Latife ÖGE AKIN

Yine şehit…

Latife ÖGE AKIN

İçimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Neyi nasıl anlatayım bilmiyorum. Bugün keşke yine kötü ekonomiden, düşük emekli maaşlarından bahsetseydim. Rutin rahmettir diyor ya hani keşke rutin ve sıkıcı konular yazsaydım yine.

Ama bu defa ciğerimiz yandı yine. Yine… bitmek bilmiyor, sonu gelmiyor. Kuzey Irak’ta ilki 27 Mayıs 2019 yılında başlayan Pençe Operasyonları o günden bu yana devam ediyor. Sınır ötesinde onlarca güvenlik gücü evladımız vatan için, bayrak için mücadele veriyor. Pençe 1-2-3, Kartal, Kaplan, Pençe Şimşek, Pençe Yıldırım uzantılarıyla çok sayıda operasyonla binlerce terörist ini yerle bir edildi. Binlerce silah ele geçirildi, EYP imha edildi.

PKK terör örgütü mensubu, sözde yetkililerinden olan onlarca cani öldürüldü, canlı olarak ele geçirildi.

Vs…. Vs….

Ha bir de unutmadan, en nefret ettiğim şey bu. Şehit haberinin hemen ardından patlayan haberler. Şu kadar terörist etkisiz hale getirildi. Şu kadar nokta yerle bir edildi. Bu ne gaz alma çabası mı? Bu açıklamalar bir tek bana mı samimiyetsiz geliyor? İkna olmuyoruz ki, içimiz soğumuyor, ne derseniz deyin bizim içimize bir damla su bile serpmiyor bu haberler… Bu öyle sizin bildiğiniz gibi bir yangın değil ki? Sizin tahayyül edebilmeniz bile mümkün değil.

İnternette bakınız, pençe harekatıyla ilgili bazı bilgileri gerek MSB resmi sayfasında gerek haber sitelerinde bulabilirsiniz. Harekatın detayları, üs noktaları, operasyonlarda ele geçirilen mühimmat, etkisiz hale getirilen terörist, öldürülen terörist. Yalnızca operasyonun süresi ve bu kapsamda toplamda kaç şehit verdiğimiz ile ilgili net bilgi yok. Irak Pençe 3 şehit, Kuzey Irak 6 şehit, Pençe Kilit 9 şehit, 5 şehit, 4 şehit…. Sayılar sayılar… Haber çok… içeriğe giriyorum şehit ateşinin düşmediği köşe kalmamış. Köy, ilçe kalmamış…

Kulübe, kerpiç evler gecekondu derken depremzede çadırına da düştü… Bu günleri de gördük…

Görmez olsaydık…

İçimiz yandı…. Haber izleyemez olduk, telefonu elime almaya korkar oldum. Ailelerini düşündükçe dayanamadım.

Bir tane siyasinin evine düşmemiş o ateş, bir tane politikacının ciğeri yanmamış. Bir tane kalburüstü, tuzu kuru bu acıyla sınanmamış. Bu vatan bir tek garibanın vatanı mı yahu? Vatan bir tek gariban sayesinde mi sağ olsun? Gariban ölsün de mi vatan sağ olsun…? O meclisteki teröristler neden orada…??? Teröristin siyasi ayağı ibaresi ne demek…??? Teröriste siyasi yetki ne demek???  Cahilce, fütursuzca ortaya sürülen evlatlar sizin evladınız olsa aynı şekilde davranabilir miydiniz? Dağda karşılıklı silahların çekilip, can alıp can verenlerin üstleriyle masada medeniyet adı altında kadeh tokuşturmak mı demokrasi. İşin dışında olmamıza rağmen fikir yürüttüğümüzde askeri operasyonda bir hedef ve hedefi gerçekleştirmek için bir süre öngörülmesi gerekir. Fakat ölen kendi evladı olmayanlarca belirsizlikler, acemilikler, umursamazlıklara kurban veriliyor evlatlarımız. Yetkili yetkisinden bi haber. Mevki sahibi sorumluluğundan bi haber.

Bu milletin çektiği nedir ya…? Yokluk bir yandan, geçim derdi bir yandan, ailelerin evlatlarını bozulan düzenden, çöken ahlaktan koruma çabası bir yandan. Bir de teröristlere kurban veriyoruz çınar gibi evlatlarımızı… Yetiştir, büyüt, çiçek gibi yokluğun içinde meydana getir, bir tane kahpe evladı gelsin memleketinden binlerce km uzakta canını alsın, koparıp atsın o çiçeği. Tamam vatan sağ olsun… Sağ olsun da… Niye hep bizim kanımızla…? Bu topraklar garibanın kanıyla sulanırken, bir alay şerefsizi, zengin züppesi, soyu sopu belli olmayan piçi, vatan haini, vergi kaçakçısı, hortumcusu, rüşvetçisi, makamını kötüye kullananı rahat rahat üzerinde tepinsin diye mi? Hangi vatan…? Bir yandan onca şehit verirken, onlar için yanarken bir yandan da uğruna kan dökülen vatanımızın kimler tarafından leş kargası gibi kemirildiğini bilmek yakıyor yüreğimizi. Dağda askere kurşun sıkanı da, vergi kaçıranı da, kara para aklayanı da, kamu kurumunda bir lambayı boşa yakanı da, terörist başına sayın diyeni de, cezaevindekilere selam çakanı da aynı şeyin günahına girmiyor mu? Demokrasiymiş… Yerin dibine batsın sizin demokrasiniz… Hepsi vatan hainliği değil mi? Kapsam falan tanımam ben… Bu kadar göz yummayı vicdanınıza nasıl sığdırıyorsunuz? Hele hele o meclistekiler… Vekil maaşı ve dokunulmazlık hakkıyla cehennemine odun taşıyanları Allah yargılasın diye mi bekliyorsunuz? Peki yarın mizan günü kurulduğunda Allah sormayacak mı? Akıl verdim, fikir verdim diye… Sözde din adına konuşanlar Allah indinde vatan hainliğinin hükmü nedir? Makam ve yetki elinde iken vatan hainliğine göz yummanın Allah indinde hükmü nedir? Allah için hakkı açıklamayan siz de vebaldesiniz? Uyarmayan, tebliğ etmeyen, din adamları bu vebal günahı taşıyanlar kadar sizin de boynunuza…

Garibanların kanıyla suladığı vatan yine garibanlar için sağ olsun… Şehitlerimize rahmet, ailelerine baş sağlığı ve sabırlar diliyorum. Rabbim bu vatanı hainlerden korumaya çalışanları muzaffer eylesin. Askerimizin, polisimizin ve diğer tüm kolluk kuvvetlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Onları önce bu vatana, sonra da ailelerine sevenlerine bağışlasın… Bu vatana hala VATAN diyebiliyorsak sizin sayenizde. Biz gafillere hakkınızı helal edin…   

Yazarın Diğer Yazıları