Mehmet Bina

Cimrilik, 'mal allah'ın rızasına uygın kullanılmazsa zehirdir'

Mehmet Bina

-Cimrilik. Servet edinme tutkusuyla karşılıksız harcama ve hayır yapmaktan kaçınma eğilimi.
-Cömertlik ise; Eldeki imkânları meşrû ölçüler içinde, gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunma eğilimi.
-Cimrî kelimesi genellikle “pintilik, hasislik” mânasında kullanılır. (DİA)
Dinimiz, başta zekât olmak üzere dünyada kazandıklarımızdan ihtiyaç sahiplerine harcamalarda bulunmamızı emretmiştir. 
Aşırı mal hırsı ve gelecekte yoksul kalma korkusu cimriliğin sebeplerindendir.
-Allah Teâlâ: Kur'anı Kerimde, "Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine fazlından verdiği Şeyleri saklarlar. Biz de böyle nimetleri gizleyen nankörlere hor ve rüsvay edici bir azap hazırladık." (en-Nisâ, 4/37) buyurmuştur.
-Peygamberimiz (sav) de şöyle buyurmaktadır:
"Cimrilikten sakınınız. Çünkü cimrilik, sizden önceki milletleri helâk etmiştir."
-Rivayete göre Peygamberimiz (sav), Kâbeyi tavaf eden birinin gözyaşları içinde "Ey Beytin sahibi, bu beytin hürmetine beni affet" diye duâ ettiğini görüp buyurdu ki:
- Suçun nedir de bu kadar yalvarıyorsun?
- Çok büyüktür, imkansız anlatamam.
- Yazık sana! Karalardan da mı büyük ve ağırdır?
- Evet.
- Eyvah! Denizlerden de mi büyüktür?
- Evet.
- Göklerden de mi büyüktür?
- Evet.
- Arştan da mı büyüktür?
- Evet.
- Allahın rahmetinden de mi büyüktür?
- Hayır.
- O hâlde neymiş bu?
- Ben çok zenginim. Benden bir şey isteyen olunca içimi bir ateş kaplar, bir kuruş vermek istemem.
Resulullah efendimiz;
- Aman ateşine beni de yakma", buyurdu. (İ. Gazalî)
Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“Her Allah’ın günü iki melek iner. Bunlardan biri:
- Allah’ım! Malını verene yenisini ver! diye dua eder. Diğeri de:
- Allahım! Cimrilik edenin malını yok et! diye beddua eder.”  (Buhârî, Zekât 27)
Veren ve alan Allah Teâlâ’dır. Sadece canı değil, malı da alıp veren O’dur. Yüce Mevlâ yapacağı ve yaratacağı her işi melekleri vasıtasıyla yapar. Malı ve malın bereketini alıp verirken de melekleri aracı kılar. 
-Yine rivayete göre, hergün güneş doğarken, güneşin iki yanında iki melek yer alır ve insanları Allah’ın rahmetini kazanmaya dâvet ederler. İhtiyaçlara yetecek az malın, insanı Allah’dan uzaklaştıran çok maldan daha hayırlı olduğunu ifâde ederler. Güneş batarken yine iki melek güneşin iki yanında durarak -hadîs-i şerîfte belirtildiği gibi- malını harcayana yenisini vermesi, harcamayıp cimrilik edenin de malını telef etmesi için Allah’a dua ederler. O meleklerin gür sesini, sadece insanlar ve cinler duymaz. Onların dışındaki bütün mahlûkat duyar. 
-Cimrilik etmeden malını Allah rızası için harcayan ve harcadığı malın yerine Cenâb-ı Hakk’ın daha iyisini vereceğine inanan kimseye dünyada bir gönül huzuru, âhirette de büyük mükâfat verilecektir.
-Peygamberimiz (sav) “Ey kulum! Sen benim için ver ki, ben de sana vereyim” buyurmaktadır. (Buhârî, Nefekât 1)
-Tarlaya tohumu dünyada ekmeli. Cimri insan değil, akıllı akıllı cömert insan olmalı. 
Âhiret için kendisi yapmayıp, geride kalanlara, "Ben ölünce şunları yapın" dememeli. Ne yapabilecekse, hayattayken bizzat kendisi yapmalı.
İnsan hatasını anlar ama iş işten geçtikten sonra anlar.
Çok cimri ve çok zengin bir tüccar, ölüm hastalığında oğluna, "Oğlum, hayatımı biliyorsun. Yemedim yedirmedim, giymedim giydirmedim, hep para biriktirdim. Şu bir çift çorap, bana çok uğur getirdi, bakarsın orada da işim rast gider, ben ölünce, bu çorapları ayağıma giydir! Eğer hoca giydirmezse, şu mektubu ver, açıp orada okuyun" der.
Zengin tüccar ölünce oğlu, "Hocam, babamın vasiyeti var, şu çorapları giydirin" der. Hoca, "Dine aykırı böyle vasiyet geçerli olmaz, ölüye kefenden başka bir şey giydirilmez" der. 
Sonra mektubu açıp okurlar:
“Oğlum görüyorsun ki, malım, servetim pek çoktu, ama eski çoraplarımı bile âhirete götürmeme izin vermediler. Unutma ki, benim âkıbetim seni de bekliyor. Çok zengin olsan da, çorapsız ayrılacağın bu dünyaya meyletmeyesin! 
Bu mal, Allahü teâlânın rızasına uygun kullanılmazsa zehirdir. Onun rızasına uygun kazanılan ve harcanan mal, dünyalık değildir. Yapmadığını söylemek tuhaftır, ama sen böyle olma! Vermeye alış! Ben bildiğim halde veremedim, cimrilik hücrelerime işlemiş. Ben yapamadım, sen yap! Ben yediremedim, sen yedir! Ben dağıtamadım, sen dağıt! Yoksa sen de sonunda benim gibi pişman olursun.”
-Bu Ayeti Kerimele ve Hadis-i Şeriflerden niz şu mesajları alıyoruz.
-Allah’ın verdiği mal, onun uygun gördüğü yerlere sarfedilmelidir.
- Allah Teâlâ yoksul kullarını himâye edenleri sever ve onların malını bereketlendirir.
- Fakirin hakkını vermeyenler, meleklerin bedduasını aldıkları için mallarının hayrını görmezler.
- Cimriye melekler bile beddua ettiğine göre, malının telef edilmesi için onlara insanlar da beddua edebilir.
-Yazımızı Peygamberimizin şu hadis-i şerifi ile bitirelim.
"Cömert, Allah'a yakın, cennete yakın, insanlara yakın, ama cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah'tan uzak, cennetten uzak, insanlardan uzak, ama cehenneme yakındır..."

Yazarın Diğer Yazıları