Latife ÖGE AKIN

Ölüye kefenin metresi sorulmaz…

Latife ÖGE AKIN

Ölüm hiç yokmuş gibi değil mi? Hiç kimse bırakıp gitmemiş sanki bizi. Kimseyi toprağın altına koyup gelmemişiz sanki. Hiç kimsemizin soğumuş, donmuş tenine dokunmamışız gibi. Bizim hiç kimsemiz ölmemiş. Ölümün selamsız sabahsız gelip, bin yıldır kendininmiş gibi alıp götürdüğüne şahit olmamışız.

Öyle kolay yaşıyoruz. Öyle kolay siliyoruz. Öyle kolay vazgeçiyoruz.

Giden gidiyor da kalan olmaktan korkmuyoruz. Boyumuzdan büyük hayaller kurup, boyumuzu aşan kuyularda vazgeçiyoruz o hayallerden.

Bir köşeye yığılıp kalıncaya kadar ölmeyeceğiz zannediyoruz. Dizlerimize vura vura ağlasak da kalbimiz içimize vura vura atmaya devam ediyor. Cümleler karışık. Öleni mi anlatıyorum, kalanı mı belli değil. Zaten mesele bu.  Hangi taraf olduğumuzun önemi yok. Ölmemeye de, ölüm görmemeye de çare yok. Ölenleri göreceğiz. Son kez önüne dizileceğiz hesaplaşmak için. Alacaklar verecekler kenara çekilecek, bir koca sızı yürekte, birkaç damla yüzde… Pişmanlıklar, keşkeler, amalar boş boş daha nice kelime… Salından tutmak için sıraya gireceğiz. Toprağın altına koyup sevdiklerimizi iki kürek toprak atmak için yarışacağız. Sonra öylece orada bırakıp çıkacağız. Karnı aç mı tok mu diye düşündüklerimizden vazgeçeceğiz.

Ya gidensek…?

Bakacağız önümüzde namazımızı kılmak için bekleyene, son suyumuz dökülürken bir kere daha saçlarımızı okşasın diye dilsiz, elsiz, ayaksız yalvaracağız. Üzerimize attığı toprağın arasından son kez görmeye çalışacağız simasını. Hakkını helal edişinin yüküyle ezileceğiz. Nasıl da öfkeliydik oysa değil mi? Bir kaşık suda boğacaktık daha birkaç gün önce.

Farkındayım, kim öldü, kim kaldı belli değil yazıda. Kimi anlattım belli değil. Sırası da karışık. Ama işte tam da hayattaki gibi. Kimin ne zaman öleceği belli değil. Kimin kalıp can çekişeceği belli değil.

Hep son kez gibi sarıldım ben sevdiklerime. Belki sondur diye kokladım. Ümidimi korkumun arasından sıyırıp çıkarmaya çalıştım. Uçurumun kenarında çok durdum ben. Uçurumun kenarında olanı tutmak için çok çabaladım. Ayağının birisi dışarıda olanı gördüm, tutamadım. Ayağımın birini hep dışarıda bırakanın yanında kalamadım. Giden mi olurum kalan mı bilemem diye hep temkinli oldum. Gidersem hakkım helal, kalırsam giden hakkını helal etsin.

 

Yazarın Diğer Yazıları