Mehmet Bina

Başkasını küçük görmek

Mehmet Bina

-İnsanoğlunda bizde olmayan en az bir güzelliği vardır, o güzelliği görüp onun üzerinden o insanlarla ilişki kuralım, o güzelliğe sahip olabilmenin yollarını bizde arayalım. 
Böylelikle her insanın bizim için önemli olabileceğini bilip saygı duyalım.
Başkalarının kötülüklerini, eksiklerini, yanlışlarını bilmenin, görmenin, saymanın bizi daha iyi bir insan yapmayacağına inanalım.
-İnsanlara yukarıdan bakmak, küçük görmek; sözle olabileceği gibi, çeşitli hâl ve hareketlerle, kaş-göz işaretleriyle de olabilir. 
İşte bu hareket hakkında Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur.
"İnsanları arkasından çekiştirip (gıybetini yapıp) kaş-göz işaretiyle alay eden herkesin vay hâline!” (Hümeze süresi 1)
-Bir mü’min hiçbir kardeşine asla üstünlük taslayamaz. Çünkü Allah katında üstünlük ölçüsü, ancak takvâdır ve takvâ da kalplerde yüce Mevlâ’nın bir sırrıdır.
▪︎Peygamberimiz (sav) bu hususta şöyle buyurmaktadır. "Saçı-sakalı birbirine karışmış, eski püskü elbiseler içinde, kimsenin îtibâr etmediği niceleri vardır ki, Allâh’a yemin etse, Allah onun yeminini boşa çıkarmaz.” (Tirmizî, Menâkıb, 54/3854)
-Peygamberimiz (sav)'in müezzini olan Bilali Habeşi Hazretleri siyah bir köleydi. Annesi de kendisi gibi siyahtı. Bir gün, yine kendisi gibi ashabın büyüklerinden olan Ebü Zer (r.a.) Hazretleriyle, Bilali Habeşi Hazretleri arasında, bir meselede görüş ayrılığı olmuştu. Aralarındaki konuşma uzadı, derken sertleşme oldu. O arada Ebü Zer, Hz. Bilali Habeşi Hazretleri’ne karşı:
– Sen bu işlerden anlamazsın siyah kadının oğlu, demiş oldu.
Bu sözden alınan Hz. Bilal, bunu Rasûlullah’a haber verdi ve:
– Müslüman olduktan sonra hala daha ırkımızdan dolayı suçlanacak mıyız Ya Rasûlullah? dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselam, Ebu Zer Hazretleri’ni çağırdı. Ona:
– Sen Bilal’e böyle böyle söylemişsin, öyle mi? diye sordu. Hz. Ebu Zer, utancından Hz. Rasûlullah’a cevap veremedi. Peygamberimiz (s.a.v.):
– Demek sende hala İslamiyetten önceki kötü adetler var. İnsan hiç derisinin siyahlığından dolayı suçlanır mı? Mühim olan Allah korkusu değil midir? gibi sözler söyledi.
Zaten yeterince pişman olan Ebü Zer Hazretleri Peygamberimiz’in bu sözleriyle iyice kafasını kaldıramaz hale geldi. Doğruca Bilali Habeşi Hazretleri’nin evine gitti. Yüzünü kapının eşiğine koyarak:
– Ey Bilal, senin mübarek ayağın bu kötü, kaba Ebu Zerr’in yüzüne basarak geçmedikçe ben bu eşikten kafamı kaldırmayacağım, dedi.
Hz. Bilal, Ebü Zer Hazretlerini kaldırdı ve şöyle cevap verdi:
– Kalk kardeşim. Bu yüz, basılmaya değil öpülmeye layıktır. Ben sana hakkımı helal ettim.
Kaldırdı, onun gözlerinden öptü. Kucaklaştılar. Kalplerinde birbirlerine karşı bir şey kalmadı.
-Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah Teâlâ bana: «Birbirinize karşı öylesine alçak gönüllü olun ki, hiç kimse diğerine karşı haddi aşıp zulmetmesin. Yine hiçbir kimse, bir başkasına karşı böbürlenip üstünlük taslamasın!» diye vahyetti.” (Müslim, Cennet, 64)
-Başka bir Hadisi şerif de,
“İnsana günah olarak, müslüman kardeşini küçük görmesi yeter.” buyurmuşlardır. (Müslim, Birr, 32)
-Bursevî Hazretleri de şu misâli verir:
“Mü’min, diğer kardeşlerini hafife almamalı, onlara tepeden bakmamalıdır. İblis, Âdem -aleyhisselâm-’a hakâret gözüyle baktı ve kendini beğendi… 
Ancak ebedî olarak lânete uğradı. İşte kim bir müslüman kardeşini hakîr görür ve kendini ondan daha üstün zannederse zamanın iblisi olur, kardeşi de zamanın Âdem’i makâmındadır.”
-Bayezid-i Bestami Hz.leri, Bir gün, talebeleri ile birlikte, gayet dar bir sokaktan geçiyorlardı. Karşıdan bir köpeğin gelmekte olduğunu gördü ve geri çekilip köpeğe yol verdi.
-Talebelerinden birinin hatırına şöyle geldi:
"İnsanoğlu hayvanlardan şereflidir. Hem bizim hocamız, ariflerin sultanıdır. Hem de etrafındakiler onun, her biri çok kıymetli sadık talebeleridir. 
Bütün bunlara rağmen, hocamız bu köpeğe yol vermesinin hikmeti acaba nedir?"
-Bunun üzerine Bayezid-i Bestami Hz.leri, Buyurdu ki;
"Şu köpek, hak lisanı ile bana dedi ki; ‘Rabbimiz Sana ariflerin sultanı olmak hilatini ve bana da köpeklik postunu giydirdiler. 
Bunun tersi de olabilirdi. Yani sen köpek ben insan olabilirdim!’, dedi. Bunun üzerine ben de o köpeğe yol verdim." 
Bestami Hz.lerinin Bu şekilde davranışı bir köpeği bile küçük görmüyor, o hale bizde düşebilirdik diyor.
-Hacı Bayram-ı Velî Hazretleri’nin tâbiriyle; “Kibir, bele bağlanmış bir taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur.”
-Hazret-i Ebûbekir {ra} şöyle der:
“Kul, dünyâ nîmetlerinden bir şey sebebiyle kibirlendiğinde Allah Teâlâ, o nîmet kulundan gidinceye kadar ona buğzeder.”
-Sevgi ve hoşgörülü insan, Allah'ın ve Peygamberimiz (sav)'in ahlâkıyla ahlâklanıp kendisini büyük görmez, başkalarını da küçük görmez..

Yazarın Diğer Yazıları