Mehmet Bina

Hac Ve Arafat

Mehmet Bina

Hac ayları, hicrî takvimdeki Şevval ve Zilkade aylarının tamamı ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür.
• Bu zamanlara hac ayları denmesi, hac menasikinin bu aylardan herhangi birinde bitirilebilmesi açısından değil, haccın şartı olan ihrama Şevval’den itibaren girilebileceğini bildirmektedir.
• Bu yıl (2023 yılı) 26 Haziran Terviye günü, hacılar Arafat'a çıkmaya başlayacaklar, ancak peygamberimiz (sav) in sünnetini uygulamak isteyenler önce Mina'ya gidecekler.
• Mina; aşırı istek, arzu demektir.
• Mina, Hz. İbrahim ile oğlu İsmail’in, Allah’a olan aşklarının sınandığı yerdir. Bu sınavda Hz. İbrahim, ahir ömründe kendisine verilen biricik oğlunu Allah için kurban etmek; İsmail ise, bu uğurda canını vermek gibi çok ciddi bir sınavdan geçmektedirler. 
• Bir tarafta Allah’ın emri ve aşkı, diğer tarafta ise ciğerparesi vardır ve her ikisi de sınanmaktadır. 
• Allah sevgisi mi, evlat sevgisi mi? Allah sevgisi mi, yaşama arzusu mu?
• İşte Mina, can, mal, mülk, mesken, evlat, eş, kardeş, ticaret, aşiret, mevki, makam, rütbe vb. fani sevgilerin aşıldığı, Allah sevgisinde zirveye ulaşıldığı yerdir.
• Zilhicce’nin sekizinci {terviye} günü hacılar sabah namazını Harem’de kıldıktan sonra Mina’ya hareket ederler. 
Zilhicce’nin sekizinci (terviye) günü öğle, ikindi, akşam, yatsı ve zilhiccenin dokuzuncu (arafe) günü sabah namazını burada kılarak peygamberimiz (sav) in sünnetini işlemiş olurlar, daha sonra  Arafat’a hareket ederler. 
ARAFAT
• Arafat”, Mekke’nin 25 km. güney doğusunda ova görünümünde düz bir alanın adıdır.
• Arafat, bir af ve ilticâ makâmıdır.
• Arafat, kabirden kıyâmet sabahına kalkışı ve fevc fevc mahşer meydanında toplanışı hatırlatır. Bütün kullar, Allâh’ın huzûrunda âciz, muhtaç ve ümitvâr bir şekilde af beklerler. Gönüller ve gözler, tevbe yaşlarıyla ıslanır.
• Mâlumdur ki, yasak meyveye yaklaşma zellesi netîcesinde, Âdem (a.s.) ve Havvâ vâlidemiz cennetten çıkarılıp dünyâda birbirlerinden uzak, ayrı ayrı yerlere indirilmiş, böylece birbirlerine hasret bırakılmışlardı.
• Âdem {as}, Hazret-i Muhammed’in (s.a.v.) Allâh katındaki şeref ve îtibârını düşünerek, nihâyet Cenâb-ı Hak’tan, O’nun yüzü suyu hürmetine affını talep etti. Ardından talebi kabûl edildi ve Allâh Teâlâ, kendisine Mekke istikâmetinde yol göstermek üzere bir meleği memur etti. Bu duâ bereketiyle Cidde’de yaşamakta bulunan Havvâ anamız da diğer bir melek rehberliğinde Hz. Âdem’e (a.s.) doğru yola çıkarıldı ve bunlar, bir arefe günü ikindi vakti Arafat'da buluşup ağlaştılar ve istiğfar ettiler.
• Arafat Dağı, Mekkeden 25 km uzaklıkta olan dağ. Peygamberimiz (sav)'in vefatından önce veda hutbesini onbinlerce kişiye bu dağda yapmıştır.
• Arafat, haccın en önemli rüknü olan vakfenin yapıldığı yerdir. 
• Arafat denilmesi; bilmek manasındaki marifetten gelip; Hz. Âdem ile Havva Validemiz yeryüzüne indikten uzun zaman sonra birbirlerine kavuşup birbirlerini tanıdıklarından, Cibrîl-i Emin İbrahim (a.s.)'a hac menâsikini burada tarif ettikten sonra " Hel arafte" “bildin mi, öğrendin mi?” deyince İbrahim (a.s.) da Araftü “bildim, öğrendim” dediği içindir.  
