Lütfi Şahin

Bir sabır örneği: yunus emre

Lütfi Şahin

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsen
Ya nice okumaktır

Yukarıdaki mısraların sahibi olan ve 700 yıldır yüreklerde yaşatılan bir sabır örneği; Yunus Emre. Anadolu’da yaşamış ve vefat etmiş olan bu büyük
insan, şiirleri ve sözleri ile bizlere çok güzel öğütler vermektedir.

1238 yılında doğduğu söylenen, ancak tam belli olmayan doğum tarihi gibi 1320 yılı denilen vefat tarihi de tam kesin değildir. Ancak muhtemel
ifadeler çerçevesinde Yunus için belki de bunun hiçbir önemi yoktu. İnsana hizmeti ve insan sevgisini gaye edinmiş bu büyük insan için adının
duyulması bile önemli değildi belki de…

Sevgisini yoğurduğu Taptuk Emre’nin dergahında tam kırk yıl boyunca hizmet etmiş ve bu hizmeti bile insanlara onun en büyük erdemini
göstermeye yetmiştir… bizim de sahip olmamız gereken bu özellik sabır dediğimiz erdemdir.

İnsanı sevmeyi çok önemseyen bu büyük zat, yüzlerce yıl sevilmiş ve bu sevgi yüzlerce yılda devam edeceğe benzemektedir. Yukarıdaki mısraları
yazarken sadece yazmamış, aynı zamanda bunları uygulamıştır. Yani Yunus kendini bilen olgun bir insandı.

Sadece yukarıdaki mısraları değil, yazmış olduğu bütün şeyleri bizzat hayatına tatbik etmiş olan bu büyük insan, bizlere çok güzel örnek olmuştur.
Bilmek başka, uygulayabilmek başkadır.

Sigaranın yüzlerce zararından bahseden bir bilgin, bu bahsinden sonra cebinden bir sigara çıkarıp içerse ne dersiniz? Bu ne perhiz, ne lahana
turşusu…işte bu bilgin Yunus gibi olsaydı, o zaman tam anlamıyla örnek teşkil edecekti.

Anadolu’da tasavvuf örneği teşkil eden Yunus, o zaman dilimi içerisinde Moğol saldırısına uğrayan Anadolu insanı için adeta bir umuttu. Sadece
Anadolu’da değil, artık tüm Dünya’da onun örnek hayatı ve eserleri bir umut. Daha önceleri Dünya’da fazlaca tanınmamasının bir nedeni,
eserlerini Türkçe yazmış olması ve o zamanlardaki Avrupa ülkelerinde Türkçe’nin fazlaca bilinmemesiydi. Ancak yapılan etkin çalışmalar
neticesinde artık tüm Dünya Yunus’u sevmekte ve onu örnek almaktadır.
Vefat ettikten sonra, yaklaşık yüz yıl kadar sonra olduğu söylenen bir olayda dikkat çekicidir. Taptuk Emre’nin dergahında bulunan Kasım adlı bir öğrenci, Yunus’un şiirlerinin yazılı olduğu sayfaları bir bir okumakta ve bunları beğenmeyip nehire atmaktadır. Yine bir kağıdı almış ve okumaktadır, ama ürperir okuduklarından; “seni sigaya çeken bir molla Kasım gelir.”
Bizler de Yunus gibi sevmeli ve insanlara hoşgörü ile yaklaşabilmeliyiz. Günümüz Dünyasında insanlar maalesef her şeyi madde olarak görmekte ve sevgisiz bir yaşam tarzını benimsemektedir. Yunus gibi insanları örnek almalı ve onun gibi olgun olmalıdır her insan…
Gariptir ki Yunus’un doğum ve ölüm tarihleri bilinmediği gibi mezarının nerede olduğu da bilinmemektedir. Ama halkımız onu o kadar sevmektedir ki, bir çok yörenin vatandaşı Yunus’un kabirinin kendi yöresinde olduğunu iddia etmektedir. Ancak yapılan çalışmalar neticesinde büyük bir olasılıkla Karaman’da ya da Sarıköy’de olabileceği ortaya konmuştur.
O nerede olursa olsun, bizlerin yüreğinde yer bulacaktır. Onun gibi sevmeyi ve örnek olmayı temenni ederim.

LÜTFİ ŞAHİN
www.lutfisahininsitesi.com

Yazarın Diğer Yazıları