Kerim Toslak
Kerim Toslak

Şirince ve Şiirce

02 Nisan 2022
3 dk Okuma
5 ay önce
Şirince ve Şiirce

ŞİRİNCE

Çifte Standart Ahlâkı

Sosyal hayatta insan ilişkilerini düzenleyen yazılı ve yazılı olmayan kurallarımız vardır. Yazılı kurallar hukuk kuralları yazılı olmayan kurallar da ahlâk kuralları örf ve adetler olarak ifade edilebilir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) kendisinin "Güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildiğini" ifade ederken aslında İslam Dininin nihai hedefinin de  güzel ahlâklı bireylerden oluşan ahlaklı bir toplum inşâ etmek olduğudur.

Ahlâkın temeli de dürüst ve ilkeli davranış biçimidir. Menfaatine ve işine geldiği duruma göre fikir değiştirmek ahlâklı bir davranış değildir. Alırken de satarken de aynı ölçüyle ölçebilmek erdemini gösterebilmektir, ahlâkî davranış.

İyi bir Müslümanın hayatında çifte standardın yeri olmaz. Her ortamda ve her durumda aynı olaylar karşısında aynı tavrı koyabilmektir Müslümanca tavır, ahlâkî davranış. Benim akrabam, benim kardeşim, benim köylüm, benim dindaşım, benim partimden, benim meşrebimden anlayışıyla hakikat ölçüsünden ayrılmanın vebali de büyüktür. Hele hele iş kul hakkına da giriyorsa telafisi çok zor bir vebaldir.

Menfaâtine göre ilke ve tavır değiştiren insanların ahlâkı olmaz. Onların ahlâkı çıkarlarıdır. Müslümanın, vicdan terazisi benzer durumlarda hep aynı tartması gerekir.

Nasrettin Hoca Merhum'a mal edilen bir çok hikâye vardır. Bunların hangisi Hoca'ya ait hangisi O'na mal edilmiş bilemeyiz. Çoğu ince bir espriyle güldürür düşündür ve ders verir.  Aşağıda hepimizin bildiği bir fıkrasını konuyla alâkasından hareketle şiirleştirerek şiirce arz ediyoruz.

ŞİİRCE

DOĞURAN KAZAN

Nasrettin Hoca Merhum'a kazan lâzım olur .

Sorar etrafa komşusunun  birinde bulur.

İster komşudan, komşu lafı evirir çevirir Sonuçta kıramaz Hocayı  kazanı verir,

Verir vermesine de lakin üstüne vebali,

Birazcık isteksizdir, yansır yüzüne hali.

Hoca alır kazanı kullanır, bitince işi

Yıkar paklar tertemiz gözetmez üçü beşi

En iyisinden içine koyar bir tencere

Götürür verir emaneti aldığı yere.

Komşu alır kazanı şaşırır hayret eder.

-"Hoca içindeki tencere neyin nesi?" der.

-"Yok şaşılacak bir şey doğurdu senin kazan.

Ne var ki bunda? Kazan işte, doğurur bazen."

Deyince hoca, inanır komşu, kapanır konu.

Böylece öğrenmiş olur kazanın doğurduğunu

 

Bir süre sonra yine kazan lazım olunca

İstemek için gider aynı komşuya Hoca

Komşusu verir seve seve kazanı hemen.

Memnun olur Hoca'nın kazan istemesinden.

 

Günler haftalar geçer gelmez kazan geriye.

İstemeye gider komşu,  Hoca unuttu diye.

-"Hoca işi bittiyse bizim kazanı geri ver"

Hoca pişkince; "Komşu kazan sizlere ömür" der.

- "Ya hu ilahi Hoca böyle şey hiç olur mu?"

Kafa mı buluyorsun sen, kazan hiç ölür mü?"

Deyince Hoca taşı hemen koyar gediğine.

-"Bre doğurduğuna inanırsın da niye inanmazsın öldüğüne."

Gölbaşı / Ankara

Yorum Yazın