Dursun Seyis
Dursun Seyis

Tarihten İki Hikaye

08 Ağustos 2022
3 dk Okuma
1 ay önce
Tarihten İki Hikaye

Bugün size  tarihten iki hikaye aktaracağım.

Bakalım beğenecek misiniz ?

+++

Yolunacak kaz..

Padişah Mehmet veziriyle birlikte gezintiye çıkmış. Gezi sırasında bir köye gelmişler. Küçük, şirin bir evin önünde oturmuş, örgü ören bir genç kız görmüşler. Padişah Mehmet kızın yanına yaklaşıp sormuş:

– Merhaba kızım. Baban evde mi?

Kız: – Babam evde yok! Azı çok etmeye gitti.

Padişah Mehmet: – Annen evde mi?

Kız: – Annem de evde yok! O da biri iki etmeye gitti.

Padişah Mehmet: – Kızım eviniz çok güzel ama bacası eğri.

Kız: – Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter.

Padişah Mehmet: – Sana bir kaz yollasam yolar mısın?

Kız: – İzninizle en ince tüylerine kadar yolarım!

Padişah Mehmet kıza “Öyleyse selametle kal!” deyip, veziriyle tekrar yola koyulmuş.

Saraya varınca padişah Mehmet vezirine sormuş:

– Kız ile ne konuştuğumuzu anladın mı?

Vezir: – Doğruyu söylemek gerekirse anlamadım padişahım, demiş.

Padişah Mehmet: – O halde tez vakitte git öğren! Yoksa seni vezirlikten azlederim! demiş.

Vezir telaşla fırlamış. “Nasıl öğrenirim?” diye düşünürken, en iyisi ilk ağızdan bilgi almak deyip, gitmiş padişahın konuştuğu kızı bulmuş.

Vezir: – Aman kız, hanım kız!…

Biz bu gün yanımda biriyle senin yanına gelmiştik. Yanımdaki kişi senle sohbet etmişti. O sohbette konuştuklarınız ne anlama geliyordu? Onları bana bir deyiver. Dile benden ne dilersen.

Kız: – Konuştuklarımızı açıklarım ama her cevap için on altın isterim, demiş. Vezir kabul etmiş. Kız anlatmaya başlamış:

– O amca bana babamı sorduğunda “Azı çok etmeye gitti” demekle; babamın çiftçi olduğunu, tarlaya tohum ekmeye gittiğini anlatmak istedim. Vezir on altını vermiş, kız devam etmiş:

– O amca annemi sorduğunda “Annem biri iki etmeye gitti” demekle; annemin ebe olduğunu, doğum yaptırmaya gittiğini anlatmak istedim. Kız vezirden on altın daha alıp devam etmiş:

– Amca “Eviniz çok güzel ama bacası eğri” demekle; benim güzel olduğumu ama gözlerimin şaşı olduğunu söyledi. Ben de “Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter” diyerek; şaşıyım ama gözlerim iyi görür demek istedim.

Vezir kıza on altınını verip hemen atılmış:

– Peki ya “Sana bir kaz yollasam yolar mısın?” ne demek?

Kız tebessüm edip açıklamış:

– O kaz da sizsiniz, demiş. Bunları öğrenmek için bana onlarca altın verdiniz!…

İŞİTMEK BİR KABİLİYET, DİNLEMEK İSE BİR SANATTIR

+++

Bir başka ise günümüze de uygun bir gerçek hikaye daha …

Bu hikayeyi de  bir zamanlar Konya ilçelerinde müftülük yapan, A. Zeki Bıyık kardeşim göndermiş. Sizinle paylaşıyorum.

 

Yorum Yazın