Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Şa’ban Ayı’nın Hatırlattıkları

05 Mart 2022
3 dk Okuma
6 ay önce
Şa’ban Ayı’nın Hatırlattıkları

Bir önceki yazımızda üç aylardan ve bu ayları özel kılan ibadetlerden bahsetmiştik. Bilindiği gibi bu aylardan birincisi Recep ayı idi. İkincisi de Şa’ban ayıdır. Bu ayın girmiş olması, aynı zamanda kendisinden sonra gelecek olan ve hicri takvime göre yılın dokuzuncu ayı bulunan Ramazan ayının da yaklaşmakta olduğunun habercisi olmasıdır.

Recep, Şa’ban ve Ramazan ayları dinimizce kutsal sayılan ve içlerinde kutsal gün ve geceleri de barındıran aylardır. Bundan dolayı da özel olarak, ‘üç aylar’ diye anılan aylardır. Bunlardan birincisi, ‘Recep’ ayı, ikincisi de ‘Şa’ban’ ayıdır. Dolayısıyla ay takvimine göre, Şa’ban ayı yılın sekizinci ayı olmaktadır.

Şa’ban ayı ise yılın dokuzuncu ayı olan Ramazan’ın da hebercisi olmaktadır. Bu aylar ay takvimine göre yılın yedi, sekiz ve dokuzuncu aylarıdır. Şaban ayı yılın sekizinci ayı olduğuna göre, dolayısıyla yılın dokuzuncu ayı olan Ramazan ayının yaklaştığını da haber veren bir ay olmaktadır. Bu ayların özellikleri içlerinde dinimizce kutsal sayılan ve Müslümanlarca kutlanan geceleri de barındırır olmasıdır.

Nitekim geçen Recep ayı bize ‘Mi’raç olayı’nı hatırlatıp haber vermişti ve dini kutlamalarını da yapmış ve ibadetlerimizi de hatırlamıştık. Recep ayından sonra ulaştığımız Şa’ban ayı da bir taraftan Ramazan ayına yaklaşmakta olduğumuzu haber verirken diğer taraftan da dinimizin emrettiği ve o günlerde oruç tutmakla mükellef kıldığı Ramazan ayının ve orucunun yaklaştığı günlere geldiğimizi haber vermektedir. Yani bizi manen oruç tutmakta olduğumuz Ramazan ayını karşılamaya ve günlerimiz ona göre yaşamaya davet etmektedir.

Bilindiği gibi günümüzde kullanmakta olduğumuz takvimler dünyanın güneş etrafında dönerek turunu tamamladığı gün sayısı esas alınarak düzenlenen bir takvim, ay takvimi de ayın dünya etrafında dönerek tamamladığı günlerin habercisidir. Dünya güneşin etrafında dönüşünü 365 gün, altı saatte tamamlayarak bir yılı oluşturmaktadır. Altı saatlik fazlalık ise dört yılda bir gün etmekte ve bu gün de dört yılda bir şubat ayına eklenmek suretiylr değerlendirilmektedir.

Bundan dolayı da ayın oluşturduğu takvime ‘ay takvimi’, güneşin oluşturduğu takvime de ‘güneş takvimi’ denmektedir.

Günümüzde her ne kadar güneş takvimini kullanmakta olsak da Allah’a karşı yapmakla sorumlu tutulduğumuz ibadetlerin zamanları da Hz. Peygamber as. Efendimizin döneminde kullanılmakta olan ay takvimine göre belirlenmiştir. Bu sebeple de günümüzde biz Müslümanlar, dünyevi işlerimizi görüp yerine getirirken ibadetlerimizin zamanını da ay takvimine yani ‘Kamerî Takvim’e göre belirlemekteyiz.

Buna göre ay takviminin sekizinci ayı olan Şa’ban ayının ilk gününü dün idrak etmiş bulunuyoruz. Bu ay bizim özel ibadet günlerimizi barındıran Ramazan ayına da yaklaştığımızın habercisidir. Bu sebeple kendimizi yoklamamız ve hangi durumda olduğumuzdan haberdar olmamız gereken günleri yaşamaktayız.

Recep ayı Mîraç ve Regaib kandillerini kutlama zamanını bildirirken, Ramazan ayı da üzerimize farz olan oruç ibadetini yerine getirmemizin zamanının geldiğini bildirmektedir.

Tek cümle ile söyleyecek olursak içinde yaşadığımız günlerin nasıl günler olduğunun idraki içinde olmalıyız.

Yorum Yazın