Mehmet Kaçar
Mehmet Kaçar

Ramazan’da zekât paketleri teamüle uymuyor!

06 Nisan 2022
3 dk Okuma
5 ay önce
Ramazan’da zekât paketleri teamüle uymuyor!

Zekâtın sadece Allah(cc)’ın emri olduğu için ifası gereken ve samimi bir niyeti gerektiren ibadet yönünün yanı sıra bireyde ve toplumda dini ve ahlaki değerleri yücelten sosyal(içtimai) yapıyı güçlendiren, ekonomik hayata canlılık getiren, Ramazan ayı boyunca piyasalarda sıcak para akışını canlı tutan, toplum ve fert açısından birçok yararı bulunan bir ibadet şeklidir.

Zekât, Kur’an-ı Kerim’in ifadesi ile fakirin hakkıdır, onu vermek “tahir” ve “tezkiye” yi (et-Tevbe 9/103), kişinin maddi ve manevi varlığını temizleme ve arıtmayı sağlar.

Zengini cimrilik hastalığından, aşırı mal hırsından kurtarır; ona cömertlik ve kendi alın terinden bir pay verebilme, verilen nimete yine kendi cinsinden şükretme hasleti kazandırır.

Toplumda sosyal dayanışmayı(adaleti) güçlendirir, devletin ulaşamadığı ihtiyaç sahiplerine uzanarak kardeşlik duygularını besler, fakiri ve onun onurunu incitmeden himayesine alır, sermayenin âtıl kalması yerine yatırıma yönelmesini sağlar.

Bir millet, toplum veya şehir, sevgi ve saygı ile birbirleri ile sadece zekât ibadeti aracılığı ile bile kaynaşabilir. Sevip, sayıp saygı duyan toplumlar veya şehirlerde ayrı meskenler olarak kurulan siteler, yardımlaşmayı ön plana çıkarırlar.

 İnsanlar, kendi aralarında tesis ettikleri adaletle, davranışlarla toplum olup, birlikte yaşarlar. İnsanın tabiatı bunu gerektirir. Dürüst ve Allah için hak hukuk için çalışıp yardımlaşırlarsa ayakta kalırlar.

O halde, fitre, zekât, sadaka gibi yardımlaşma çeşitlerini kendi menfaatlerimiz için değil de, sadece Allah(cc)’ın rızası için yapmaya gayret etmeliyiz.

Her yıl Ramazan ayı gelince insanlarımız,  gerek zekât, gerek fitre gibi toplumsal yardımlaşma konularında daha bir hassas davranmayı yeğlerler.

Son yıllarda insanlar arasında revaç bulan konulardan biriside zekât olarak hazırlattırılan Ramazan kolileri ve şehirlerde kurulan iftar çadırlarında verilen iftar yemekleri olmuştur.

Ramazan kolileri ve iftar yemeklerine zekât olarak niyet etmek dinen geçerli olur mu?

Ramazan ayında özellikle, şehir denilen meskun mahallerde çeşitli iftar çadırları kurularak, buralarda binlerce insana iftar yemeği verilmektedir. Hatta oruç tutmayanlar dahi bu yemekhanelerde yemek yemeye devam etmektedirler. Yani bu yemeklerden faydalanmaktadırlar ve bu sosyal dokuyu Şehirlerde kurulan iftar çadırlarında verilen iftar yemekleri zekât yerine geçmez. İftar yemekleri fakir ve fukaraya yardım olarak (sadaka) olarak verilir. Bu yardım cinsinin Ramazanda olması, sevabının kat kat artmasına vesile olur. Hatta fazla yemeklerden ihtiyaç sahiplerine sahur yemekleri de verilmelidir. Zekât ve fitrelerimiz gıda olarak verilebildiği gibi nakit olarak da verilebilir. İşte bu ibadet şeklini yerine getirmek için Müslümanlar Ramazan ayında zekât kolileri hazırlatırlar. Bu kolileri hazırlatıp Fakat günümüzde zekâta ihtiyacı olan bireylerin çok değişik ihtiyaçları bulunmaktadır. Hanımı, kızı ve oğlu ihtiyacı olan çamaşır, yiyecek veya diğer şeyleri alacaklardır. Yahut da ödeyemedikleri faturaları varsa öncelikle onları ödeyeceklerdir. Mesela ihtiyaç sahibi bir ailenin evine, herkes koli getirdiği için her biri 50 tl olan 50 koli gıda malzemesi birikiyor. Bunların bir kısmını satsa yarı fiyatını dahi alamıyor. Ayrıca bu koliler hazırlanırken, tarihi geçmiş veya son kullanma tarihinin sonu yaklaşmış kuru gıdalarla koliler dolduruluyor. Sabun, temizlik malzemesi, elbise, yağ , et mamulleri vs. gibi malzemeler bulunmuyor. Ödenecek faturalar bulunmuyor. Çocuğunun okul giderleri bulunmuyor. Yani anlayacağınız çoğu zaman zekât veren de alanda bu yollarla kandırılmış oluyorlar.

Zekâtımızın, sadakamızın en doğru şekilde ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının karşılanması için bizim kanaatimize göre nakdi şekilde zekâtın verilmesi daha uygundur. Çünkü herkes kendi ihtiyacını bilir ve bu nakitle karşılar.

Firmalar tarafından yapılacak olan yardım ve bağışların zekâta mahsup edilebilmesi için bağışların:

a-Zekât niyeti ile verilmesi, b-Yardım yapılanların zekât alması caiz olan kimselerden olması, c-Eğer firma bir şirketse, ortakların zekât verme konusunda yöneticilere vekâlet vermesi, d-Yapılacak yardımın, sözleşme gereği verilmesi gereken promosyon vb. ödeme kalemlerinden olması gerekir.

Fi Emanillah!

Yorum Yazın