Latife ÖGE AKIN

Hastane günlüğü

Latife ÖGE AKIN

Sen bu satırları okurken diye başlayan mektuplar gibi başlayım söze. Siz bu satırları okurken ben hastanede küçük kızımın ve diğer tüm hasta olan evlatların iyileşmesi için dua ediyor olacağım.

Kızımda yaklaşık 1 aydır ara ara kaybolan ama mütemadiyen bulunduğu yerden bay bay yapan bir enfeksiyonla uğraşıyoruz. CRP denen bir kahrolası. Hastanede yattık, iyileştik, çıktık tam bir nefes aldık derken 4-5 gündür yine yüksek ateş, huzursuzluk şikayetiyle uğraşıyoruz. Acillerde sabahlıyoruz, verilen antibiyotikler takviyeler bana mısın demiyor. Bu sabah yine ateş sebebiyle acile geldik. 2 gün evvel 17 olan Crp bugün 107 olmuş. Antibiyotik vermemize rağmen üstelik. Bu arada kız kardeşimin de iki evladı hasta, birisi evde antibiyotik kullanıyor ancak diğerinin durumu biraz daha kötü olduğu için Ali Kemal Belviranlı’da yatarak tedavi oluyor. E biz de eksik kalmadık, yatışa alındık.

Ortalıkta dolaşan salgından bahsedeyim diye düşündüm aslında. Kıran gibi dolaşıyor. Yetişkinleri bile perişan ediyor fakat çocukları bir anda çiçek gibi solduruyor. Ateş başlı başına bir bela zaten. Hele bir de derdini anlatamayacak kadar küçükse vay halinize. O ağladıkça insanın içi eriyor sanki. Çaresiz gözlerle sana bakıp medet umarken asıl çaresizlik onun karşısında öylece hiç bir şey yapamadan kalmak.

Geçenlerde yine ateşlendiğinde ismi lazım değil (esasen hastane ve doktor ismini yazmamak İçin kendimi zor tutuyorum, etik bulmuyorum ama anneliğim beni çok zorluyor) özel bir hastaneye gittik. Tam 4 hemşire çocuktan kan alıp damar yolu açmak için uğraştı. Ayrı ayrı 4 hemşire denedi. Lütfen düşünün bunu, 4 ayrı hemşire. Çocuk bağırmaktan, ağlamaktan ateşler içinde yanmaya başladı. Kolları, elleri, ayakları delik deşik oldu.

Neyse güç bela damla damla kolunu sıkıştırarak kanı aldılar, damar yolu açtılar. Her ihtimale karşı domuz gribi salgını var diye test istediler, ona da razı olduk. Akciğer filmi, tomografi, idrar ve gaita tahlili, solunum testi vs falan derken hepsini yaptırdık. Hastanede bir tek ödeme vezne işlemleri tıkır tıkır aksamadan işliyor onun dışında her şey tam bir fiyasko. Yapılan her testin ücreti test yapılmadan tahsil ediliyor. O an para pul düşünmüyorsun elbette yeter ki çocuk iyileşsin diyorsun. Ben en azından sakinleşmesine razıydım. Çıldırmış gibi ağlıyordu. Özel hastanelerde hep otelcilik hizmetinin ön planda olduğunu savunurdum bu hastanede o bile yok, apartmandan bozma binada resmî dolandırıcılık yapılıyor, umut satılıyor.

Her neyse testler yapıldı daha sonuçlar çıkmadan doktor gelip menenjit şüphesi nedeniyle bizi tıp fakültesine göndermesi gerektiğini söyledi. O an dünya başıma yıkıldı. Zaten günlerdir perişan oldum, ruhum sızım sızım sızlıyor. Bir de üstüne bilgili olan birinden böyle bir şey duymak beni alt üst etti. Omurilikten sıvı alınması gerektiğini bunun da tıp fakültelerinde yapıldığını söyledi.

Biz hastaneden çıktık. Tıp fakültesine gidip menenjit testi için omurilik sıvısı alınmasına razıydım. O an şehir dışında olan eşim ısrarla çocuğu Ali Kemal Belviranlı Hastanesi’ne götürmemizi söyledi. Tamam dedim. Zaten sağlıklı düşünemiyordum, kararı eşime bırakmak istedim. Derken halk arasında halen 15 Temmuz olarak bilinen bu hastaneye, Fatma Göncü hocamıza geldik. Allah kendisinden razı olsun, Rabbim ona sevdiklerinin acılarını göstermesin, ilk söylediği çocukta menenjit belirtilerinden hiç birinin olmadığıydı. Tabi ben akıl almaz bir şekilde rahatladım. Ardından bebeklerin böyle büyüdüğünü, bağışıklık sisteminin güçlendiğini, 2-3 günlük bir antibiyotik tedavisi ile düzeleceğini söyleyerek en başta beni toparladı.

Müthiş bir motivasyonla hastaneye yattık. Dediği gibi 2. gün kızımın hem ateşi düştü, hem de baya baya gülüp oynar oldu. Hatta kızım ilk kez hasta yatağının korkuluğuna tutunarak ayağa kalktı. 3. gün 16 crp ile taburcu olduk.

Şimdi profesyonellik, cahillik, medeniyet vs duyar kasmaya kalkmasın kimse. Anne baba olan herkes beni anlayacaktır. Gel de diğer o sözde özel hastaneye ve o sözde doktor hanıma medeni medeni bak. Gel de onları olabilir mantığıyla karşıla.

Şuraya medeniyetten oldukça uzak çok şey yazmak isterdim ama hatta o hastaneyi ve doktoru ifşa etmek isterdim. İnsanlar bilsin isterdim ama maalesef hala etik olayına bağlı kalmaya çalışıyorum.

Bu vesile ile yine kapısına geldiğim ve aynı samimiyetle bizi karşılayan, ilgilenen başta Fatma Göncü hocama bin bir teşekkürle minnetimi bildirmek istiyorum. Kalbimin tüm çiçeklerini size gönderiyorum hocam. Allah sizin gibi vicdanlı merhametli ve en önemlisi empati duygusu olan, hasta psikolojisi nedir bilen hekimlerimizden razı olsun.

Ali Kemal Belviranlı hastanesinin her bir çalışanına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada tedavi gören tüm hastalara şifa diliyorum. Allah evlatlarımızı her türlü hastalıktan korusun ve vicdanlı merhametli insanlarla karşılaştırsın.

Yazarın Diğer Yazıları