklu Konya’nın ilk müslüman mâbedi buydu. Selçuk Hükümdârı, Selçuk büyükleri ve müslümanlar namazlarını bu Mescid-i Selçuk’ta kılarlardı. Eski kaynaklarda bu câmi’e (Cami-i Atik, Sultan Camii) adı verilmiş,
İlk Mescid-i Selçuk’un mütevelliliğini ve imamlığını yapanlar arasında büyük İslâm âlimi Muhiddîn-i Arabî Hazretlerinin oğulluğu Sadreddîn-i Konevî Hazretleri de vardır.Kaynak: Tarihî Mâbetlerimiz (2) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)
Fahrettin Altay’ın yıktırdığı Bizans yâdigârı mâbed bize kadar sağlam olarak ve asıl hüviyetinden hiçbir şey kaybetmiyerek gelebilen eşsiz ve tarih şâheseriydi. Mimârî ve tarihî kıymeti çok yüksekti. Bu küçük kilise Konya’yı Türkleştiren, müslüman yapan Selçuklu Türkleri’nin ilk namazlarını kıldıkları yerdi. Bu bina Konya’nın ilk müslüman mâbedlerinden olma bahtiyarlığına erişmişti. Kaynak: Tarihî Mâbetlerimiz (2) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)
Bu ilk Selçuk eseri 1289 H. 1872 M. yılında mahrûti kısmının üst tarafı kesilerek buraya ahşap bir parça eklenmiş ve arasına Sultan Abdülaziz tarafından çok büyük bir çalar saat oturtulmuştur. Mescidin doğu tarafının pencere üstüne de bir tarih manzumesi yerleştirilmiştir (İ.Hakkı Konyalı, Sebil-1976, sayı: 34, s. 11). Kaynak: Tarihî Mâbetlerimiz (2) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları) (Devam edecek)