
Fethi Müjdeleyen Alim: Hacı Bayram-ı Veli
Lütfi Şahin
“İstanbul elbet feth olunacaktır. Onu feth eden kumandan ne güzel kumandandır, onu feth eden asker ne güzel askerdir.” (Hz Muhammed -sav-)
Hz Muhammed’in bu müjdesinin oğlunun gerçekleştireceğini asırlar sonra 2. Mehmet’in babası 2. Murat’a söyleyen alim, mutasavvıf ve şair kişi: Hacı Bayram-ı Veli.
Doğum ismi Numan Bin Ahmet, lakabı Hacı Bayram olan bu büyük zat 1352 yılında Ankara’nın Çubuk Çayı üzerinde yer alan Zülfadl Köyü’nde dünyaya gelmiştir.
Hacı Bayram-ı Veli ile sohbetlerde bulunan 2. Murat bu alim kişinin öğrencilerinin sadece ilim ile uğraşmasını istemiş ve öğrencileri vergiden muaf tutmuştur.
Hacı Bayram-ı Veli eserlerinde Türkçe kullanmış ve Anadolu’da birlik ve beraberliğin sağlanmasında önemli etken olan bir alim durumuna gelmiştir.
Bir gün medreseye birisi gelir ve der ki: “Hamideddin Veli’nin size selamı var, sizi Kayseri’ye davet ediyor.” Buna cevap veren Hacı Bayram-ı Veli şöyle der: “Baş üstüne, bu davete icap etmek lazım.” Derhal Kayseri’ye giden Hacı Bayram-ı Veli, Somuncu Baba lakabı ile anılan Hamideddin Veli’nin yanına bir kurban bayramında ulaşır. Bu duruma sevinen Somuncu Baba şöyle der: “İki bayramı birden kutluyoruz.” O zamandan sonra Hacı Bayram-ı Veli, Bayram lakabını almış olur.
1412 tarihinde hocası Somuncu Baba’nın vefat etmesi üzerine Ankara’ya dönen Hacı Bayram-ı Veli öğrencilerine dersler verir.
Kendisi ziraat ile meşgul olmuş olan Hacı Bayram-ı Veli, öğrencilerine ziraat ya da bir zanaat ile uğraşmalarını söylemiştir.
Görüldüğü gibi hiç boş durmayan ve devamlı çalışan bu büyük zat verdiği pozitif enerji ile değil zamanındaki insanları, bizleri bile olumlu bir şekilde etkilemiştir.
2. Murat nasihatler istemiş ve ona nasihatlerde bulunmuştur. Bulunduğu nasihat İmam-ı Azam’ın öğrencisi Ebu Yusuf’a ettiği nasihattır. Verdiği nasihat şöyleydi: “Tebean içinde herkesin yerini tanıyıp bil; ileri gelenlere ikramda bulun. İlim sahiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş, fasıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Kimseyi küçümseyip hafife alma. İnsanlığında kusur etme. Sırrını kimseye açma. İyice yakınlık peyda etmedikçe kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak kimselerle ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Bir şeye hemen muhalefet etme. Sana bir şey sorulursa ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Seni ziyarete gelenlere faydalanmaları için ilimden bir şey öğret ve herkes öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Herkese itimat ver, ahbaplık kur. Zira dostluk, ilme devamı sağlar. Bazen de onlara yemek ikram et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibarlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muamele et. Müsamaha göster. Hiçbir şeye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran.”
Öğrencisi olan Akşemseddin ise 2. Mehmet’in hocalığını yapmıştır.
Hacı Bektaşi Veli’den etkilenen bu büyük zat, şiirlerinde bunu belli etmiştir.
1429 yılında vefat eden bu büyük zatın türbesi kendi ismi ile anılan caminin yanındadır ve ziyaret edilmektedir.
Bizlerde o zat gibi güzelliklere vesile olmak istiyoruz. Oluşturduğu pozitif enerji asırlar sonra bile bizlerin yüreğinde izler bırakmaktadır. Umarım bu büyük zatlar gibi pozitif enerji yayarız.