
Eserleriyle bilime ışık tutmuş bir gökbilimci: Ali Kuşcu
Lütfi Şahin
Tarih okundukça daha fazla araştırma yapmayı gerektirecek bilginlerin yaşamları ile süslüdür. Bu bilginler kendi toplumlarına ışık tuttukları gibi, tüm insanlığa da ışık tutmuşlardır.
Yaşamları bile bizlere öğütler vermiş olan bu bilginler insanlığa ne yapmaları gerektiğini ya da ne yapmamaları gerektiğini söylememişler, adeta bunları bizlere yaşatmışlardır. Onların hayat hikâyelerini okudukça aslında ne yapmamız gerektiğini ya da ne yapmamamız gerektiğini görmüşüzdür.
Evet, bu insanlar başarılı olmuşlar ve bu başarılarıyla bizlere öğütler vermişlerdir. Hayatında başarı isteyenler bu bilginleri araştırabilirler, hayatlarında mutluluk isteyenler bu bilginleri araştırabilirler ve hayatlarında başka fonksiyonları isteyenler… Bu bilginlerin yaşamlarından çok güzel örnekler bulacaktır.
Başarılı olmanın en temel şartının sabırlı olmaktan geçtiğini ifade edecek olan bir kişisel gelişim uzmanı adeta bir sabır abidesi olan ve bu sabrın gereğini 40 yıl boyunca yerine getiren Yunus Emre’den örnekler verecektir. Evet, Yunus 40 yıl boyunca dergâhına eğri odun getirmeye utanmıştır ve adeta bir sabır abidesi olmuştur.
Yaşantısında mutluluğu yakalamak isteyenlere seminer veren bir kişisel gelişim uzmanının vereceği en güzel örnek ise Mevlana olacaktır. Uzman, Mevlana’nın hoşgörüyle, tavazuyla, sevgiyle yakalamış olduğu mutluluğu örneklerinde ayrıntısıyla dile getirecektir.
Daha birçok örneği tarihin aydınlık sayfalarında görebiliriz. Bu örnekler “ilmin ve sevginin evrensel olacağı” düşünülünce aslında tüm insanlık için geçerlidir.
Böylesi bir yaşam tarzını benimseyip insanlığa örnek olmuş bir Türk Bilgini: Ali Kuşcu…
Asıl adı Ali Bin Muhammed olan Ali Kuşcu 1403 tarihinde Semerkant’ta Dünya’ya gelmiştir. Babası olan Muhammed, Timur Kralı ve aynı zamanda astronomu olan Uluğ Bey’in kuşcusu olduğu için bu lakap verilmiştir.
Küçük yaşlardan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşcu, Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Muinuddin Kaşi’den dersler almıştır. Daha sonraki yıllarda bilgisini arttırmak için Kirman’a gitti.
Kirman’daki eğitimini tamamlayan Ali Kuşcu, Uluğ Bey’in yanında yardımcı ve rasathanesinde müdür oldu.
Daha sonraki yıllarda 2. Mehmet’in davetiyle İstanbul’a gelen Ali Kuşcu Ayasofya Medresesi’ne müderris oldu. 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.
Ali Kuşcu yaşamı boyunca birçok eser yazmıştır. Eserlerinden bazıları şunlardır:
-Risale-i fi’l Hey’e
-Şerh-i Tici Uluğ Bey
-Risale-i fi’l Fethiye
-Risale-i fi’l Muhammediye
-Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül- Cevahir
KAYNAKLAR
1-http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali_Ku%C5%9F%C3%A7u
Lütfi ŞAHİN