• Diğer bir rivayete göre ise, Arafat itiraftan gelir. İnsanlar burada Cenab-ı Hakk’ın yüceliğini, azametini, kendilerinin acizliğini itiraf ederler. Nitekim Hz. Âdem ve Havva anamız Arafat’ta şöyle yalvardılar: 
ربنا ظلمنا أنفسنا وإن لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخاسرين “
 Ey Rabbimiz! Biz nefislerimize zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz, bize acımazsan biz perişan olanlardan oluruz.” (A’râf, 23) Bu yalvarmalarına mukabil Allâh-ü Teâlâ “şimdi kendinizi bildiniz” manasına "araftüm" buyurdu. 
Dünyanın dört bir tarafından gelen müslümanların burada birbirleriyle görüşüp tanışmaktadırlar. 
• Arafat denmesinin diğer bir sebebi de, İnsanlar günahlarını itiraf ederek, Allah’tan af dileyerek kulluklarını ve çaresizliklerini arz etmeleri, af dileyenlerin af edilmelerinden sonra günah kirlerinden temizlenip Cenâb-ı Hak katında, "Arf" isminde güzel bir kokuya sahip olmaları sebebiyle bu adın verildiği de rivayet edilmiştir.
• Arafat Vakfesi, haccın iki rüknünden biri olup, farzdır.
Peygamberimiz (sav)'de “Hac, Arafat’tır” buyurmuştur. 
• Arafat'da vakfe zamanı Zilhicce ayının dokuzuna rastlayan Arefe gününün zeval vaktinden itibaren Kurban bayramı ilk gününün fecrine kadar olan zamandır. Bu müddet içinde bir dakika dahi olsa, beklemekle bu farz yerine gelmiş olur. 
Bu Arafat'da uyanık bir halde durmakla uyumak veya baygın bulunmak halleri eşittir.
"Fecir doğmadan önce Arafat’a yetişen kimse hac yapmış olur” (Tirmizî)
• Arefe günü gündüz Arafat’a çıkmış olanların güneş batıncaya kadar Arafat’ta beklemeleri vaciptir.
Peygamberimiz (s.a.v), güneş batıncaya kadar Arafat’ta beklemiştir. (Ebû Dâvûd, Menâsik,61)
• Hac yapan kişilerin günahlarının affedileceğine dair Hadis-i Şerifler vardır.
• Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın (evinin) ziyaretçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet eder, O’ndan bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.” (İbn Mace, Menasik, 5) buyrulmaktadır.
▪︎Peygamberimiz (s.a.v), “Kim Allah için hacceder de (Allah’ın rızasına uymayan) kötü söz ve davranışlardan ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, (kul hakkı hariç) annesinden doğduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hacdan) döner.” (Buhârî, Hac, 4) buyurmaktadır. 
• Arafât'ta vakfe, güneş battıktan sonra biter. Bunun peşinden, Müzdelife'ye gelinir. 
• Müzdelife, Arafat ile Mina arasında bulunan ve Hac'da Arafat'tan sonra vakfe yapılan yerdir.
Akşam ile yatsı namazı, yatsı vaktinden sonra burada ikisi bir arada kılınır. İki namaz için tek bir ezan ve iki kamet getirilir.
• Müzdelife vakfesinden sonra Akabe cemresine yedi taş atılır, kurbanlar kesilir ve ardından tıraş olunup ihramdan çıkılır. Daha sonra Farz olan ziyaret tavafı ve sa'y yapılır.
Rabbim herkese mebrur bir hac yapmayı nasip etsin.

Yazarın Diğer Yazıları