Nefise GÜRBÜZ
Nefise GÜRBÜZ

Molla Gürani’nin İlim Yolculuğu

02 Eylül 2021
3 dk Okuma
1 yıl önce
Molla Gürani’nin İlim Yolculuğu

Asıl adı Şemseddin Ahmed b. İsmâil’dir. Molla Gürani, Akkoyunluların egemenliği altında bulunan Diyarbakır’a bağlı Hilar köyünde 1410 yılında dünyaya gelmiştir. O dönemde Akkoyunluların başında ise, Kara Osman Bey bulunmaktaydı. Kimi kaynaklar ise, Irak’ın kuzeyinde bulunan Şehrezur’a bağlı Guran köyünde doğduğunu belirtmişlerdir ki (Gürani) nispetinin de bundan kaynaklandığı düşünülebilir.

Ahmed Gürani’nin çocukluğunun burada geçtiği ve ilk eğitimini doğduğu memlekette tamamladığı belirtilmiştir. Arapça ve kıraat derslerini Diyarbakır’da aldığı tespit edilen Ahmed Gürani’nin Diyarbakır’daki eğitiminden sonra gittiği Irak bölgesinde hocası Ömer El-Kazvini öncülüğünde mantık gibi aklı ilimlerin yanı sıra kelam, tefsir, nahiv, fıkıh ve kıraat-ı sabi gibi dini dersler almıştır. On yedi yaşında Irak bölgesinden ayrılarak Şam’a gitmiş ve burada Muhammed el-Buhari gibi âlimlerden ders almıştır. Daha sonra Kudüs’e giden Ahmed Gürani burada hocası Celaleddin el-Hulvani’den Arap Dili ve Belagati gibi derslerin yanında tefsirde derinleşmiştir. Kudüs’te 4-5 yıllık eğitimini tamamlayan Ahmed Gürani, yirmi bir yaşındayken Memlük hâkimiyetindeki Kahire’ye gitmiş ve burada İbn Hacer el-Askalani, Zerkeşi, Makrizi, İbnü’l-Barizi Ahmed el-Kalkaşendi gibi âlimlerden dersler alarak ilimde zirveye ulaşmıştır. Zira burada fıkıh, tefsir ve hadis ilminde derinleşerek Kahire’deki dönemin tanınmış âlimlerinden öğrendiği ilimler konusunda icazet almıştır.

Dönemin büyük hadisçisi olarak bilinen İbn Hacer icazet aldığı alimlerin arasında en önemlisidir. Aldığı icazet neticesinde Kahire’de bulunan Berkûkiye medresesine müderris olarak atanmıştır. Yirmi sekiz yaşındaki Molla Gürani, Berkûkiye medresesinde öğretim faaliyetlerinin yanında devrin ilmî toplantı ve tartışmalarına da katılarak fikirlerini delilleriyle beraber ortaya koymuştur. 1440’da gerçekleşen bir ilmî tartışma meclisinde Dımaşk kadısı Hamidüddin Numani ile girdiği tartışma da İmam Ebu Hanife’ye yönelik kullandığı sözlerin hakarete varır şekilde üslubunun ağır olması sebebiyle suçlu bulunmuş ve kendisine seksen sopa vurularak hapse atılmıştır. Bazı araştırmacılara göre Molla Gürani’nin cezalandırılması İmam Ebu Hanife’ye yönelik sözlerinden değil ilmi olarak genç yaşta ilerlemesi sonucu Memlük Sultanı Melik Zahir Çakmak’ın kıymet verdiği âlimler mertebesine ulaşmasını çekemeyen Memlük ulemasından kaynaklanmıştır. Kale burcunda tam olarak ne kadar hapis hayatı yaşadığı bilinmeyen Molla Gürani, hapisten kurtulmak için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Girişimler fayda etmeyince o da çareyi hapisten kaçmakta bulmuştur. İlk defa hapisten kaçtığında yakalanmıştır. 1440-1441’de ikinci bir kaçış denemesinde başarılı olarak Halep şehrine  ulaşmayı başarmıştır. Hapisten kaçmayı başarıp Halep’e gelen Molla Gürani’yi, bir hac ziyareti için bölge de bulunan Osmanlı ulemasından Molla Yegan fark etmiş ve onu Osmanlı topraklarına davet etmiştir. Molla Gürani bu davete icabet etmesiyle, 1441’de iki Molla, Bursa’ya ulaşmak üzere yola çıkmış ve Bursa’ya ulaştıktan bir süre sonra Sultan II. Murad’ın huzuruna çıkmak için Bursa sarayına hareket etmişlerdir. Bursa sarayında Sultanın huzuruna tek başına çıktığı anlaşılan Molla Yegan’a, Sultan II. Murad: “Gezip gördüğünüz yerden bize ne armağan getirdiniz diye sormuştur.” Molla Yegan cevabında: “Tefsir ve hadiste yetişmiş bir bilgin getirdim” demiştir. Sultan II. Murad’ın “şimdi nerededir?” sorusu üzerine Molla Yegan: “Babü’saâde de beklemektedir deyince” Sultan II. Murad, gelen misafirin içeriye alınmasını emretmiştir. Molla Gürani sünnet gereğince selam verip, el öptü. Padişahın işareti üzerine oturdu. Görüşme sırasında söz ona gelince konuşma biçimi padişahın hoşuna gitti. Bundan sonra Sultan Murad, Molla Gürani’yi ilk olarak Sultan I. Murad’ın yaptırmış olduğu Kaplıca medresesine daha sonra da Yıldırım Bayezid Han’ın yaptırmış olduğu Yıldırım medresesine müderris olarak atamıştır.

Kaynaklar: ATEŞ, Ahmed (1953), “İstanbul’un Fethine Dair Fatih Sultan Mehmed Tarafından Gönderilen Mektuplar ve Bunlara Gelen Cevaplar” YAŞAROĞLU, Kamil,” ŞAHİNER ,Yakup,” Molla Gürani’den Akşemseddin’e Fethin Hocaları:1432-14531”,  Molla Gürani”, ŞEHSUVAROĞLU, Bedii N. (1968), “Fatih ve O’nu Yetiştiren Muhit, YAZICI, Nesimi (2008), “Fatih’in Yetişmesi Üzerine Bazı Değerlendirmeler”

Yorum Yazın