Latife ÖGE AKIN

Hayrola..

Latife ÖGE AKIN

Son günlerde hepimiz zam haberi ile yatıp, zam haberi ile kalkıyoruz. Neye ne kadar zam geldi, ne hangi fiyattan hangi fiyata yükseldi yazmayacağım. Zira miktarlar değil belimizi nasıl büktüğü önemli.

Ayrılan ek bütçelerin, en küçük devlet kurumundan başlayın, belediyelerden, bakanlıklardan yapılan gereksiz harcamaların, hiçbir işe yaramadığı halde oturtuldukları koltuk gereği maaş ödediğimiz devlet kadrolarının, vergi borçları silinen yandaşların, haklı olan işçinin hukuk mücadelesi sonucu hak ettiği paranın devlet kasasından çıkmasına sebep olan görevini kötüye kullanan soysuzların…. Eeee illa ki bunlar için kaynaklar lazım. Birileri bunun ceremesini çekecek.

En yakında kim var, en sessiz, tabiri caizse başına vur lokmasını al olan kim.

Vatandaş….

Korkunç eğitim sistemi ile bomboş yetişen neslin diploma kibri ile iş beğenmemesi. Devlet kadrosuna torpille atanan çapsızların devleti kemirmesi. Bir yandan sığınmacıların düşük ücretle çalışması sonucu piyasanın bozulan dengeleri. Bir sürü yolsuzlukla verilen ihaleler, usulsüz projeler…. Denetleme mekanizmasının bile ilk denetimde ahlaken sınıfta kalacağı çeşitli siyasi ve ekonomik organların…

Yani kime sorsanız haklı, kime sorsanız dertli. Kime sorsanız suçlu diğeri. Kimse sorsanız sorumlular farklı.

Öyle bir kazanın içindeyiz ki, yükünü tutan zaten kendini çıkardı. Ama geride kalan neyle nasıl baş edeceğini bilemez hale geldi.

İnsanlar bir cinnet halinde yaşıyor farkında mısınız bilmiyorum? Kimsenin kimseye tahammülü yok. Patlayacak yer arıyor millet. Aile kurumu çatırdıyor. Battı balık yan gider hesabı ahlaksızlık, düzenbazlık, sahtekarlık almış başını gidiyor.

Türlü dolandırıcılık hikayeleri, kısa yoldan zengin olma hayaliyle varından yoğundan olup feryat eden avareler.

Bir yandan sanki güllük gülistanlık gibi çarşı pazar cıvıl cıvıl... Millet acayip bir kafada. Hafta sonları özellikle kafeler, restoranlar iğne atsan yere düşmez halde. Açık büfe ve serpme kahvaltı salonlarından rezervasyon yaptırmak mesele olmuş. Konya’nın meşhur etliekmeğinin hamuru 9 lira, tek etliekmek 120 lira olmuş ama fırınlarda uzun kuyruklar var.

Marketteki sebze fiyatlarına bakıyorum, fiyatlar sanki yaz ayı değil de zemheride zorla yetiştirilmiş sebzeler gibi. Yalanlayacak ya da merak eden olursa diye market ismini özellikle vereceğim, Çelikkayalarda 50 liraya domates,35 liraya biber, 50 liraya çilek gördüm yahu. Şu mevsimde.

Filler tepişir, çimenler ezilir diye bir laf var ama bizde fil kim, çimen kim, bu debdebenin mağlubu kim, galibi kim belli değil.

Velhasıl kelam bu siyasal, ekonomik ve sosyal gerilim bizi hiç iyi yerlere götürmeyecek gibi görünüyor ama sonumuz hayrola…

 

Yazarın Diğer Yazıları