Mevlüt KARABAYIR

Yıllık izin uygulaması

03 Haziran 2013
3 dk Okuma
9 yıl önce
Yıllık izin uygulaması

Daha önceki yazımızda çalışanların yıllık izin haklarından bahsetmiştik. Bu yazımızda ise; hak edilen izinlerin yönetmeliğe uygun olarak kullandırılmamasından doğan sıkıntılardan bahsetmeye çalışacağız. Bir yıl boyunca çalışıp izne hak kazanan işçinin bu hakkını kullanması, ruh ve sağlık durumu açısından önem taşır. Anayasanın 53.maddesi: “Dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir…” hükmünü içermektedir.
4857 sayılı İş Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca, işverenlerce işçilere verilecek yıllık ücretli izinlerin usul ve esaslarını belirleyen yönetmelik; 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.
Yönetmeliğin 6 maddesinde: ‘’Yıllık ücretli izin işçiye kullandırılırken işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.’’ şeklinde yorumlanmıştır. Bunu örnekleme yapacak olursak:
İşveren, yıllık izninin tamamını bir seferde işçiye kullandırabileceği gibi, işçinin yazılı talebi doğrultusunda 10 + 4 (iş günü) şeklinde ikiye ya da üçe bölebilir.
Örneğin; İşçi A… 2012 yılı iznini 2013 Temmuz ayında kullanmak istemektedir. İşveren en az 10 günlük (işgünü) kısmını kullandırmak zorundadır. İşçi kalan diğer izinlerini 1+3 gün veya 2+2 gün (işgünü) şeklinde kullanacaktır.
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan ücretli ve ücretsiz mazeret izinleri veya hastalık sevk izinleri yönetmeliğe aykırı şekilde yıllık izinden mahsup edilmeye başlanınca izin süresinde en fazla üçe bölünür kuralı çok gerilerde kalıyor. Bölünme olayı 5,6,7 sayılarına rahatlıkla ulaşabiliyor. Çalışanın yıllık izni; anayasada ifade ulunduğu şekli ile dinlenme izni vasfını kaybediyor ve mazeret iznine dönüşüyor. Hal böyle olunca uygulamanın doğruluğu ve sıhhati tartışılı boyutlara ulaşıyor. Başarılı uygulamalar standardı yakalamış çalışmalar sonucunda ortaya çıkabilir. Uygulamada standartlar ise; yasal mevzuatların doğru ve eksiksiz şekilde uygulanmasına bağlıdır. Yıllık izin uygulamasında da maalesef başarılı uygulamaların olduğu kabul edilemez. Çünkü işveren ve işçi tarafı yasal düzenlemeleri uygulamak yerine kendi çıkarlarını ön planda tutarak uygulama yapmaktadırlar. Haftalık çalışma süresinin 5 güne yayıldığı işyerlerinde cumartesi tartışmasının tek nedeni mevzuatın uygulanmamasından kaynaklanıyor.
Diğer bütün uygulamalarda olduğu gibi aslında buradaki sıkıntı da; denetim ve yaptırım zafiyetinin varlığıdır. İş Müfettişlerimiz çalışanı karşısına alıp sormalı: ‘’Kaç gün izin kullanıyorsun? İznini kaç defada kullanıyorsun?’’ Kanunlar güzel, yönetmelik de çok güzel hazırlanmış. Esas olan; bu yasal mevzuatın uygulanabilirliğini gerçekleştirmek. Bu da tabi ki, çalışmaları sahiplenme ve denetimlere dayalı yaptırımlar ile mümkün olacaktır. Türk Liramız değerlidir. Merkez bankamız bas bas bağırıyor. Darphane bu kadar bir kuruş basıyor. Darphane basıyor da biz sahip çıkabiliyor muyuz? Cadde boyu 50 metre aralıklarla park yasağı levhalarının dikili bulunduğu yolu sürücüler rahat kullanabiliyor mu?
İşçi, sözleşmesinin feshi halinde kullanmadığı izinlerin ücretini, son ücret üzerinden alacağından izin kullanmaktan feragat edebilmektedir. Ancak işyeri yetkililerin buna izin vermeyerek anayasal bir hak olan izni işçilere kullandırması gerekir. İşçi izine ihtiyacım yok, kullanmak istemiyorum diyemez.
İş Kanunu, izin kullandırmayan işverenliğe yaptırım getirdiği gibi, işçi lehine izin hakkını saklı tutmuştur. İş sözleşmesinin feshinden itibaren zamanaşımı süresi 5 yıldır. İş sözleşmesi feshedilen işçi 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açmak şartıyla kullanmadığı yıllık izinlerin tümünün karşılığını en son ücreti üzerinden alacaktır.
İş Kanunu’nun yıllık izinlere ilişkin hükümlerine muhalefetten dolayı işveren ayrıca idari para cezasına muhatap olabilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu; yıllık izin hükümlerine uymayan işverenlere idari para cezası öngörmüştür.
•Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için: 237 TL, (md.4857/56)
•Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için: 237 TL, (md.4857/57)
•İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için: 237 TL, (md.4857/59)
•İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan veya eksik kullandırılan her işçi için: 237 TL (md.4857/60) idari para cezası uygulanacaktır.
İşverenin geçmiş yıllara ait işçilerin birikmiş izinlerini, iç yönetmelik, genelge vb. işlemlerle kaldırmaya yönelik eylemleri yasal uygulamaya aykırıdır.


 

Yorum Yazın