Latife ÖGE AKIN

İçimiz Kerbela gibi…

Latife ÖGE AKIN

Günlerdir zalim İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği insanlık dramına şahitlik ediyoruz. İzleyemiyoruz videoları, telefonu elimize almaya, televizyonlarda haber izlemeye cesaret edemez olduk. Kan revan içinde, yara bere içinde ve dehşet dolu gözleriyle gördüğümüz çocuklarda kendi evladımızı, yeğenimizi, kardeşimizi aklımıza getirip ciğerimizin sızlayışını hissediyoruz. Anlam veremiyoruz. Akıl erdiremiyoruz. Mantık bulamıyoruz. Bu çocukların kanı savaşa nasıl bir katkı sağlıyor. Bu nasıl bir hırs? Bu neyin hırsı? Bu neyin hevesi? Dünyaya kazık çakacak kadar ömrün olsa ne olur, o varlığından korkup kanını döktüğün çocuk en fazla 60-70 yıl yaşayıp gidecek. Sana ne zararı var?

Herkes aynı şeyi söylüyor, savaşın da bir adabı var, ahlakı var… Sivilleri vurmak nasıl bir vicdansızlık?

Hakikaten böyle değil mi? Yakın zamanda gündemimizde olan Rusya-Ukrayna savaşında haberlerde izlediğimiz korku içindeki çocukların ırkını, tarafını düşünmeden üzülmedik mi? Üstelik onlarda yaralanan çok fazla olmamıştı. Siviller çok zarar görmemişti. Onları dehşete düşüren savaş ortamıydı.

Filistin’de çocuklar birebir kurşunların, füzelerin muhatabı. Hangi videoya üzülelim, hangi çocuğa dua edelim şaşırdık. Yemek yiyemez, uyuyamaz olduk. İçinde bulunduğumuz şartlardan utandık.

Meydanlarda kınadık, gıyabi cenaze namazları kıldık. Bayrak yaktık, konsolosluk taşladık. İsrail menşeili firmaların camlarını çerçevelerini indirdik. 3 günlük yas ilan ettik.

Yeter mi?

Elimizden bir şey gelmiyor. Ama beklediğimiz şeyler var. Devlet büyüklerinden umduğumuz tavır ve tepkiler var. Mesela İsrail askerlerine fütursuzca ve ahlaksızca göstere göstere, tüm dünyanın gözüne soka soka gıda desteği sağlayan MC Donald’s denen firmanın Türkiye’deki tüm işletmelerini kapatılması gerekmez mi? Bütün markaların Türkiye’de satışlarının durdurulması gerekmez mi?

Ülke olarak yapabileceklerimiz çok.

İslam dünyası olarak dünyada yaklaşık 30 milyon m2 bir alana sahibiz. 1 milyarın üzerinde Müslüman, 60’a yakın devletiz. Dünyada petrol üretiminin yüzde 65’i, doğalgaz üretiminin yüzde 51’i ve daha bir çok insani yaşam ihtiyaçlarının üretimi konusunda rahatlıkla dünyaya kafa tutacak çaptayız.

Peki ne eksik? Neden İslam alemi olarak biz rahat yüzü görmedik. Filistin bugün yoğun bir ateş altında olduğu için gündemde ama yıllardır sessiz sedasız çekmiyor mu bu zulmü? Filistin’de İsrail’den, Doğu Türkistan’da Çin’den, Irak’ta Amerika’dan, büyük hesaplarla birbirine kırdırılan Suriye, Mısır halkı, Pakistan, Arakan, Myanmar, Afganistan, Çeçenistan derken İslam alemi olarak hep bir zulüm içindeyiz. Sessiz sedasız yer yüzünden Müslümanları kazımaya çalışan bir güruh var.

Biz İslam Alemi olarak ne zaman uyanacağız, gaflet uykusundaki gözlerimizi ne zaman ve neyle açacağız. Ne zaman sosyal medya şövalyeliğinden, meydanlarda gaz atmaktan vazgeçip artık Bismillah deyip ayağa kalkacağız. Neyi bekliyoruz. Ateş kendi ocağımıza düştüğünde mi? Peki bugün ocağına ateş düşmüşler için ayaklanmazsak yarın bizim ocağımıza düşen ateşe kimin koşmasını bekleyeceğiz. “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” (Müslim, İman 78; Tirmizi, Fiten 11) Engel olamadığımız zulme buğuz etmekle yetinmekten ne zaman vazgeçeceğiz. Bu en çaresiz an için söylenmişken bunun ardına sığınmaktan ne zaman utanacağız. Yarın yüce divanda oturduğumuz yerden buğuz ettik ya Resulullah (s.a.v.) diye karşısına çıkmaktan utanmayacak mıyız?

Yazarın Diğer Yazıları