Latife ÖGE AKIN

Yabancı yatırımcı hayranlığı

Latife ÖGE AKIN

Konya’da iki yabancı yatırımcı firmanın yatırım teşvik belgeleri iptal edilmiş. Birisi mermer, taş ocağı diğeri ise elektrik üretim ve dağıtım firması. Ne var bunda diyeceksiniz?

Tesadüfen resmî gazete ilanlarının iyi takibi sonucu fark edilmiş. Bunun dışında resmi hiçbir kurumdan açıklama elbette yok… Deşilmesin istediler belli ki. Bir köşede üzülüyor olmalılar. Ne bakanlık bir gerekçe göstermiş, ne de odalardan ses var. Yahu bir dökün şu usulsüzlükleri. Belgeleri iptal edilmeyen hali hazırda aktif olan firmalara daha ne gibi muafiyetler sağlanıyor. Daha ne gibi teşvik adı altında kıyak geçiliyor. Şayet ülke olarak böyle bir imkanımız varsa neden yerli yatırımcı kan ağlıyor. Neden her yük önce yerli yatırımcıya, sonra yerli yatırımcının istihdam ettiği kadroya yansıyor.

Şimdi her yerden yabancı hayranlığı fışkıran ülkemde yabancı yatırımcı firmalara sunulan toleransların bir kısmını parantez içinde ben yazayım, yorumu size bırakayım, vicdanı ise muhatabına… Gümrük vergi muafiyeti, KDV istisnası, sigorta prim desteği, vergi indirimleri… E geriye ne kaldı, ceplerine harçlık da koyalım mı? Gökten üç elma düşmüş, hiçbiri yerli milli yatırımcıya değil… Ona buna…

………

Taş yerinde ağırdır…

Vuslat için Konya neden yetersiz görüldü?

Mevlana “gel” derken İstanbul’a mı çağırdı?

2023 Mevlana Yılı’nda öksüz bırakılan Konya…

Başlık beğenemedim. Bildiğiniz üzere Konya sahil memleketi değil. Turizm açısında rağbet gördüğü mecralar ve etkinlikler belli. Sahip olduğumuz en yüce değer Mevlana Celaleddin-i Rûmi türbesi… Neredeyse varımız yoğumuz bu türbe ve Pir’in muazzam görüşü… Ancak ısrarla sanki kasıtlı olarak Konya bundan hiç fayda görmesin diye bir çaba var. Bu cümlelerden yola çıkarak beni Mevlana’yı maddi çıkarlar uğruna kullanmayı kastetmekle suçlayacak varsa başına taş düşsün.

Birkaç yıl evvel Mevlana törenlerinin tabiri caizse abidik gubudik, vıttırı vızzık, saçma sapan sanatçılarla olmadık yerlerde düzenlenmesi Konyalılar tarafından tepki çekmiş ve bu tepki Kültür Müdürlüğü başta olmak üzere diğer yetkili ağabeyler tarafından pek kayda değer görülmemişti. Konya protokolü bu törenlere cevaz vermiş hatta tası tarağı toplayıp maaile bu törenlere katılmıştı.

O zamanlar demiştik ki; eğer bu törenlerin farklı şehirlerde düzenlenmesine izin verilirse, yetmez Konya Protokolü, Hz. Pir’in torunu Esin hanım bile bu törenlere katılırsa bundan Konya zarar görür. Zaten semâyı, üç semazeni parayla tutup düğünlerde maskaralığa çevirdiler. İyice ele ayağa düştü. Özünü ruhunu zedelediler. Bir de törenler farklı şehirlerde ve sahne alan pop sanatçılarıyla yara alıyor, içi boşaltılıyor. Taş yerinde ağırdır.

Basit anlatımla, hani salağa anlatır gibi söyleyim, biz Konya olarak atıyorum egenin zeytin festivalini sahipleniyor muyuz? Antalya’nın Portakal Çiçeği Festivalini Konya’da yapıyor muyuz? Sakın ha buna cevap Mevlana evrensel bir üstad denmesin. Mevlana evrene Konya’dan seslenmiş. Konya Mevlana demek, Mevlana Konya demek.

Mevlana törenleri Konya esnafının harmanı. En kapsamlı turistik etkinliğimiz, değerimiz. Manevi olarak gücümüz…

Hz. Mevlana’nın 750. Vuslat yıldönümü törenleri Mevlana’nın yurdunda yapmış olalım mantığı ile sönük bir törenle kutlanırken, İstanbul’da Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile toplam 750 semazenin katılımıyla muhteşem bir şekilde gerçekleştirildi.

Şimdi sorarım size? Bu Konya’ya hak mı, revâ mı? Cami varken mescide haram değil mi? 2023 Mevlana yılı olacak diye sevinmişken Konya’nın bu yıl en sönük, protokolsüz, düşük katılımlı törenlerle geçiştirileceği mi kastedilmişti.

Konyalı olarak biz sahip çıkmazsak birileri sahip çıkar. Mevlana diyarı olarak en güzel tören Konya’da olmalı. En gösterişli programlar Konya’da yapılmalı. En yüksek katılımın Konya’daki törenlere olması sağlanmalı.  Ne olursa olsun hiçbir yerde yapılan programlar Konya’daki programların, Konya’nın önüne geçmemeli. Konyalı yetkililer buna çanak tutmamalı. Evrensel bir bilge olmasının yanında Mevlana Konya demektir. Mevlana Konya’nın en güçlü değeri, en vazgeçilmez simgesidir. Çanta gibi oradan oraya taşınacak basit ve sıradan bir değer değildir. Hoşgörü önderi Mevlana’nın yurdundan sesimiz çıkmıyor ama bu haksızlıktır vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları