
Bimarhane Sabuncuoğlu Şerafeddin Tıb Ve Cerrahi
Mustafa Özyurt
Amasya seyahatimizde en dikkat çeken yerlerden biriside Daruşşifa’dır (BİMARHANE). Kitabü'l Cerrahiyyeti'l Haniyyede, bu kitaptan dünyanın prestijli tıp fakülteleri günümüzdede yararlanmaktadır. Darüşşifa'da, tıp eğitimi yapılırken aynı zamanda hastalar tedavi edilmiş, daha sonra akıl ve ruh hastalarının musiki ile tedavi edildiği tıp merkezine dönüştürülmüştür.
İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308-1309 yılında yaptırılmıştır. 1385 yılıda Amasya'da doğan Sabuncuoğlu Şerafettin Efendi 17 yaşından itibaren kendisini tıp alanında yetiştirmiş ve Darüşşifa'da 14 yıl hekimlik yapmıştır. 1465'te "Kitabü'l Cerrahiyyeti'l Haniyye" adlı, içinde konularla ilgili bolca minyatür bulunan bir kitap hazırlayarak Fatih Sultan Mehmed'e ithaf etmiştir.
Şu an 700 yıllkı mimarisiyle , Avrupa ve Anadolunun ilk Akıl hastahanesi olan, eski adıyla BİMARHANE, yeni adıyla Osmanlı döneminde yaşamış olan Sabuncuoğlu Şerafeddinle birlikde cerrahi nitelik kazanmış olan Sabuncuoğlu Şerafeddin Tıb ve Cerrahi Tarihi Müzesinde Genelcerrahi aletler, kan alma aletleri, Siroz da Peaksiyon aletleri, kemik cerrahi aletleri, kadın hastalıkları ve doğum aletleri, dağlama aletleri, kulak burun boğaz aletleri, diş aletleri, sünnet akasları, müzik salonu bulunmaktadır.
Zihinsel rahatsızlığı olan hastalar burada ilk kez su sesi ve müzikle tedavi edilmiştir. Tarih de bilinen 3. Önemli cerrahdan biri olan Sabuncuoğlu Şerafeddin fatih Sultan Mehmet han döneminde burada 14 yıl başhekim olarak vazife yapmıştır. Sabuncuoğlu Şerafeddin,(d.1385, ö 1470) Hacı İlyasın torunu, Ali Çelebinin oğludur. Ve Tıp eğitimi almış bir aileden gelmiştir. Birçok hastalığa şifa bulmuş olan Sabuncuoğlu Şerafeddinin yazmış olduğu kitablar, tedavide kullandığı araçlar, yöntem ve şifalı macunlarla günümüz çağına ışık tutmuştur.
Amasya belediyesi, tarihi eserlerimize sahib çıkarak günümüze taşımışlar ve azami seviyede itina göstermişler ve halka ziyaretçilere sunmuşlar. Ecdadın eserlerine sahib çıkanları hayırla yadeder bu millet, herkes bu hususda rahat olsun. Ve bu güzel bilim adamlarıyle tarihimizin ecdadımızın nekdar büyük adamlarla dopdolu olduğunun idrakinde olalım vesselam…
Dilerseniz biraz daha teferruatlı tanıyalım ilim ve bilim adamımızı:1386 yılında dünyaya gelen Sabuncuoğlu Şerefeddin, Osmanlı döneminin en iyi cerrahlarından olarak bilinmektedir. 1465 yılında yazmış olduğu Cerrâhiyye-i İlhâniyye eseri ile adından sıklıkla söz ettirmeyi başarmıştır. Amasya doğumlu Sabuncuoğlu Şerefeddin, Çelebi Sultan Mehmed’in hekimliğini yapmıştır. Sabuncuoğlu Şerefeddin ilk tıp eğitimini Amasya’da kurulmuş olan BİMARHANE’de Burhaneddin Ahmed hocadan tıp derslerini almış ve burada hekim olarak 15 yıl vazife yapmıştır. Cerrâhiyye-i İlhâniyye eserini tamamlayarak İstanbul’a giderek bu eserini Fatih Sultan Mehmed’e sunmuştur. İlaç kulanmadan hastaların çoğunu sağlığına kavuşturmayı başarmış ve bu operasyonlar sırasında yeni bilgiler elde etmiştir.
Cerrahi işlemlerinin birçoğunu önce hayvanlar üzerinde denemiş ve başarılı olarak sonuçlandırmış olduğu deneyleri daha sonra insanlar üzerinde de denemiştir. Ayrıca birçok kez hayvanlar yerine kendi üstünde deneylerde yapmış ve bu deneyimlerini de yazdığı eserde detaylı bir şekilde anlatmıştır. bir panzehir üzerinde çalışmasını tamamlamasının ardından ilk olarak panzehiri kendisi içmiş ve daha sonra bir yılan bularak kendisini ısırtmış ve daha sonra panzehirin etkisini göstermesini beklemiştir. Yılanın ısırmasının ardından hiç bir zehirlenme belirtisi görmemiş ve yılanın ısırdığı parmağı bile şişmemiştir.
Deneyimleri sonucunda birçok ilacı bularak tıp tarihine adını yazdırmış, bir gün yardımcısı ile birlikte Amasya yolunda ilerlerken bitlenirler ve bunun üzerine Sabuncuoğlu Şerefeddin, Cıva ve çam reçinesini karıştırdıktan sonra keten bir ipliğin üzerine sürerek boynuna asmış ve bir kısmını da koltuk altlarına sürmüştür. Bu şekilde bitlenmeyi yok eden Sabuncuoğlu Şerefeddin, aynı zamanda omuzlarında oluşan ağrının da dindiğini hissetmiş ve Amasya’ya vardığında bu konudaki deneyimini hemen kaleme alarak eserine eklemiştir. (Devam edecek)