Latife ÖGE AKIN

Yaradılış mı, şeytan mı, insan mı?

Latife ÖGE AKIN

Asgari ücrete zam geldi. Emekli ve memur maaşlarının da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla zam oranları belli oldu.

Zamlı maaşlar şubat başında hesaplara yatacak. Ama çarşı Pazar şimdiden alev alev. Marketlerdeki reyonların üşenmeden görsellerini alıp gün gün takip ettim. 15 liralık ürüne bir anda 3 lira zam, 380 lira olan ürün bir anda 420 lira. Ürün dedimse çer çöp sanmayın ha. Gıda maddesi bunlar. 

Akaryakıta yaklaşık 3 lira zam gelecek haber aralık sonu acı haber misali tez yayılmıştı. Ama daha zam gelmeden nakliye ücreti olarak etiketlere yansıtıldı.

Ama şu bir gerçek ki biz de biraz ahlaksızlık var.

Kira fiyatları uçmuş. Akıl almaz rakamlar dönüyor. Kim takar yüzde 25 sınırını. Açılan davaların hukuksal yükü, işi daha büyük bir çıkmaza sokuyor. Mülk sahibi ve kiracı arasında açılan dava dosyaları adliyelere sığmadığı için görülecek davalar sıra bekliyor. Hal böyle olunca bu uzun ve yorucu süreçten korkan kiracı lanet olsun deyip, dava açmaya çekiniyor. Bu durum ahlaksız ev sahiplerinin ekmeğine yağın üzerine bir de bal sürüyor. 5 bin liraya oturan kiracıyı çıkarıp yeni kiracıya 15 bin liraya veriyor.  Yeni kiracı zengin mi hayır, mecbur…

Zam gelmeden daha ucuza aldığı deposundaki ürünü zam geldikten sonra büyük bir karaktersizlikle yüksek fiyattan tezgaha koyan esnafımızı ahlak ile bir cümle içinde düşünebilen var mı? ( Varsa çıksın hele bişiy diycem)

Biz bu ülkede lüksten şatafattan başı dönmüş bir grubun karşısında zorunlu insani yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya çalışanlar olarak, hayatta kalmaya çalışanlarız.

İnsanlar neye razı biraz soruyorum sağa sola. Evin hanımı akşama evin ahalisine ne yemek yapacağım diye düşünmese mutlu olmasına yetecek. Akşam yemekten sonra şöyle bir meyve sofrası hazırlanacak kadar bir şeylere yetse maddi imkanlar, birkaç mandalina, birkaç elma, biraz çekirdek, olsa. 

Tapulu olanı şöyle dursun kenarda, evin kirasını ödeyip geri kalan 29 günü kafası rahat geçirebilse, elektrik, su, doğalgaz, telefon faturalalarını da ödediyse evin babası, pazardan 3 kilo yerine 1 kilo domates alsa da olur. İnsanlar boğazından kısıyor. Acaba tuzu kuruların boğazına düğüm olmuyor mu ki bu durum? Yedikleri haramlar boğazında kalmıyor mu ki?

Çalıp çırpan, dolandıran, vergi kaçıran, çeşitli yolsuzluklarla haksız kazanç sağlayan, görevini kötüye kullanıp rüşvet alan, kara para aklayan görgüsüzler yaradılıştan mı eksikler hâşâ Rabbime. Yoksa şeytan bir insanın mayasını bu kadar bozmaya muktedir mi? Yoksa sadece insan mı bunlar? Belki insan kavramını biz yanlış biliyoruzdur. İnsan sadece bu kadardır belki aslında.

Peki geri kalan masumlar… Garibanlar… Bunların hikmeti ne acaba? Sormadan edemiyor insan… İnsan dedim ama başka tabir bulamadım ne yapayım?  

Yazarın Diğer Yazıları