
Birliğin Ve Beraberliğin Sultanı: Emir Sultan
Lütfi Şahin
Anadolu’da birçok ilim adamı birlik ve beraberlik çabası için tarih içerisinde mücadele vermiştir, ama bu ilim adamlarının en büyüklerinden birisinin “Emir Sultan” olduğu unutulmamalıdır. Şu an bile adına yapılmış olan cami özellikle ramazan ayında, ama diğer zamanlarda da hiç azımsanmayacak ölçüde insanların akınına uğramaktadır. Zaman bu büyük insanın birlik ve beraberlik çağrısını eskitmemiştir.
Peki, kimdir Emir Sultan? Asıl adı “Şemseddin Muhammed” olan bu ilim adamının doğumu 1368 (miladi) yılında Buhara’da olmuştur. Son derece güzel bir aile terbiyesi alan Şemseddin’in amacı “Medine-i Münevvere’de” yaşamını sürdürmekti, ancak görmüş olduğu bir rüyanın etkisiyle Anadolu’ya doğru yola çıktı.
Zorlu yolculuğundan sonra Bursa şehrinde kalan Şemseddin, Molla Fenari’den ilim tahsil etti ve icazetini bizatihi hocasının elinden almıştır.
Bursa vatandaşları ona Şemseddin diye hitap etmemişler, ona Emir demişlerdir. Çevresinde birçok öğrenci ona eşlik etmiş ve onun ilminden istifade etmeye çalışmıştır.
Kısa bir süre içerisinde çevresinde o kadar insan toplanmıştır ki, ilmi ve bilgisinin ünü saraya kadar ulaşmıştır. Yıldırım Beyazıd onun sohbetlerini dinlemiş ve ilminden istifade etmiştir. Yıldırım Beyazıd, kızı Hundi Fatma Hatun’un ondan ders almasını istemiştir.
Hundi Hatun bu alim kişinin değerini bilmiş ve belli bir zaman sonunda Emir ile Hundi Hatun evlenmiştir. Bu evlilikten sonra halk Emir’e sultan lakabını takmış ve bundan sonra “Emir Sultan” diye anılmaya başlanmıştır.
O sırada beylikler hüküm sürüyordu. Artukoğulları, Germiyanoğulları, Karamanoğulları, Osmanlı… gibi bir çok beylik vardı. Emir Sultan bu beyliklerin birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması için çok uğraşmıştır. Adeta birliğin sembolü haline gelmişti ve zaten bu büyük insana bu yakışırdı.
Yıldırım’ın damadı olan Emir Sultan, padişaha her zaman adil olmasını söylemiştir. Onunla güzel bir şekilde sohbetler etmiştir ve bu sohbetler padişahın çok hoşuna gitmiştir.
O yıllarda Timur ile Yıldırım arasında anlaşmazlıklar olmuştur. Emir Sultan savaş olmaması için çok uğraşmış, ancak başarılı olamamıştır. Maalesef Yıldırım sözünden dönmemiş ve Timur ile savaşmıştır. Bu savaşa Emir Sultan’da katılmıştır.
Timur ile savaş sonucu Yıldırım Beyazıd ve Emir Sultan esir düşmüştür. Timur Emir Sultan ile görüşmüş ve onun ilmine hayran kalmıştır. Emir Sultan’ın Bursa’ya dönmesine izin vermiştir.
Emir Sultan 2. Murat zamanında da büyük saygı görmüştür. Hem sarayda hem de halk arasında büyük saygı görmüştür.
1422 yılında yapılan İstanbul seferine o da katılmış, orduya manevi destek olmuştur.
Emir Sultan 1429 yılında Bursa’da vefat etmiştir. Eşi Hundi Hatun onun adına bir cami ve türbe yaptırmıştır.
İnsanlar arasında birliği ve beraberliği yaymış olan bu kişinin vefatından yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen, hala insanların akın akın ziyaretine gelmeleri, ne denli büyük bir insan olduğunun göstergesi değil midir?
İnsanlar arasında sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü yaymış olan bu kişi “Yunus Emre’nin” şu dizelerine ne kadar güzel uymaktadır:
“İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsen
İlim nice okumaktır”
Güzellikleri bilen Emir Sultan, bu güzelliklerin insanlar tarafından yaşanması için çok uğraşmış, ancak önce kendisi yaşamıştır. Sevmiştir, saygı duymuştur, hoşgörülü olmuştur… insanların da böyle olması için çaba harcamıştır.
Biz de seni seviyoruz Emir Sultan… sen bizlerin kalbinde taht kurmuş bir gönül dostusun, senin gibi sevmek, senin gibi saygı duymak ümidiyle…