
NLP ve Duygusal Zeka
Lütfi Şahin
1970’li yıllardan bu yana etkinliğini kaybetmemiş olan NLP teknikleri, amaç itibari ile modelleme yöntemi ile başarılı olmuş bireylerin hem çalışma mantıklarını ve hem de kişilik karakterlerini ortaya koyarak başarıyı yakalamayı amaçlayan bir ifadeler bütünüdür. Başarılı olmuş bireylerin gerek toplum içerisinde ve gerekse iş sahalarında sahip oldukları ilkeleri bilmek, diğer insanlar için model oluşturmaktadır. Bu model çerçevesinde çalışan insanların başarılı olmamaları için hiçbir neden yoktur.
Bir konuda uzman olmaktan daha çok mükemmel olmak isteyen bireyler, konularında mükemmel olarak ifade edilen bireylerin nasıl bir safhadan geçtiklerini çözmeye çalışırken; mükemmel bir öğretmen, mükemmel bir baba ya da anne, mükemmel bir sanatkar… buna benzer ifadeler yönünde ilerleme kaydettiklerini görmekte ve NLP yöntemlerinin bariz bir şekilde başarıyı etkilediğini kabul etmektedirler.
NLP teknikleri içerisinde ifade edilen şeylerden birisi “zengin bir düşünce yapısına sahip bireylerin daha başarılı olduğu” şeklindeki ifadedir. Bir fizikçi ile aynı havayı yakalayan bir birey, yoldaki satıcı ile konuşmalarında ve tavırlarında onunla aynı şeyleri hissediyorsa ve eve geldiğinde de ailesi ile bir uyumu yakalamışsa; işte bu birey başarıyı yakalayacaktır.
NLP tekniklerinde ast ifadesi ile insanı tanıma ve duygularına hakim olma vardır. Buradaki tanıma ifadesi, bilgi ile bağlantılı olmayıp düşünce kalıpları ile orantılı bir ifadenin açılımıdır. “Zengin kişilik” ifadesi çerçevesinde kullanabileceğimiz bu kişiler kendi duygularını ve karşılarındaki insanların duygularını gayet iyi bilmektedirler. Bu da bizlere Goleman’ın “duygusal zeka” ifadesine açılım yapmamız gerektiğini güzel bir şekilde ortaya koymaktadır.
Bu ifadeler zincirini örnekler ile açıklamam daha uygun olacaktır, zannedersem. Hayatının bir tanesi olarak kabul ettiği babasını taklit eden bir çocuk, babasından başka hiç kimsenin tavırlarını almamaya çalışmış olsun. Bu çocuk büyüdüğü zaman babasının işi olan terzilik mesleğini yapmaktadır. Çevresinde bulunan esnafın dilinden anlamakta, gelen müşterileri ile iyi geçinmektedir. Bu terzi bir doktora gittiği zaman ise heyecanlanmakta ve anlatması gerektiğini tam olarak ifade edememektedir. Çocuğu okula giden bu terzinin, veli toplantısında öğretmen ile diyaloğu da vasat geçmektedir.
Terzi olan bu şahıs sadece babasını taklit etmeseydi ve diğer insanların duyguları hakkında düşünmüş olsaydı, sadece esnaf arkadaşlarının duygularını değil, aynı zamanda bir doktorun, bir öğretmenin ya da diğer meslek grubundaki insanların duygularını da algılayabilecekti. Sadece kendi çocuğunun nazarında değil, aynı zamanda diğer insanların nazarında da sevilen ve sevildiği içinde başarıyı yakalayan bir birey olarak hayatına devam edecekti.
Duygularını tanıyıp kontrol eden bireyler daha başarılı olmaktadır, bu başarının temelinde ise siz deyin daha fazla sevilme, beriki desin insanları tanıma… ama netice itibarı ile de bireyin karşılaşmış olduğu bireyler ile daha uyumlu olması ve başarıyı yakalaması.
Sizlerde duygusal zekaya sahipsiniz, önemli olan ise bu zekanızı dar bir çerçeveye sokmaya çalışmamaktır. Geniş perspektif açısı ile hayata bakmak ve hayatı bu perspektifte yakalamayı başarmaktır.
Bir doktorun hastası ile konuşmasındaki düşünceyi anlamak, bir işçinin patronu ile konuşmasını anlamak, bir öğretmenin öğrencisi ile konuşmasını anlamak… hepsini yapabilecek kapasiteye aslında sahipsiniz. Önemli olan başarıya giden yolda atacağınız adımları düşünmektir. Başarılı bir hayat yaşamanız temennisiyle…