Ayla KAYMAZ

Okulların Güncel Problemi

Ayla KAYMAZ

Edison’un dimağı zayıf diye öğretmeninin okuldan eve gönderdiği hikayeyi eminim hepiniz bilirsiniz. Oysa ki kendisi üstün potansiyelde bir çocuktu. Bu aralar çevremde oldukça fazla duyduğum bir durum var. Çocuk derste sıkıldı diye, çocuk derste uyum sağlayamadı diye yine bu çocuk bir öbür çocukla kavga etti diye hemen bir ötekileştirme bir etiket! Oysa ki okul öncesi dönemde kaliteli bir eğitim alan ve evde kendinden büyük kardeş faktörü ile yetişen bir çocuk ilk okula dolu dolu başlıyor. Sen alıp çocuğu hop taşıyamazsan aynı ivme ile bu çocuğun da sıkılma hakkı kendin de saklı değil mi? Ya da hepimiz her ortama, duruma ve kişiye aynı sürede ve aynı sıcaklıkla mı adapte oluyoruz? Elbette hayır! Bu mümkün de değil! Bireysel faktörler oldu mu sana uyumsuz çocuk, özel çocuk, gereksinimli çocuk! Ben bir sınıf içerisinde öğretmenin boğuşmak zorunda olduğu şeyleri öngörebiliyor ve asla haklarını yemiyorum. Şimdi kendim her iki taraftayım çünkü. Hem bir anne hem bir öğretmenim. Bıçağın hem her iki tarafı keser hem iki tarafı kör benim için. Sadece çocuklarımızı etiketlemeden önce bunu bir kendisine sormak gerekir, aileye sormak gerekir, bir takım hormonal testler gerekir, bir iq testi gerekir yani gerekir de gerekir. Durmadan değişip duran sınav ve eğitim sistemi yerine keşke gelmekte olan kuşağında bizlerden ve bizlerden öncekilerden farklı olduğunu kabule geçebilsek ve bu yönde eğitmenlerimizi desteklesek. Değişkenlik bu yönde olsa ya hani! Hz. Ali’nin bir ifadesi var ki; genelde ailelere mâl edilir bence genel olarak düşünülmeli, çocuk eğitimi ile ilgili her birey kendince yorumlamalı. Mesela benimde eşimle çocuklar hususunda yaşadığım fikir ayrılıklarının sonunda dayandığım bir ideoloji oluyor. “ Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların zamanına göre yetiştirin.” İşte onların zamanına göre yetiştirebilmek için kendi yetiştirilme yöntem ve bilgilerimiz maalesef sığ kalabiliyor. Ebeveyn olarakta bir kendi zevkime uygun kitap seçiyorsam iki gelişim üzerine, çağı yakalayabilmek adına şeyler okuyorum. Yani bir manav tezgahında bile sarımsak kendi keskin kokusunu vererek dururken sapında, çilek kendi tatlı rayihasını yayar. Sen domatese, salatalığa, elmaya, pırasaya hepiniz çilek olun diyemezsin.
 

Yazarın Diğer Yazıları