
Yahudi'nin hesabı tutmuyor
Latife ÖGE AKIN
Filistin’deki katliam tüm dünyanın gözü önünde devam ediyor. İslam alemi önderleri üç maymunu oynuyor. İslam ümmeti elinden geldiğince liderlerden cesur tepkilerle bu vahşete buğuz ediyor.
Küçücük çocuklar anne babalarının parçalanmış cesedi başında, tevekkülle Allah’a şükredip, bir de meydan okuyorlar. Yahudiler babamı öldürdü diye seviniyor ama babam zaten hep şehit olmak isterdi, onlar sevinmesin, babamın istediği oldu diye dehşet verici bir metanetle babasının cesedi başında Yahudi alemine kafa tutuyor bir çocuk. Başka bir çocuk titriyor, yaralı, şokta ama nasıl bir bellekleri varsa, o bilinçaltı nasıl bu bilinçle harmanlanmışsa hala başı dimdik, korkmuyoruz diyor…
Babalar evlatları başında sadece “gidince Resulallaha şikayetimi söyle kızım diyor, ümmetin bizi yalnız bıraktı ya resul de” diyor. Ne giden evlatlarına yanıyor, ne kendi yaralarına. Ümmetin sessizliğine yanıyor.
Kucağında evladının parçalanmış cesedi ile Allah’a şükürler ediyor bir anne. Kudüs bizim diye feryat ediyor. Allah bu hesabı görecek, sonunuz yakındır diyor.
Zulüm aynı zulüm, zalim aynı zalim ama bir şeyler oluyor. Filistin halkı başta İslam alemine ve dünyaya gerçek Müslümanlığı öğretiyor. Müslüman ahlakını, Müslüman tevekkülünü, Müslüman teslimiyetini… Koşulsuz, şartsız Allah’a güvenmenin huzurunu gösteriyor. Müslümanlığın savaş çıktı diye kaçıp asalak gibi yaşamak olmadığını, yardım elini uzatan ülkenin başına bela olmak olmadığını, gerçek mücahitliğin kalıp canı pahasına savaşmak olduğunu, yenilsen bile şehit olacağının bilinciyle huzur içinde olmak olduğunu gösteriyor.
Bunu gören diğer din mensupları ise büyük bir merakla Kur’an-ı Kerim’e ve İslam dinini araştırmaya yöneliyor. Dünyanın hiç umulmadık ülkelerinde Filistin’e destek gösterileri yapılıyor. Müslümanlığa sempati artıyor. Yahudi’nin hesabı Allah’ın hesabının altında eziliyor. Sonun yakın sen de biliyorsun… Sen Kur’an-ı Kerim’i bizden daha iyi biliyorsun. Başına gelecekleri, nasıl helak edileceğini çok iyi biliyorsun. Son çırpınışların. Sen ne kadar azarsan sonun o kadar hazin olacak.
Can bu kadar ucuz mu?
Geçtiğimiz günlerde Selçuklu’da katliam gibi bir kaza oldu. Aynı aileden 5 kişi can verdi. 5 kişi yaralı. 19 yaşında, olay yerindeki ilk bulgularda yasaklı madde etkisinde olduğu bilgisi verildi. Ancak hastane muayenesinde tespit edilemedi. Neyse ne. 98 metre fren izi ile aracın hızının 117 km olduğu tespit edilmiş. Bu neyin hırsı…? Bu nasıl bir sorumsuzluk? Bu nasıl bir imtihan? Değdi mi 5 canın yitip gitmesine. İnsan hayatı bu kadar mı ucuz? Kendi canını düşünmeyebilirsin ama bir ocağa ateş düşürmekten hiç mi korkmaz insan? Dilerim hak ettiğin cezayı alırsın… Dilerim hız meraklısı olanlar yollarda, insan hayatını hiçe sayarak hareket etmemeleri konusunda gereken dersi almışlardır. Vefat edenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralı olanlara ise acil şifalar dilerim.