Lütfi Şahin

Tetanoz

Lütfi Şahin

“Farmakolojik tecrübe hastalıklar hakkında gerekli çalışmalar yapıldıkça artmıştır.”
Avını elinde bulunan sivri kaya parçaları ile avlamayı başaran insanoğlunun, istediği zaman her şeyi başaracağına dair fikri düşünce, tarihsel araştırmalarda günümüz insanlarına çok güzel bir biçimde kendini göstermiştir.
Tarihi devirleri inceleyen insanlar, taş devrinden sonra gelen maden devirlerini de araştırmak zorunda kalacaktır. Artık insanlar çalışmalarını madeni eşyalar ile yapmaya başlamış ve hayat sözde çok kolaylaşmıştır. Ancak zaman dilimleri içerisinde vebadan, koleradan ölen insanların yanı sıra, maden devrinin sonrasında muhtemelen çokça görülmüş olan bir hastalık etkeni olan tetanozda, yüzlerce yıllık hekimlik kavramı içerisinde daha sıkı bir şekilde ele alınmaya başlanmıştır.
Düşünebilirsiniz ki, tetanoz mikrobu için illa metal mi gerekli? Tabi ki hayır… ancak bireyde oluşacak bir yaralanma ya da zedelenme gerekli. Bu ise modern çağlara ayak uydurmak için adeta bir yarış içerisine girmiş olan insanın çalışmalarını sıklaştırması ve bu çalışmalar esnasında daha fazla yara ve bere alması gibi ifadeler sonucu daha çok ele alınması gerekliliğini vurgulamıştır.
Tetanoz denilen hastalığa bir tür anaerop bakteri olan clostridium tetani neden olmaktadır. Anaerop bakterinin yaşaması için ise oksijenin bulunmadığı ortam gerekli. Daha çok hayvan dışkısında görülen bu bakteri, toprak zeminde ve neredeyse tüm ortamlarda bulunabilmektedir. Ancak vücutta zarar verebilmesi için bir yaralanma sonucu vücuda girmesi gerekir.
Bu bakteri vücuda girdiği zaman toksik etki gösteren tetanospazmin adı verilen bir madde salgılar. Doğrudan kasları ve sinirleri etkileyen bu zararlı madde genellikle ölüm ile sonuçlanan ifadelere neden olmaktadır.
Clostridium tetani adlı bakterinin kuluçka dönemi 2-14 gün arasıdır. Belirti verdiği zaman tedavisi zordur. Tedavide hastalığa yönelik antibiyotikler ve tetanoz immün globin uygulanır.
Önemli olan ise bu gün için tedbir olarak uygulanan aşının koruyucu rolünün çok fazla olmasıdır. Ülkemizde ücretsiz olarak uygulanan tetanoz aşısı ile hastalık önlenebilmektedir. Özellikle doğum sırasında oluşabilecek risklere karşı, doğum olmadan önce anne aşılanır. Bu aşı ile beraber çocuğa da geçen antikorlar ile korunma sağlanmaktadır. Neonatal tetanoza karşı bu şekilde önlem alınabilir. Bunun yanı sıra çocuğun göbek kordonun steril şartlarda kesilmesi gerekmektedir.
Çocukluk çağlarında belirli zaman dilimlerinde uygulanan aşı ile önlem alınabilmektedir. Bu dönemden sonra her on yılda repal olarak yaptırılacak aşılama ile önlem alınabilir.
Tetanozun belirtileri içerisinde ense ve boyun sertliği, yutma güçlüğü söylenebilir. Diğer belirtiler içerisinde ateş, terleme ve kas kasılmaları sayılabilinir.
Eğer bir birey yaralanmışsa (bu yara ister az olsun, isterse derin olsun) , mutlaka bir hekime gitmelidir. Unutmamalı ki insan hayatı kutsaldır ve değeri hiçbir şey ile ölçülemez…

Yazarın Diğer Yazıları