Lütfi Şahin

Pozitif ilimlere önem vermiş bir alim: Katip Çelebi

Lütfi Şahin

“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, sana saygıyla ürpermeyen gönülden, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.” (1)
İslami ilimleri kendine südur edinen Osmanlı için son zamanlarda pozitif ilimler adeta önemsenmez olmuştu. Hz. Muhammed’in hadis-i şerifi olan yukarıdaki söze göre insanlara faydalı pozitif ilimlerinde faydalı ilim olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yunus dizelerinde ne güzel demiştir:
“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmezsen,
İlim nice okumaktır”
İnsanın kendisini bilmesi için pozitif ilimleri de bilmesi gerekmektedir. Pozitif ilimlere değer vermiş bir alim: Katip Çelebi’dir.
Asıl adı Mustafa olan Katip Çelebi 1609 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Katip Çelebi Doğu’da Hacı Halife, Batı’da ise Hacı Kalfa adıyla tanınır.
Katip Çelebi çocukluk çağlarında iyi bir eğitim almıştır. 4. Murat Dönemi’nde girişilen Doğu seferlerine katip olarak katılmıştır.
Tarihten tıbba, coğrafyadan astronomiye kadar geniş bir ilgi alanına sahip Katip Çelebi’nin aynı zamanda zengin bir kitaplığı vardı.
1645’de sıra kendisine geldiği halde terfi ettirilmediği için kalemdeki vazifesinden istifa etti. 1648’de yazdığı Takvimü’t Tevarih adlı eserinden dolayı şeyhülislam Abdürrahim Efendi aracılığıyla kalemde ikinci halifeliğe getirildi. Bundan sonra da Katip Çelebi peş peşe eserler vermeyi sürdürdü. Yirmiye yakın eser veren Katip Çelebi’nin en önemli eserleri tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarındadır.
Görüldüğü gibi yapılan bir yanlış Katip Çelebi’nin moralini bozmuş, ancak pes etmemiştir. Sonunda da hak ettiği yere getirilmiştir.
Katip Çelebi’nin tarih alanındaki yapıtlarının ilki 1642 yılında tamamladığı Arapça Fezleke’dir.
En tanınmış yapıtlarından olan Tuhfetü’l- Kibar fi Esfari’l- Bihar’da kuruluş döneminden 1656 yılına kadar Osmanlı denizciliğinin bir tarihçesi yanında Osmanlı donanmasının, tersane ve bahriye örgütünün işleyişini işler.
Coğrafi yapıtların en önemlisi olan Cihannüma Osmanlı coğrafyacılığında yeni bir çığır açmıştır.
Katip Çelebi İslam coğrafyacılarının bazı bilgilerinde yanlışlarının olduğunu ifade etmiştir. Bunun nedeninin ise harita kullanmamalarından kaynaklandığını belirtmiştir.
Katip Çelebi 1657 yılında vefat etti. Mezarı Vefa’dan Unkapanı’ndaki Mahmudiye Köprüsüne inen büyük caddenin sağ kenarındadır.
Katip Çelebi çalışkan, iyi huylu, vakarlı, az konuşan, çok yazan biri olarak bilinmektedir.
Katip Çelebi Batı bilimleriyle ilgilenmiş ve bunları Doğu bilimleriyle karşılaştırıp sentezini yapmış ilk Türk bilim adamlarından birisidir.

DİPNOTLAR: (1) Hz. Muhammed. (sav)

KAYNAKLAR
1-http://www.edebiyatogretmeni.net/katip_celebi.htm
2-http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%A2tip_%C3%87elebi

Yazarın Diğer Yazıları