Latife ÖGE AKIN

Miraç…

Latife ÖGE AKIN

Bugün miraç gecesi… Peygamber Efendimizin yedi kat semayı aşıp, miraca yükselip Allah katına ulaşması olarak bilinir. Sahih kabul edilen rivayete göre, büyük hicretten 16 ay önce, Receb ayının 27. gecesinde gerçekleşmiştir. O gecenin bir bölümünde Peygamberimiz Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürülmüştür. Bu olay "İsrâ", buradan da yüce makamlara yükselmesi, Allah'ın katına çıkarılması "Miraç" olarak isimlendirilmiştir.

Burak isimli bir binekle Beytülmakdis olarak bilinen yere götürülen Resul-i Ekrem semanın her bir katında bir peygamberi görmüştür.

Vuku bulan bu olay islam alemi dışındakilere göre hayali, havai hatta imkansız gibi görünsede biz inananlarca Allah’ın kudreti bakımından değerlendirilmiştir.

Bu olayın bedenen mi ruhen mi gerçekleştiği konusu tartışmalara neden olsada büyük alimler ruhunun alemleri gezdiği konusunda hemfikir olmuştur. Rüyadan ibaret olduğu iddiaları ise Hz.Aişe ve Muaviye’nin beyanları ile çürütülmüştür.  Bu olayı insanın aciz aklının anlayabileceği seviyeye indirgemek mümkün olmamakla birlikte bunu ancak Allah’ın ilahi irade ve kudreti olarak açıklamak en akla yatkın olanıdır.

Namazın emredildiği gece kıyamete kadar hakkıyla namaz kılan ve her bir “GERÇEK MÜMİN” sayesinde güç ve kudretini koruyacaktır.

Bu gecenin hürmetine söylenecek sözüm ancak ve ancak Mescid-i Aksa’da yaşanan insanlık dramının son bulmasına dair bir dua olacaktır. Dinle, ırk ya da mezheple tamamen bağımsız vicdan ile bakıldığında görünecek bu dramın tüm insanlığın gözü önünde yaşanması, özellikle İslam aleminin bu konuda pasif ve aciz kalması, pasif kalmayı tercih etmesi bugün Kudüs’te yaşananlardan çok daha acı vericidir. Bütün dünyanın bu vahşeti izlerken dehşete düştüğü asıl konu İslam aleminin sessizliğidir. Mışıl mışıl uyuyan müslümanlar, ne yazık ki başka din mensuplarınca değil yine Müslümanlık örtüsü örtünmüş münafıklarca uyutulmaktadır. Bizi din diye diye uyuşturanlar bugün Gazze’de, Aksa’da yaşananları “kınama” ile avutmaktadır. Bir yandan kurda mükellef sofralar kurup, bir yandan  sofradaki kuzular için timsah gözyaşı dökmektedir. İslam islam olalı böyle münafıklık, insanlık insanlık olalı böyle namertlik görmemiştir.

Bu yüzden ne Allah’a dua edecek yüzümüz var, ne de bu yüzsüzlüğümüz karşısında Allah’ın bize cevap vereceğine dair ümidimiz. Yine de bir kul olarak üzerimize düşen dua edip, ümidi kesmemek. Allah İslam alemine akıl, fikir, vicdan, merhamet versin. Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Afganistan’da, Suriye’de aç gözlü Arapların gözlerini yumduğu, İslam aleminin üç maymunu oynadığı zulüm altındaki tüm beldelerde bir an önce yaşanan acıların dinmesini nasip etsin. Müslümanlığı namaz kılmaktan, oruç tutmaktan ibaret zanneden avarelere uyanmayı nasip etsin. Allah diye diye uyurken ahlakın çöküşünü izlediğimiz şu alemde her şeyin rüya değil gerçek olduğunu anlamayı nasip etsin. Bize İslam’ın gerçeklerini, Allah’ın emirlerini, Allah’ın sapmaz, şaşmaz adaletini anlatan gerçek din adamları ve onları anlayacak gerçek müslümanlar olmayı nasip etsin.

Allah islam’ı gavurdan değil Müslüman görünen münafıklardan koruyup, temizlesin.

Miraç gecemiz mübarek ve hayırlara vesile olsun… Amin…

Yazarın Diğer Yazıları