Faruk Gökbulut (Kul Kozâkî)

Yüreğimle Hasbihâl!!!

Faruk Gökbulut (Kul Kozâkî)

Bazı genç şâirler vardır; henüz tâze bir fidandır ve şuaranın "Ulu Çınarları"nın gölgesinde ılgıt ılgıt şiir solurlar. Eserken kafiye meltemi, rüzgâr kulağına fısıldar; "Aman ha! Şiirsiz kalma emi!.."

İşte böyle bir zaman diliminde, gecenin en melankolik saatinde Eskişehir’in 87'lik Ulu Çınar'ı İbrahim Sağır gönül ummanımdaki yelkenleri şiirle doldurdu ağır ağır.

Ufukta İbrahimî bir hava vardı; gönlümü şu mısralar sardı ve dedim ki kendime; "Haydi Faruk! Şöyle hasından bir hasbihâl hasıl olsun yüreğinle..."

Geceye çekince ak perdeleri 
Göründü gözüme gönlümün eri
Mâziye daldığım o günden beri

Vay yüreğim vay yüreğim 
Hırçın akan çay yüreğim

Haber gelse silinirdi sis duman  
Yıldız yıldız parıldardı âsuman
Hep ben oldum hüzne karşı göz yuman

Vay yüreğim vay yüreğim
Yılı asır say yüreğim

Geçersen gönlümün çok yakınından 
Saplarım hançeri çekip kınından
Ne varsa elinde dök çıkınından

Vay yüreğim vay yüreğim 
İnildeyen Nay yüreğim

Dökülür bağrına hüznüm gecenin 
İki büklüm yürek sanki bir cenin 
Söyle aşktan gayrı neyin var senin

Vay yüreğim vay yüreğim 
Hüzne gebe Ay yüreğim

Yolumu kaybettim aşk çıkmazında 
Farkı kalmadı hiç çoğun azın da 
Tir tir titriyorum aşk ayazında

Vay yüreğim vay yüreğim 
İki ayrı pay yüreğim

Çöktü geceleri bitmez efkârım 
Gözlerin avcıydı bense şikârım 
Bütün hayâllerim kaldı hep yarım

Vay yüreğim vay yüreğim 
Kirişsiz bir yay yüreğim

Kimseleri değil kendimi üzdüm 
Hayat imbiğinden hep hüzün süzdüm
Herkes yokuş oldu bense hep düzdüm

Vay yüreğim vay yüreğim 
Ömrü ettin zay yüreğim

Sıkıştım kaldım hep aşk kıskacında
Yüreğim kavruldu keder sacında
Kimse demez biter hüznün acın da

Vay yüreğim vay yüreğim     
Gel bu dertten cay yüreğim

10 Şubat 2025 / Saat: 23.25 / Mersin

Yazarın Diğer Yazıları