Dursun Seyis
Dursun Seyis

Orman Yangınları

09 Eylül 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
Orman Yangınları

Henüz daha yaz bitmedi.

Biraz olsun düşen sıcaklıklarla  serinledik, nefes aldık ama, yine de hava sıcaklıklarının yükseleceği bildiriliyor.

Her yaz aylarında olduğu gibi  bu yazda çok sayıda ülkemizde orman yangınları çık. İmkanlar ile sınırlı ve çok zor söndürülen orman yangınları yapıldı ama, son günlerde yine birkaç yerde Orman yangınlarını görmekteyiz.

Akdeniz’de Bodrum ve Marmaris’teki orman yangınları yüreğimizi dağladı. Günlerce süren  bu yangınlarda büyük miktarda ormanımızı ve canlılarımızı kaybettik.

Mersin’de birkaç gündür devam eden ve  söndürme çalışmaları yapılırken, yine Alanya’da dün sabah bir başka bölgede orman yangını çıktı veya çıkartıldı.

Önce şunu belirtelim. Özellikle bu bölgelere ve Türkiye’nin her yeri için ciddi, güçlü bir kontrol mekanizması kurulmalı, Orman yangınları için  araç parkı, yangın söndürme helikopterleri, gece görecek şekilde güçlendirilip, teyakkuz halinde  durmalı.  En küçük bir yangında bile hemen buralara hareket edilerek  yangın büyümeden söndürülmelidir.

Bu işin maddi yönü tabi ki…

Birde diğer tarafına bakalım.

Herhalde  bu orman yangınları dururken kendiliğinden çıkmamaktadır. Olsa bile  bence binde bir olabilir. Vatandaş olarak bunu gördüğümüz zaman hemen ilgili yerlere yıldırım hızı ile haber verilmelidir.

Yine belirtmek gerekir ki, ormanlık bölgelerden araçlarla yolculuk yapanlar, yada piknik alanında  ateş yakanlar mutlaka, ama mutlaka dikkat etmeli, yanan sigarayı  atmamalı,  piknik alanlarındaki yakılan ateşler mutlaka  çok dikkatlice söndürülmelidir.

Birde işin başka yönü var.

Bu ormanları  hangi mahlukat yakıyor acaba ?

Hz. Peygamberimizin  bir sözü neydi ?

Kıyamet gününde  elinizde bir fidan varsa dikiniz.

Buna inanan, bunu bilen var mı acaba?

Ormanı yakanları, izinsiz ağaç kesenleri en ağır şekilde cezalandırmak gerekir. Lafla değil, ciddi icraat gereklidir.

Orman, ağaç bizim doğumuzdan, mezara kadar ihtiyacımız olan Allah’ın verdiği bir nimettir.

Milli zenginliğimizdir.

Ağaçlar, ormanlar sayesinde yaşamımız için oksijen alıyoruz.

Bu ormanları yakanları da yakalayıp,  bu dünyada ateşe vermek gerekir.

Bunlara insan demek bile yanlış olur.

Çünkü insan olan insan, Allah korkusu olan kimse ormanları yakamaz.

Yakılan ormanlar sadece ağaç yakmakla kalmıyor. Dilsiz, damaksız binlerce tür canlı da yakılarak yok olmaktadır.

Bunu nasıl yaparsınız ?

Orman yakanlarda vicdan, inanış, Allah korkusu yoktur. Yolculuklarım sırasında Orman bölgesinden g3eçernken duyduğum mutluluk, güzellik karşısında gözlerim yaşarır.  Ormanı ağacı korumak ise hepimizin borcudur, görevidir.

Yazımı Nazım Hikmet’in anlamlı bir şiiri ile bitireyim.

Nasıl anlatılır ki!

Dokunmak değil benimkisi...

Günde on saniye yüzünü görsem de yeter,

Tenime dokun istemiyorum,

Yüreğimden tut mesela!

Bir şarkının içinden söyle cümlelerini,

Hayalin dibimde bitsin,

Elimi tut dokun demiyorum,

Elimi tut hissedeyim yüreğini!

Konuşalım saatlerce olmasa bile,

Dakikalarca gözlerinde buluşsam yeter diyorum!

Sesini duymasam da olur,

Yüreğinden konuş mesela!

Biz olunca zaman dursun,

Hayat dursunn,

O an sadece bizde yaşam olsun istiyorum!

Çok değil seni yanımda değil,

Canımda istiyorum!

Yorum Yazın