
İnsan... İnsan...
Latife ÖGE AKIN
Yaklaşık 10 gündür meteor yağmuruyla yatıp kalktık. Kimisi biraz araştırıp, heyecanla bu büyük doğa olayını bekledi, kimisi önceden dikkate almayıp internete düşen videolarla keşke biz de izleseydik diye hayıflandı. Öyle böyle geldi geçti meteor yağmurları.
Yüzyılın felaketinden sonra farklı şehirlerde, farklı büyüklüklerde depremler, sarsıntılar meydana geldi. Daha evvel yaşamamış, işin ciddiyetinde olmayan birçok insan depremin acı ve ürkütücü yüzü ile karşı karşıya geldi.
Dünyanın dörtte üçünü kaplayan sulara insan eliyle yılda 10 milyon ton civarında plastik atık bırakılıyor. Bu da milyonlarca kuş ve deniz canlısının ölümüne sebep oluyor.
Saatte 250 km hıza ulaşan hızlı trenlerin güzergahları, birçok göçmen kuşun göç yolları ile çakışıyor. Çok sayıda göçmen kuş bu yüksek hızdaki trenlerden kaçamıyor. Bu anlamda doğada denge kaybı meydana geliyor.
Dünya genelinde orman yangınlarının yüzde 95’i insan kaynaklı tedbirsizlik, yanlış ve bilinçsiz hareketler, ihmaller sonucu çıkıyor. Orman yangınlarının korkunç sonuçları televizyonlarda gördüğümüz kabuğu yanmış kaplumbağalar, ağaç dallarına takılıp kömürleşmiş hayvanlardan ibaret değil. Orman içinde hayatını sürdüren milyonlarca canlı nesli tükenecek boyutlarda ölebiliyor. Yanan ağaçlarla birlikte bölgenin oksijen ve yağmur anlamındaki diğer kayıpları keza büyük boyutlara varıyor.
Bir orman yangının ekolojik dengeyi nasıl alt üst ettiğini anlamak çok zor olmasa gerek. Zira bizler inançlı insanlar olarak biliyoruz ki, yaratılmış her canlı bu dünyaya bir amaç için gönderiliyor. Küçücük bir karıncanın dahi bu dünyada üstlendiği görevler var. Sineklerin, arıların bile ekolojik dengeye sağladıkları katkılar var. Var olmayacak olmaları bir makine aksamına benzeyen doğada aksamalara sebep oluyor. Bizler bütün bunların doğuracağı sonuçları kısa vadede görmediğimiz için yok sayabiliyoruz. Ama doğa unutmuyor. Bir gün insanoğlunun doğaya verdiği zarar bizi değilse de bizden sonraki nesillerin önüne dizilecek.
Bilinçsiz avlanmalar, tek kullanımlık ürünlerde plastik tercihi, geri dönüşüm konusunda duyarsız davranmak, vahşi sulama sebebiyle kuraklığı tetikleyen tarımsal faaliyetler, fabrika atıklarında her türlü tedbirsiz ve sorumsuz uygulamalar, çeşitli kimyasalların ekonomik kaygı ve çıkarlar uğruna hayatımızın her alanına dahil edilmesi, gelişi güzel kullanılan zirai ilaçlar, kişisel bakım ve temizlik adı altında bencilce kullanılan ürünler, keyfi araç kullanımları, sosyal sorumluluk bilincinin kazanılmamış ve önemsenmemiş olması sadece 3-5 gün sonra göçüp gideceğimiz dünyaya kalıcı hasarlar bırakıyor.
İnsanoğlunun bu yanlışları sebebiyle dünya daha yaşanamaz bir yer haline gelmeye başladı. Ekolojik sistem çökme noktasında. Küresel ısınma sebebiyle eriyen buzullar tehdit oluşturuyor. Hava sıcaklıkları bölgesel iklim bilgilerimizi alt üst etti. Ezberler bozuldu. Çünkü kirli insan eli atmosfere uzanıyor.
Doğa insan için yaratıldı ama insan kendisi için yaratılmış her nimeti tükettiği gibi doğayı da tüketiyor. Yarını düşünmeden. Allah’tan korkmadan elinin uzandığı her yeri mahvediyor.
Allah bizi ıslah eylesin…