Mevlüt KARABAYIR

Özel güvenlik mi yoksa...?

27 Mayıs 2013
3 dk Okuma
9 yıl önce
Özel güvenlik mi yoksa...?

Yüksek hızlı tren seferlerinin Konya-Eskişehir arasında başlamasıyla birlikte, Ulaştırma Bakanlığının cazip olan bilet fiyatları uygulamasını da öne sürerek, oğlum Ahmet Süvari’nin yaptığı Eskişehir gezi teklifini eşimle beraber geri çeviremedik. Sabahın ilk seferi olan 06:00 treni ile çıktığımız hızlı tren yolculuğu, Eskişehir’e 07:45’te varmamızla birlikte son buldu. Bu şehre ilk defa gelmemizin heyecanı ile birlikte uğradığımız ilk mekân ise, Eskişehir Büyükşehir Belediyesince yaptırılan Kent Park'a oldu. Konumuz bu değil ama Eskişehir Belediye Başkanı’na çok teşekkür ediyorum. Eskişehir gezisinde beklentilerimin çok da üzerinde, halka yapılmış takdire şayan hizmetler gördüm. Gidip de görmeyen Konyalı hemşerilerime tavsiye ederim. Gezip görsünler, park nasıl yapılırmış. Bilim, kültür, sanat, turizm, eğlence. Hayal değil gerçek. ‘’Bu kadar güzel bir park çalışması olur mu? ’’ dedirtir insana. Parka girişimizle birlikte, her yerde olduğu gibi, bizi karşılayan özel güvenlik görevlileri oldu. Sabahın ilk saatlerinin sakinliğinden de faydalanarak özel güvenlikle kısa bir tanışma sohbeti yaptık. Kendisine Konya’dan yüksek hızlı trenle geldiğimizi, çok güzel bir imkân olduğunu, o günün fiyatı ile bu imkândan kendilerinin de faydalanarak Mevlana diyarı Konya’yı ziyaret etmeleri noktasında tavsiyede bulundum. İnsan olarak aldığım cevap beni gerçekten üzmüştü. “Beyefendi biz gelemeyiz. Çünkü çalışma şartlarımız buna imkân vermiyor.” Gezi dolayısı ile örnek Eskişehir’den oldu ama diğer illerimizde de durum maalesef aynı. Hangi ile gitseniz, özel güvenlikçilerin çalışma şartları iyi değil. Özel Güvenlikçiler mutsuz, huzursuz, mesleklerinden memnun değiller. Memnuniyet olmayınca da tabi, hizmet kalitesi de kimseyi tatmin etmiyor. Son zamanlarda problemler artınca açıklamalar birbiri ardına geliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığı, çoğu asgari ücretle çalışan ve iş güvencesi bulunmayan özel güvenlik görevlilerinin haklarını iyileştirmek düşüncesi ile Özel Güvenlik Hizmetlerine dair kanununda değişiklik yapılması için çalışma başlattıklarını söylüyor.
Başbakanımız Tayyip Erdoğan, son günlerde futbolda yaşanan şiddetin anımsatılması üzerine, statlardan ve üniversiteden özel güvenliğin çıkartılacağını çünkü danışıklı dövüşün olduğunu ifade ediyor. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay; üniversitelerimizde özel güvenlik yerine polislerimizin görev yapması gibi stadyumlarımız için de aynı şekilde bir düşüncelerinin olduğunu ifade ederek, birilerinin üniversite hayatını karıştırmasına meydan vermeyeceklerini söylüyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç da; stadyumlarda ve üniversite kampüslerinde yaşanan olaylarla ilgili olarak, özel güvenlik birimlerinin huzuru yeterince ve olması gereken biçimde sağlamakta zorluk çektiğini dile getiriyor.
İçişleri Bakanı Muammer Güler; Başbakan Erdoğan’ın Bakanlar Kurulunda talimat verdiğini, sadece koruma görevi ile sorumlu, polis koruma memurlarının alınacağını ve bu konuyla ilgili yasal hazırlıkların başlatıldığını ifade ederek yılsonuna kadar yasayı çıkartacaklarını, yeni çalışma sonunda “Stat ve üniversiteleri bu koruma memurları koruyacak” şeklinde açıklamalarda bulunuyor.
Bu açıklamaların sonunda da; bazı sosyal alanlarda özel eğitimli polislerin asayişi sağlamada daha nitelikli görev yapabilecekleri konusunda fikir birliğinin oluştuğu anlaşılmaktadır. Söylenenler ve yazılanlar doğru ama çözüm bu şekilde mi olmalı? Bunları gerçekleştirerek özel güvenlik sertifikası için paralar harcamış, bu uğurda zaman ayırmış, uzun emekler vermiş insanlar bir defa daha mı hayal kırıklığına uğratılacaklar. Stadyumlardaki ve üniversitelerdeki koruma işinin özel güvenlik şirketlerinden alınıp polise devredilmesiyle 25 bin güvenlikçi işinden olacak. Her yerde olduğu gibi bedeli yine çalışanlar ödemek zorunda kalacak. Tüm meslek dallarında olduğu gibi özel güvenlikte de denetimi sağlayabilsek. Tüm Özel Güvenlik Dernekleri Federasyonu Başkanı; sorunları değil, çözümlerde ısrar ederek, etkin denetimlerin yapılmasını sağlayabilse, bugün başarısızlıklar değil özel güvenliğin başarıları konuşulurdu.
Önce bir düşünelim özel güvenlik niye başarısız.
Asgari ücrete mahkûm şekilde, yıllarca çalışmak zorundalar.
Fazla çalışma ve resmi genel tatili ücretlerini almadan çalışmak zorunda kalıyorlar.
Çalışma süreleri çok uzun. On iki saat asgari ücret karşılığında çalışıyorlar.
Yasal olarak kullanmaları gereken izinlerini dahi kullanamıyorlar.
Haftalık dilenme izin ürelerini kullanamıyorlar.
Pinpon topu gibi ihaleden ihaleye atılıyorlar. İş güvenceleri yok.
Özlük hakları çok zayıftır. Birçoğuna AGİ bile ödenmiyor.
İtibarları tüketilmiş. Bekârlar evlenmekte zorlanıyor.
Kaderlerine terkedilmişler. Çalışma şartları denetlenmiyor.
Moral, motivasyon, mesleki heyecanları yok edilmiş.
Başarılı olmaları için yeterli destek bulamamışlardır.
Ne dersiniz ülkemizde bu çalışma şekline? Özel güvenlik mi? Yoksa ne demeliyiz. 

Yorum Yazın