Mustafa ÇAMLI

Sonuçları Nasıl Okumamalı ?

10 Nisan 2014
3 dk Okuma
8 yıl önce
Sonuçları Nasıl Okumamalı ?

Türkiye “tarihi” denen bir seçimi daha geride bıraktı.17 Aralık yolsuzluk soruşturmaları ile başlayan , dinlemeler,ses kayıtları(tapeler),suçlamalar,ayrışmalar ve tehdit düzeyine varan açıklamalarla devam eden gerginlikle girdik 30 mart mahalli seçimlerine . … Ve nihayet oylar kullanıldı,sandıklar açıldı halk iradesi tecelli etti.Halkımız yeniden ve daha güçlü bir şekilde “AK Parti” dedi.
Şu andan itibaren her platformda bu sonuçlar tartışılmaya devam edecek.Muhasebeyi sağlıklı yapabilenler önümüzdeki seçimlere dönük sağlıklı sonuçlar üretecek,yapamayanlar ise havanda su dövmeye devam edecek.
Herkes bu sonuçların ne ifade ettiğini kendince anlatmaya çalıştı.Biz de bu sonuçların nasıl okunmaması gerektiğini birkaç başlık halinde toplayalım istedik.İştetesbitlerimiz.
1-“Halk yolsuzlukları umursamamıştır .”
Evet seçimlere üç ay kadar zaman kala ortaya atılan yolsuzluk iddialarının gölgesinde gidilmiştir bu seçimlere ve bu sonuçlar alınmıştır.Ancak buradan çıkacak sonuç halkın yolsuzlukları umursamadığı değil, seçim arefesinde ortaya çıkan bu durumu seçim ayarlı bir tertip olarak değerlendirdiğidir.
Bazı yorumlarda özetle” halkın kendi ekonomik durumunu doğrudan etkilemediği sürece yolsuzluklarla ilgilenmediği “ değerlendirmeleri yapıldı.Bu değerlendirmeye katılmak mümkün değildir, seçmen bu iddiaların gerçek olup olmadığı kadar –hatta ondan daha çok- bu iddiaların seçimi etkilemeye dönük olup olmadığını dikkate almıştır.

2-“Halk yolsuzluk iddialarını sandıkta aklamıştır.”
Evet halk,genel seçim havasında girilen bu seçimlerde yolsuzluk iddialarına karşılık mevcut iktidara önemli bir destek vermiştir.Ancak bu, iddialardan aklamak olarak değerlendirilemez ,aklanma yeri sandık değil yargı olmalıdır.Eğer iktidar bu sonuçları “aklanma “ olarak okur ve iddiaların sonuçlanması konusunda ikna edici bir süreci çalıştırmazsa vatandaş bunu da not edecektir.
3-“Gerilim siyaseti sonuç vermiştir,halk gerginliğe prim vermiştir.”
Evet ister planlı ister plansız olsun,bu seçim dönemi gerginlik üzerinden yürütülmüş,bu tutumla da başarılı denecek bir sonuç alınmıştır.Ancak bu her şart altında geçerli bir doğru değildir, gerilimin her zaman kazandıracağını düşünmek yanıltıcı olacaktır.Adı üstünde gerilimdir,ne zaman ve kimi çarpacağı belli olmaz. Sürekli gererek sürekli başarı kazanılacağı düşünülmemelidir.

4-“Cemaat tükenmiştir.”
Evet cemaat ilk defa bu kadar aleni tavır almış,iktidarın dikkatinin çekilmesi gerektiği düşüncesiyle seferber olmuş,muhalefetsizlik ortamında bir muhalefet gibi çalışmış buna rağmen böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır.Ancak buradan cemaatin tükendiği,bittiği gibi bir anlam çıkarmak yanıltıcı olacaktır.Buradan bizim çıkardığımız sonuç cemaatin enerjisini doğru yere kanalize etmediği,edemediğidir.Çıkıp dolaştığında burs,kurban ve benzeri yardım toplamakta sıkıntı çekmeyen cemaat ,oy toplamaya çıktığında istediğini elde edememişse bu durum cemaatin bitip tükendiğini değil olsa olsa halktan yanlış şey istenmiş olduğunu gösterir.Türk halkı, cemaati cemaat olarak sevdi,bağrınabastı.Onu gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaptığı hizmetlerle tanıdı,elinden geldiğince katkı sağlamaya çalıştı. Buna karşılık aynı halk ,(kendilerince haklı görülebilecek gerekçelerle yola çıkmış bile olsalar) cemaatin bu kadar politik bir kimlikle karşısına dikilmesini ve bunu kendinden bildiği bir başbakana karşı yapmasını anlamlandıramadı.
4-“Halk yapılanlara tepki gösterdi,bu sonuç ortaya çıktı. “
Evet ,ortaya çıkan sonuçta başka faktörler kadar siyaset dışı dizayn çabalarına duyulan tepki de belirleyici olmuştur. Bu seçimlerde AK Parti’ye oy vermeyi düşünmeyen bazı tanıdıklarımızın tepki sonucu yeniden AK Parti’ye yönelmelerini buna örnek olarak verebiliriz. Ancak bu sonucu sadece tepkiye indirgemek hem halkın mesajını hem de AK Parti’yi hafife almak olur.Onbeş ay öncesinden mahalli seçimlere hazırlanmaya başlayan,her il için ayrı ayrı tanıtım kitapları ,CD ve broşürleri hazırlayan, bunları adaylarıyla paylaşan bir partiden söz ediyoruz.Hiçbir muhalefet partisinin yapmadığı kadar seçime hazırlanan bir partiden bahsediyoruz ve buna karşılık sadece yolsuzluk iddiaları ile meydanlara çıkan bir muhalefetten… Evet tepki doğru,gerilimin işe yaradığı doğru ama çalışmanın payını da unutmamak gerek.Ortalık gerilmeseydi ne olurdu tam olarak bilemeyiz ama bilinmesi gereken, çalışanın emeğinin karşılığını mutlaka göreceğidir.
Şimdilik bu kadarla yetinmek ve genel bir değerlendirme olarak söylemek gerekirse AK Parti seçim istatistiklerini alt üst edecek bir başarı sağlamıştır.Bu hem AK Parti hem de Sayın Başbakan açısından zirvedir.Ak Parti açısından önemli bir başka husus Türkiye’nin tamamında var olmasıdır.Birinci olmadığı illerde de ikinci konumdadır.Bunun sonraki seçimler açısından da önemli olduğu muhakkaktır.
Halk kendinden başka siyaset tanzim edici tanımadığını,sivil iradeyi hizaya getirme çalışmalarını kabul etmeyeceğini göstermiştir.Bu sonuçlardan herkesin gerekli dersi çıkarması gereklidir.
Bundan sonrasında Ak Parti’ye ve Sayın Başbakan’a düşen ise gerilimi düşürmek olmalıdır. Varsa suç işleyenler, bunlarla elbette hukuk içerisinde kalınarak mücadele edilmeli,bunlar yapılırken toptancı yaklaşımlardan uzak durulmalı,insanların hukuka olan inancı sarsılmamalıdır.En nihayetinde bu iş cadı avına dönüştürülmemeli,insanlar yarınından şüphe duyar hale sokulmamalıdır. Öte yandan aynı hassasiyet yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmesi konusunda da sergilenmelidir.Ak Parti’ye oy veren seçmen yolsuzluk iddialarına sonsuza kadar kulaklarını tıkamayacaktır.


 

Yorum Yazın