Kerim Küçüksarı
Kerim Küçüksarı

Siyasetin Çöplüğü

11 Kasım 2021
3 dk Okuma
10 ay önce
Siyasetin Çöplüğü

Seçimler yaklaştıkça siyasi partiler adet olduğu üzere Anadolu şehirlerini ziyaret etmeye başladılar.

Kalabalık heyetler halinde hareket ediyorlar ki “güçleri” görülsün, halkın “rızası” alınsın, “meşruiyetlerine” zemin hazırlanasın.

Halkın desteğini almak ve meşru bir siyaset yürütmek demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini özümsemekle olur. Yönetim ve adalet anlayışını ortaya koyarak halkın, şairlerin ve yazarların bu anlayışı benimsemesiyle ve bu anlayıştan sitayişle söz etmesiyle olur.

Çelişkilerle, tutarsızlıklarla ve “yalanla” halkın gönlü kazanılmaz. Sporu siyasete alet etmekle de olmaz, bir şehit yakınına galiz küfürler etmekle de olmaz.

Konuyu biraz daha açarsak;

Meclise Suriye ve Irak tezkeresi getirildiğinde “tezkereye dayanarak yabancı asker getirecekler, kim bu yabancı askerler?” diyerek tezkereye karşı çıkacaksın, diğer tarafta “kandili yerle yeksan edeceğim” diyeceksin. Bu söylemlerin hangisi doğru?

Sonra kalkıp ülkenin iklim değişikliğini bahane ederek, yaşanan “büyükelçi krizinin” hemen ardından ülkenin egemenlik haklarını hiçe sayarak büyükelçilere mektup göndereceksin. CHP Genel Başkanı Kılıçtaroğlu’nun bu çelişkili davranış tarzı halk nezdinde ciddi bir “meşruiyet” sorunu yaşadığının alametidir.

Diğer tarafta bir şehit yakının “bacısına” galiz ve aşağılık küfür eden İYİ Partili Lütfi Türkkan.

İttifak parti liderleri ve sözcüleri yaşanan küfür olayını oldukça hafife alan, masum göstererek unutturmaya çalışan açıklamalar yaptılar. Bu küfürbaz adam madem kendine hâkim olamayacaktı niçin şehit yakının boğazına sarılarak uzaklaştırmaya çalıştı. Bıraksaydı başka biri uzaklaştırsaydı alandan!

Bu küfür olayı basit bir mevzu değildir. İnsan haysiyetinin ve onurunun ne demek olduğunu bilmeyen, hastalıklı bir ruh halinin dışa yansımasıdır. Bir anlayışın dışa vurulmasıdır. Bu tip insanların TBMM çatısı altında bir gün dahi tutulmaması gerekir.

Amaca giden yolda “namus” nedir bilmeyen bu kişinin, çirkinlikleri savunan ve masum göstermeye çalışan siyasi partilerin bu millete verebileceği ne vardır?

Milletinin namusuna hassasiyeti olmayanın, ülkenin mahremiyetine saygısı olur mu?

Bu ve buna benzer “hastalıklı ruh yapısına sahip olan kişiler” ve kümelendiği siyasi yapılar bir gün “siyasetin çöplüğüne” atılmaya mahkûmdur.

Millet daha dikkatli olmalıdır

Türkiye bir taraftan 2023 seçimlerine hazırlanırken, diğer tarafta Fırat’ın doğusunu ve batısını terör unsurlarından temizlemek için çalıştığı konuşuluyor. Terör destekçisi ülkeler Türkiye’nin bu operasyonuna karşı çıkarken Türkiye’ye verdikleri taahhütleri de yerine getirmiyor. Devletimiz tarafından da milli güvenliğimizi tehdit eden her konuda sağlam adımlar çekinilmeden atılıyor.

Ülkemizin geleceği açısından 2023 seçimleri bir dönüm noktası olacaktır. Bu sebeple ülkemizin kaderi sorumsuz davranışlar sergileyen, üç beş politikacının “gayri meşru” emellerine bırakılamaz.

Yorum Yazın