11 Haziran 2022
3 dk Okuma
3 ay önce
Ticaret Hayatımız

Kendi ve ailesinin geçimini temin etmek maksadıyla yapılan alış-verişe ticaret dendiğini hepimiz biliyoruz. Tabii olarak böyle bir davranışın da kendine mahsus bazı ilke ve kuralları bulunmaktadır. Biz Müslümanların inandığımız dinimiz olan “İslâm” dini de bu konunun bazı kuralları olduğunu bize bildirmiştir.  Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bu konuda şöyle buyrulmuştur: “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah sizi esirgeyecektir” (en-Nisâ/29).

Bundan anlaşıldığı üzere alış-verişin bir takım kuralları vardır.  Bu kralların başında gelen ise bir alış-verişte alan ve satanın ayrı ayrı bu alış-verişin gerçekleşmesinde karşılıklı rızalarının olması şarttır. Tabii ki, üzerinde alış-veriş yapılan nesnenin İslâm Dinine göre meşru bir mal olması, yani Müslümanın kullana bileceği bir mal olması şartlardan bir diğeridir. Aksi halde bu alış-veriş, Müslüman için geçerli ve dinen caiz olamaz. Aldatmak da Müslüman için caiz olmayan bir fiildir. Malın kıymetini bilmeden almak isteyen müşterinin onu değerinden fazla alması veya istediği nitelikte olmamasına rağmen, onun istediği gibi olduğu konusunda satıcının alıcıyı ikna etmesi gibi, Bu ve benzeri konular Müslüman için alış-verişi meşruluktan çıkarır.

Tabii satıcının, zarar etse bile, razı olduğu bir fiyata müşterinin satın almasında dinen bir sakınca yoktur. Meselâ satıcı o malı maddi bir sıkıntısı sebebiyle kendisine maliyetinden daha aşağı bir fiyata satabilir. Fakat satıcı, müşterinin o malı mutlaka satın alacağı noktasında bir kanaate varır da onu emsalinden daha fazla bir fiyata satarsa bu bir aldatma olur ve bu satıcı için meşru olmayan bir akittir. Yani aldığı para kendisine helâl olmaz.

Satıcılar için satın alacak kimseyi aldatmak meşru ve caiz olmadığı gibi, satın alan kimsenin de satıcıyı aldatması caiz ve meşru değildir. Bu durum bilmediklerinden veya günün şartlarından haberdar olmamaları sebebiyle de olsa durum aynıdır.

Ancak satıcılar arasında satışta rekabet caizdir. Yani satılardan biri, elindeki malı her hangi bir sebeple bir an önce satıp gitmek mecburiyetinde kalsa veya bilerek başkalarından daha ucuz fiyata satsa bundan almanın bir mahzuru yoktur.

Fakat içinde yaşadığımız sıkıntılı günlerde alış-verişlerde bir takım dalavereler döndürülmeye çalışıldığı da bir gerçektir. Bunlardan biri de geçtiğimiz günlerde bir Pazar yerinde diğerlerinden daha aşağı bir fiyatla satış yapmak isteyen bir satıcıya diğerlerinin karşı çıkması normal bir davranış olmasa gerektir. Böyle davranışlar ticari hayatta kabul edilemez davranışlardandır.

Böyle bir davranış günümüz satıcılarının sadece mal sayıp belli bir miktar para kazanmaları için yapılmış olamaz. Onların davranışlarının şüpheli olduğunun bir alâmeti olabilir. Rekabet caizdir.

Yorum Yazın