Faruk Başoğlu
Faruk Başoğlu

Vatanseverlik mi, Partiseverlik mi?

26 Mayıs 2021
3 dk Okuma
1 yıl önce
Vatanseverlik mi, Partiseverlik mi?

Vatan sana canım feda.. Vatan candan azizdir. Vatanı olmayanın hürriyeti yoktur, hürriyeti olmayan bir insan ise dinini bile tam yaşamaktan mahrumdur. Bizler için vatan; Kur’an’ın kök saldığıtoprak, ezanın, gökyüzüne uçuşan hür kuşlar gibi gökyüzüne haykırarak yankı bulduğu gök kubbenin altıdır. Vatan inançtır, vatan ay yıldızlı bayraktır. Vatan sadece Türkiye toprakları değildir ve bu yüzden Türkiye başka milletlere benzemez ve Türkiye Türkiye’den büyüktür. Bizim gönül coğrafyamızda yükselen çınarın gölgesine dünyanın öbür ucundaki bir mazlum gelir sığınır. Bizim gönül coğrafyamızın sınırlarını canımızı vermeye feda olduğumuz değerlerimiz çizer. Biz de böylesine geniş ve öylesine azizdir vatan. Ve vatan dedik mi akan sular durur yediden yetmişe herkes her şeyden geçer de gelir. En son 15 Temmuz’da olduğu gibi. Vatan müdafaası;  övüncümüz, varlığı ve gücüyle Allah’a hamd ettiğimiz şanlı Ordumuzun görevi gibi görünse de; dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz şekilde bize mahsus olan bir özelliğimiz, güzelliğimiz var. İş başa düştü mü kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla yaşlısıyla hepimiz bir orduyuz. Çünkü biz de “HER TÜRK ASKER DOĞAR”.

Amma velakin gelelim konunun inceldiği noktaya..

VATANSEVERLİĞE DÜŞEN GÖLGELER

Vatanseverliğe gölge mi düşermiş demeyin ve bu sözü lütfen yadırgamayın. Aslında kimse vatanseverliği üzerine toz kondurmaz; kondurmamalı da. Fakat gündelik hayatımızda karşılaştığımız olaylar karşısındaki duruşumuz veya verdiğimiz tepki; vatanımıza fayda - zarar grafiğinde bir tarafa dönüveriyor ve bizim bu tercihimiz bizim vatanseverliğimizin duygusal karşılığı olmasa da pratik karşılığı olabiliyor. Geçenlerde yolda yürürken bir tanıdığım kahırlanarak yürüyordu; meğerse bir trafik cezası yemiş ve bunun karşılığında ülkemize, vatanımıza, yöneticilere lanet üstüne lanet okuyordu.

Üzüldüm , düşündüm; "demek ki bu kişinin vatanseverliği bir trafik cezası kadarmış" demekten kendimi alamadım. Elbette her şeyi kabullenmeyeceğiz, yanlışların bıkmaz düzelticisi doğruların yılmaz savunucusu olacağız ama bunları yaparken mevcut birikimleri harcamadan, yıkmadan, kırmadan yapacağız ve taşın üstündeki taşı yıkmak yerine tuğlanın üzerine bir tuğla da biz koyarak yapacağız. Diğer türlü herkes kendini haklı görür yapıcı değil yıkıcı oluruz ve güzelim ülkemize yazık ederiz.

AKIL TUTULMASINA DİKKAT!

Vatanseverliğimizin üzerine gölge düşürmeyelim. Dikkat edelim; yoksa gölge düşer de belki farkında bile olmayız. Düşen gölgeyi bize hissettirmeyen akıl tutulmaları yaşayabiliriz. Bu akıl tutulmalarının sebepleri çoktur. Bunlar yerine göre; işlevsellikleri açısından doğru ve rahmani olarak halka ve hakka bir hizmet aracı olarak kullanıldığında insanı yücelten siyaset, grup ve cemaatler, sivil toplum örgütleri v.b sosyal kurumlardır. Bu kurumlar doğru işletilmez ise hastalıklı hale gelir, fanatiklik bulaşır, oysa bir şeyi aşırı sevme bağlanma olan fanatiklik konusuna Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellemdikkat çekerek; “Bir şeyi (aşırı) sevmen, seni kör ve sağır eder” hadisi, bir şeyi veya bir kimseyi fazla ve aşırı sevmenin, insanı sevdiği kişi hakkındaki eksiklik ve kusurlara karşı, görmez ve duymaz hale getireceğinden dolayı uyarıyor. Bu bulaşan fanatikliği ideolojik fanatiklik de desteklerse insanı yüceltmeyi bir kenara bırakın yıkıma dönüşüverir. Kendisini sorgulamayan, hatasını görüp kabul etmeyen gaflet de aynı sonucu verir, ihanetin ekmeğine yağ sürer.

Böyle olunca da kendini vatansever zanneden insanlar, o çok sevdiği vatanına kendi çapında darbe üstüne darbe indirmeye başlar. Başlar da  vatanının bekçisi olan devleti yıkılmadan hatasını görmez, Allah korusun ta ki yıkıldığında görür. Tıpkı Osmanlı devletinin yıkılış öncesinde ve sonrasında olduğu gibi.. (Devam Edecek)

Yorum Yazın