
Sofu Bayezid Olarak Anılan Sultan: 2. Bayezid
Lütfi Şahin
“Osmanlı padişahları rahat yaşamamış, aksine çok cefalar çekmişlerdir.” (1)
Yukarıdaki sözü ispatlar tarzda birçok cefalar çekmiş padişahlardan birisi de Sofu Bayezid olarak anılan 2. Bayezid’dir.
Babası Fatih Sultan Mehmet, annesi Gülbahar Hatun olan Bayezid 3 Aralık 1447’de bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan, Osmanlılar zamanında ise Edirne’ye bağlı bir kaza merkezi olan Dimetoka’da dünyaya geldi.
Fatih oğlunun çok iyi bir eğitim almasını istiyordu. Bayezid yedi yaşlarındayken Hadım Ali Paşa danışmanlığında Amasya valisi oldu. Burada o dönemin en ünlü alimlerinden dersler aldı. İslami ilimler alanında dersler aldığı gibi matematik ve felsefe alanında da dersler aldı. İslam ilmi alanında ders aldığı hocalarından birisi de Bayrami tarikat şeyhi olan Muhyiddin Mehmed-i İskilibi olmuştur. Bunların yanı sıra Şeyh Hamdullah’tan da hat dersleri aldı. Arapça ve Farsça’nın yanı sıra, Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini de öğrendi.
Görüldüğü gibi padişah adayı olan bir kimsenin çocuk yaşlarda aldığı ilim bile yeterince ağır; peki gerekli mi? Halkına hizmet etmeyi düşünen herkes için gerekli… Osmanlı padişahları sadece halklarına değil, tüm insanlara hizmet etmeyi gaye edinmişlerdir, bu yüzden onlar için daha fazla ilim elzemdi.
Fatih Sultan Mehmet 4 Mayıs 1481’de Gebze yakınlarında vefat etmiştir. Bunun üzerine Sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa hem Bayezid’e hem de Bayezid’in kardeşi Cem Sultan’a haberciler gönderdi. Ancak Cem Sultan, kendisine gönderilen haberci yolda Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından yakalanıp alıkonduğu için babasının ölüm haberini geç öğrendi. Bu arada Bayezid’in tarafını tutan Yeniçeriler İstanbul’da isyan çıkararak Cem Sultan taraftarı Karamanlı Mehmet Paşa’yı öldürdüler ve Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut’u babasına vekaleten tahta çıkardılar. Hızlı bir şekilde Bayezid maiyetindeki 4 bin kişi ile beraber Amasya’dan yola çıkıp Üsküdar’a geldi. Bir gün sonra oğlu Şehzade Korkut’tan saltanatı resmen alıp 22 Mayıs 1481’de Osmanlı tahtına çıktı ve devleti idare etmeye başladı.
CEM SULTAN MESELESİ
Cem Sultan kardeşi 2. Bayezid’in padişahlığını kabul etmedi. Bu nedenden dolayı uzun bir süre taht kavgası yaşandı.
Cem Sultan 4 bin askeriyle İnegöl taraflarında Bayezid’in henüz hazır olmayan Ayas Paşa idaresindeki ordusu ile savaştı. Cem Sultan bu savaşı kazandı ve akabinde Bursa’da kendi adına hutbe okutmak ve para bastırmak suretiyle padişahlığını ilan etti. Burada 18 gün saltanat süren Cem Sultan 2. Bayezid’e imparatorluğu eşit olarak paylaşma teklifinde bulundu. Buna göre imparatorluğun Anadolu tarafı Cem Sultan’a, Avrupa tarafı ise 2. Bayezid’e verilecekti. Devletin ikiye bölünmesi anlamına gelen bu teklif hem Bayezid tarafından hem de devletin ileri gelenleri tarafından dehşetle karşılandı. Bu konuda Cem Sultan’ı Avrupalılar ve Memluklular desteklediler.
1481 Haziran ayında 2. Bayezid’in ordusuyla Yenişehir ovasında yaptığı savaşta yenilen Cem Sultan Konya’ya çekildi. Konya’da istediği desteği alamayan Cem Sultan Tarsus’a geçti. Daha sonra Mekke’ye giderek hac vazifesini yerine getirdi. Bu dönem içerisinde 2. Bayezid kardeşine padişahlıktan vazgeçmesi için 1 milyon akçe vermeyi teklif etti. Cem Sultan bunu kabul etmedi. Benzeri teklifler yapıldıysa da sonuç vermedi. Cem Sultan Memlukluların ve Karaman Beylerinin desteğiyle bir ordu topladı. 27 Mayıs 1482’de Konya’yı kuşattı. Osmanlı Ordusu’nun Konya’ya hareket etmesi üzerine kuşatma kaldırıldı. İki taraf Akşehir’de karşılaştı ve Cem Sultan yenik düştü. Cem Sultan önce Ankara’ya geldi. Daha sonra Rodos’a gitti. Bundan sonra Cem Sultan için Avrupa’da maceralı bir esaret hayatı başladı ve hayattayken bir daha vatanına dönemedi.
KÜÇÜK KIYAMET (BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ)
10 Eylül 1509 tarihinde başlayıp 45 gün süren deprem Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve çevresinde etkili oldu. Halk iki ay çadırlarda yaşadı.
Bu deprem dalgası aynı zamanda İstanbul’u da etkiledi. 14 Eylül 1509 tarihinde İstanbul, Osmanlı tarihinin kaydettiği en şiddetli depreme maruz kaldı. Küçük kıyamet denilen bu depremde 109 camii ve mescit ile 1070 tane ev kullanılamaz hale geldi. Birçok insanda hayatını kaybetti.
Sultan Bayezid, bu deprem nedeniyle ikinci başkenti olan Edirne’ye gittiyse de 15 gün sonra İstanbul depremine benzer şiddette bir depremde burada yaşandı. Mimar Hayreddin, 15 gün içinde Padişah için ahşap bir ev yaptı.
2. Bayezid bu depremlerden sonra tamirat emrini verdi. Binlerce insanın çalışması sonucu İstanbul eskisi gibi güzel bir yapı sergileyen bir şehir haline getirildi.
TAHTTAN FERAGATI VE VEFATI
2. Bayezid değişik nedenlerden dolayı 24 Nisan 1512 tarihinde tahtından feragat edip yerini oğlu Selim’e bırakmıştır.
2. Bayezid tahtını oğluna bırakırken şu sözleri söyledi:
“Adaletten ayrılma, acizlere ve biçarelere karşı merhametli ol. Kimsesizlere şefkat göster, herkesin sana ram olmasını istiyorsan ulemaya çok saygı göster, zaruret olmadıkça kimseye sert davranma.”
2. Bayezid Dimetoka’ya gitmek istedi. 11 gün sonra kalabalık bir maiyet ile İstanbul’dan yola çıktı. Yola çıktığında çok hasta ve bitkin olan sultan yola tahtırevan ile devam edebildi. Dimetoka’ya ulaşamadan, yola çıkışından 32 gün sonra Edirne’nin güneydoğusundaki Havsa ilçesinin Abalar köyünde 26 Mayıs 1512’de vefat etti.
DİPNOTLAR: (1) Lütfi Şahin.
KAYNAKÇA:
1-http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Bayezid