Duran Çölcü
Duran Çölcü

Verimlilik, günümüzün vazgeçilmezi olmalıdır

04 Eylül 2019
3 dk Okuma
3 yıl önce
Verimlilik, günümüzün vazgeçilmezi olmalıdır

Verimlilik denilince aklımıza israf ve savurganlıktan uzak, kaynakları en uygun biçimde kullanarak üretilmesi geliyor.
Teknik anlamda ise, üretilen mal ve hizmet miktarı ile bu mal ve hizmet miktarının üretilmesinde kullanılan girdiler arasındaki oran anlaşılıyor. 
Diğer taraftan günümüzde ekonominin kısır döngüsünden çıkabilmesinin temel yollarından birisi olarak ta karşımıza çıkıyor.
Verimlilikte elde edeceğimiz artışlar sayesinde reel gelir yükseltecektir.  
Artan reel gelirle birlikte tasarruf ve harcamalar artarak, yatırımların artmasına yol açacaktır. 
Görünen o ki, ülkelerin kalkınma çabalarında verimliliğin rolü büyük ve önemli olduğu gözleniyor.
Bundan dolayı da verimliliğin ekonomi politikalarına yansıtılması ve uygulanması yarar getirecektir.
Verimlilikten taviz verilmeyip, ekonomide ve sanayi de uygulanmasıyla kazançlı çıkacak olan bizlerle birlikte ülkemiz olacaktır. 
Verimliliğin ekonomi ve üretimdeki olumlu katkısı hakkında İstanbul Sanayi Odası(İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’ın değerlendirmesini sizlerle paylaşmak istiyorum. 
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Daha iyi teknolojiler, daha iyi organizasyonlar ve daha iyi fikirler, üretkenlik artışının temelini oluşturmaktadır. Odağında verimliliğin olduğu 21. yüzyılda tek tek sektörler değil, disiplinler arası bütüncül yaklaşım ve çalışma ortamı ile katma değer yaratacak alanlara odaklanarak fark yaratmak, ekosistem oluşturmak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla; önümüzdeki dönemde katma değeri yüksek ve ülkemiz açısından kritik önem arz eden sektörlerde kendi işletmelerimizle, kendi KOBİ’lerimizle, kendi sağlıklı finansmanımızla, kendi insan kaynağımızla, kendi ürünlerimizi üretmek ve dünya piyasalarından daha fazla pay almamızı sağlayacak dönüşümü gerçekleştirmek zorundayız.”
21. yüzyılın hedefinde verimliğin olduğuna değinen Erdal Bahçıvan, katma değeri yüksek ürünleri yönelmekle birlikte, dünya piyasalarında daha fazla pay almaya önem verilmesi gerektiğini dile getiriyor. 
Bunun yanında verimliliğin esas alınmasıyla kendi imkanlarımız ve kaynaklarımızla üretmenin yarar olacağına dikkat çekiyor. 
Ülkemizde son yıllarda verimlilikte yeterli olmadığımız bariz bir şekilde ortadadır.
Öyleyse, mevcut olan kaynakları daha iyi ve etkin kullanarak, sanayimizin inovasyon yetkinliğini artırmalıyız.
Diğer taraftan teknolojiye ve Ar-Ge’ye daha fazla önem vererek, yaygınlaştırıp, yatırım yapmalıyız.
Yüksek katma değerli üretim yapısına geçerek, eğitimli ve nitelikli bir iş gücü oluşturmalıyız.
Bütün bunlar verimliliği geliştirdiği gibi, kalıcı bir hale getirecektir.
Gelinen nokta da verimlilik bir vazgeçilmez olup, bir hedef haline getirilmelidir. 
Sonuçta büyümenin ve dünya ölçeğinde rekabetin anahtarı olan verimlilik, aslında üretkenliğin kalitesinin de bir göstergesidir.
Günümüzde gelişmiş ülkeler ülke standartlarını daha da artırmak, bulundukları ekonomik durumu korumak, geleceklerini garanti altına almak için verimlilik artışına önem vermektedir.
Verimlilik düzeylerindeki artışlar büyüme hızı, hayat standardı, enflasyon, ödemeler dengesi gibi faktörlere olumlu yönde katkıda bulunuyor.
Bunun içinde verimlilik bilincini attırarak, bir politika haline getiriyorlar.
Ülkemizde de aynı anlayış geliştirilerek, uygulanmalıdır. 
Yani sanayinin yanında verimliliği her alana yaymak kazanç getirecektir. 
Kısacası VERİMLİLİK VAZGEÇİLMEZ olmalıdır. 
Ne dersiniz sizce de öyle değil mi? 

Yorum Yazın