Lütfi Şahin

Kalp Ağlatan Gül

Lütfi Şahin

-Ahmet lütfen yeter…
-Tabi yeter değil mi? Kardeşinin yaptıklarını söyleyince benden kötüsü olmadı.
-Ben kardeşimin ödemediği borçlar için ne yapabilirim?
-Süheyla, ben kardeşine güvenip kefil oldum. Onun ödemediği borçlar yüzünden, benim insanlar arasındaki saygınlığım tükendi. Şimdi ayıkla pirincin taşını…
Kavga akşam saatlerinde başlamış ve gece yarısı olduğu halde bitmemişti. Kavganın nedeni olan Harun Bey, evinde mışıl mışıl uyumakta ve onun problemi olan borcu kız kardeşi ile eniştesi düşünmekteydi. Ahmet Bey, saygınlığı olan bir esnaftı ve insanlar arasında parmakla gösteriliyordu. Ancak kayınının neden olduğu bir dize olay neticesinde, hem kendinin hem de eşinin huzuru kaçmıştı. Nerden kefil olmuştu? Neden kayını bu kadar sorumsuzca davranıyordu? Bu sorular kafasına takılıyor ve uykuları kaçıyordu. Bu gecede zor uyuyacağını düşünüyor, ancak stresin getirdiği yorgunluk nedeniyle gözlerini açamıyordu. Sonunda derin bir uykuya dalmıştı.

***
Eşi evden çıkalı iki saat olmuştu. Süheyla Hanım, bir kaç gündür eşi ile yaşamış olduğu sorunlar nedeniyle iyice huzursuz olmuştu. Eşine hem kızıyor ve hem de eşinin haklı taraflarının olduğunu düşünüyordu. Ama yaşanan olayları evine getirmesini anlamıyordu. On yıllık evlilik hayatları boyunca neredeyse hiç kavga etmemişler ve bu nedenle son günlerde yaşamış oldukları sorunlar nedeniyle huzuru iyice kaçmıştı. Bunları düşünürken, oğlu Hamit seslenir:
-Anneciğim, anneciğim…
Düşüncelerinin vermiş olduğu dalgınlıktan sıyrılan Süheyla Hanım karşılık verir:
-Efendim evladım.
-Anneciğim, iyice dalmışsın… Yine aynı sorunu mu düşünüyorsun?
Oğullarından gizleyemedikleri bu olay, gizledikçe daha çok sorun oluşturacak gibi duruyordu. Bu nedenle oğlu ile bu olayı konuşmaktan kaçınmıyordu. Cevapladı:
-Aynı sorun oğlum…
Tamamen medeni bir ortam sağlanmaya çalışılmış olan Hamit’e, ev içerisinde söz hakkı verilmiş ve olaylar hakkında yapmış olduğu yorumlar dinlenmişti. Ona, “sen çocuksun, sen sus” denilmemiş ve bu nedenle de düşünen ve sorgulayan bir birey olmuştu. Rahat ve saygılı bir biçimde annesine konuşur:
-Anneciğim, sizin suçunuz olmayan bir olay nedeni ile aile ilişkilerinin zarar görmesi yanlış değil mi?
-Yanlış, ancak bu meseleyi yine ailemiz yüklenmek zorunda kalacak…
-Peki, kavga etmeniz ya da birbirinize bağırmanız ile bu sorun çözülecek mi?
-Tabi ki çözülmez… Ama baban bu olayı çok büyüttü…
-Babam, senin mutlu olman için her ay bir gül almıyor muydu?
-Evet alıyordu.
-Bu ay aldı mı?
-Hayır almadı, zannedersem unuttu.
-Olayların yumuşaması için istersen bu ay gülü sen al…
Oğlunun mantıklı çözümünü dinleyen Süheyla Hanım, oğluna olur şeklinde kafasını sallamıştı.

***

Akşam evine gelen Ahmet Bey, eşinin kendisine uzattığı gülü almış ve birkaç saniyelik düşünce faslından geçtikten sonra konuşmaya başlar:
-Benim sana almam gereken gülü sen almışsın… Teşekkür ederim.
Biraz düşünen Ahmet Bey tekrar konuşur:
-Seni haksız yere üzdüm. Bu gül benim kalbimi ağlattı, senden özür diliyorum.
Eşine gülümseyen Süheyla Hanım:
-Her şeyi unutalım, hadi akşam yemeğini yiyelim…

SON

LÜTFİ ŞAHİN
www.lutfisahininsitesi.com

Yazarın Diğer Yazıları