Zafer KARAKUŞ
Zafer KARAKUŞ

Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi Üzerine-1

05 Ekim 2021
3 dk Okuma
11 ay önce
Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi Üzerine-1

20'nci Milli Eğitim Şurası’nda ele alınacak konulardan birisi de 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi' konusu olacak.

 Öğretmenlik, 13 Mart 1924 tarihinde TBMM’nde kabul edilen Orta Tedrisat Muallimleri Kanunu’nda “devletin umumi hizmetlerinden talim ve terbiye vazifesini üzerine alan, müstakil sınıf ve derecelere ayrılan bir meslektir” şeklinde, 14 Haziran 1973 tarihinde yürürlüğe giren 1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu da ise “Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği” şeklinde tanımlanan bir meslektir.  Bu kadar zaman geçmesine rağmen bir meslek odasına sahip olmayan öğretmenlik mesleğinin tam bir tanımlaması yapılmamışken, toplumumuzda  “bir gönül işi olarak” görülmüş ve peygamber mesleği olarak ta yüceltilmiştir.

Genel bir çerçevesi henüz tam olarak çizilmemiş olan  bu mesleğin zaman içerisinde para kazanılan bir işten öteye anlam taşımaz hale doğru evirilmesi  ile  'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi'   sorunsalı olarak ele alınıp tekrar irdelenecek olması sevindirici. 19. Millî Eğitim Şûrası Kararları içerisinde alınan kararlar arasında “Öğretmen Niteliğinin Artırılması” başlığı altında Öğretmen Aday Adaylarının Niteliği ve Seçimi, Öğretmen Eğitiminde Hizmet Öncesi Eğitimin Niteliği, Öğretmen Aday Adaylarının Mesleğe Seçimi, Öğretmen Adaylarının Yetiştirilmesi, Öğretmenlik Mesleğinin Toplumsal Statüsü “ konuları ile ilgili kararlar alınmıştı. Özellikle  “Öğretmen Eğitiminde Hizmet Öncesi Eğitimin Niteliği “ başlığı altında  'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi' açısından alınan kararları tekrar hatırlayalım:

1. Öğretmenlik mesleğine akademik/sosyal/psikolojik açıdan uygun olmayan öğrencilere, diğer fakülte ve bölümlere yatay ve dikey geçiş imkânları sunulması,

2.Öğretmen yetiştirmeye yönelik öğretim programlarında uygulama derslerinin oranının %50’ye yaklaştırılması,

3. Öğretmen yetiştirme sürecinde okullarda yapılacak çalışmaların önemine istinaden daha etkili yürütülmesi için fakülte-okul işbirliği sürecine işlerlik kazandırılması,

4. Eğitim fakültesi dışında öğretmenlik atamasına kaynaklık teşkil eden lisans programlarından mezun olanlara uygulanacak öğretmen yetiştirme programlarının uygulamalı ağırlıklı ve en az iki yıllık olacak şekilde yeniden düzenlenmesi,

5. Eğitim fakültesi dışında öğretmenlik atamasına kaynaklık teşkil eden lisans programlarında öğrenimlerine devam eden öğrencilere, MEB’in ihtiyaçları ve YÖK’ün belirleyeceği ölçütler doğrultusunda eğitim fakültelerince ‘öğretmenlik meslek bilgisi’ derslerinin sunulması,

6. Eğitim fakültelerinde öğrenci kontenjanları azaltılarak öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayıları, dünya ölçütlerinin göz önüne alınarak yeniden düzenlenmesi,

7. Eğitim fakültelerindeki öğretim elemanlarının öğretmen eğitimi konusunda yeterliklerinin yükseltilmesi konusunda tedbirler alınması,

8. Öğretmen yetiştiren kurumların akademik ve örgütsel teşkilatlanması ile programlarının on iki yıllık zorunlu eğitim sistemi doğrultusunda ve ulusal/uluslararası akreditasyon modellerine dayalı olarak yeniden yapılandırılması,

9. Alanında deneyimli ve başarılı öğretmenlerden yükseköğretim kurumlarının öğretmen yetiştiren kurumlarında özellikle uygulama gerektiren ders/konularda yararlanılması ve bunlarla işbirliği yapılması,

10. MEB’in geliştirdiği genel öğretmen yeterlilikleri ve özel alan yeterliklerinin, tüm paydaşların geri bildirimleri ve teknolojik pedagojik alan bilgisi de dikkate alınarak güncellenmesi ve hâlen yeterlikleri geliştirilmemiş alanlar için de ivedi olarak çalışmalara başlanması,

11. Eğitim fakültelerinde uygulanmakta olan öğretim programlarının, MEB ile birlikte geliştirilen öğretmen yeterlikleri doğrultusunda, Yüksek Öğretim Kurulu ve Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu’nun koordinasyonunda yeniden yapılandırılması,

12. Başta eğitim fakülteleri olmak üzere tüm öğretim kademelerine yönelik öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarında, mesleki yeterliğe ilişkin dersler dışında, ‘müfredat dışı etkinlikler’ olarak tanımlanabilecek sanat, spor, müzik ve kültür temalı, etkinlik merkezli seçmeli genel kültür derslerinin konulması;

13. Başta eğitim fakülteleri olmak üzere öğretmen yetiştiren diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden öğrenci sayıları ve bu kurumların kapasitesi ile ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı düşünüldüğünde yeni eğitim fakültesi ve var olan eğitim fakültelerinde yeni programlar dikkate alınarak açılmaması;

14. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Fatih Projesi’yle birlikte okullarda kurduğu/kuracağı teknolojilerin öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarında kurulması ve öğretmen aday adaylarına bu teknolojilere ilişkin temel bilgi ve becerilerin kazandırılması

15. Öğretim elemanı yetiştirmek üzere mevcut olan yurt içi ve yurt dışı doktora ve araştırma burslarının ihtiyaç duyulan öncelikli alanlarda çeşitlendirilmesi, artırılması ve özellikle yurt dışı lisansüstü programlara seçilen bursiyerlerin görevlendirilecek ilgili yükseköğretim kurumlarıyla iletişimi ve koordinasyonunun sağlanması

16. Yükseköğretim kurumlarının üç temel işlevinden biri olan “toplumsal katkı” bağlamında, öğretim üyelerinin başta mesleki gelişim etkinlikleri olmak üzere, Millî Eğitim Bakanlığı’nın pedagojik, yönetsel yapı ve süreçlerinin geliştirilmesinde görev ve çabalarının akademik yükseltme sürecinde Kredilendirilmesi önemli kararlardı.

Bu kararlar öğretmen niteliğinin artırılması için son derece önemlidir. Burada asıl üzerinde durulması gereken 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi' için yapılması gerekenlerdir. Yani fiilen öğretmenlik yapanların mesleki gelişimine yoğunlaşılmasıdır. Fakat yukarıdaki hazır bulunuşluğa sahip olmayan biri öğretmen olmuş ise işte burada iş iki katına çıkmaktadır. Önce yukarıdaki söylediklerimizin öğretmenimizde olup olmadığını kontrol etmemiz gerekecek sonra da mevcut öğretmen niteliğinin gelişimi ile ilgili çalışmalarımızı başlatmamız gerekecektir.

Yorum Yazın