
Hukuk - guguk…
Latife ÖGE AKIN
Son günlerde Seçil Erzan isimli banka müdürünün futbol camiasını hedef alan saadet zinciri ile ortalığı kasıp kavuran dolandırıcılık hikayesini dinliyoruz. Utanmadan konuyla ilgili istenen takipsizlik kararı talebini de tabi. Öte yandan da sosyal medya fenomenlerinin dakikalar içinde sosyal medyadan kazandıklarını iddia ettikleri milyon dolarlar ve bu perde ardında aklanan kara paralar gündemimizde.
Ülkedeki ekonomik kriz insanları ölümcül bir darboğaza sokmuşken bu insanların aymazlığı, ahlaksızlığına gözümüzü kapattık diyelim de bunlar nasıl gözden kaçar aklımız şaştı. Emniyet kemeri takmadık diye, aracımızın vizesi geçti diye, yüksek sesle müzik dinleyerek komşuyu rahatsız ettik, limon tezgahımız kaldırıma çekip satış yaptık diye ceza yerken, ceza yemekten korkarken bütün bu olanları kimlerin denetlemesi gerekiyordu.
Evinde, iş yerinde sera yapıp yasaklı madde yetiştiren serbest, karısını, çocuklarını bıçakla rehin alıp dakikalarca dehşet yaşatan serbest, milleti haraca bağlayıp aylarca uzun yol şoförlerinin ekmek parasına ortak olanlar serbest, aklı beş karış havada genç kızları ailelerinin gölgesinden alıp tehditle, şantajla fuhuşa zorlayanlar serbest, daha kimler kimler serbest… Millet asgari ücretle, helalinden kazanıp evini, ailesini geçindirmeye çalışırken, diğer tarafta onu bunu dolandırıp, yağma, soygun, dolandırıcılık, yankesicilik yapanlar ortalıkta cirit atıyor, caka satıyor…
Sahiden bunlar kime güveniyor…?
Amiyane tabirle kimlerle emişiyor…?
Kimler var arkalarında…?
Neye, kimlere sırtını yasladı bu “insan”cıklar…?
Bunlar böyle akıl almaz boyutlarda zenginleşirken göz yumanlar ne derece kazanıyor? Bu paralarda kimlerin ahı, hakkı var?