Mevlüt KARABAYIR

Meslek Odaları Ne Düşünüyor

20 Mayıs 2013
3 dk Okuma
9 yıl önce
Meslek Odaları Ne Düşünüyor

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kamu ve özel tüm işyerlerini ve çalışanları yakından ilgilendirmektedir. Hazırlık süreci başlangıcı 1992’ye dayanan bu önemli düzenleme, uzun soluklu bir çalışma sonunda kanun şekliyle ancak 2012 yılında yayımlanabildi. İş Sağlığı ve Güvenliği alanında gelişmiş birçok ülkenin mevzuat metinleriyle uyumlu olan bu kanunun, ülkemizde etkin bir şekilde uygulanması için sosyal tarafların da geniş katılımıyla çalışmalar devam etmektedir.
Düzenlemede, cezalandırıcı bir yaklaşım yerine önleyici bir yaklaşım esas alındı. Kanun, iş kazası veya meslek hastalığı yaşanmadan önce, önlem almaya yöneliktir.
Tüm işlere ve işyerlerine, faaliyet konularına ve işçi sayısına bakılmaksızın, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere, çalışanların tümüne kanun uygulanacaktır.

Önceki yıllarda yapılan düzenlemelerde, 50 den az çalışanı olan işyerlerinde, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme veya hizmet alma zorunluluğu yoktu. Bu kanun ile artık 1 tek işçi çalıştıran işyerleri bile sorumluluk altına girmiştir.

Kamu hariç, 10’dan az çalışanı olan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesinde, Bakanlık maddi destekte bulunacak. Bakanlık, sigortasız personel çalıştırdığı tespit olunan işyerlerinin faydalanmış olduğu desteği ise, yasal faizi ile birlikte geri alacak. Bu işyerleri destekten üç yıl süreyle men edilecek.
01.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren kanunun bazı hükümleri İşyerlerinin tehlike dereceleri ve çalışan sayıları dikkate alınarak kademeli olarak hayata geçirilecektir. Buna göre 50’den az çalışanı olan, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu Temmuz 2013’ten itibaren başlıyor.
İşyerlerindeki çalışma hayatının teftişinde, iş sağlığı ve güvenliği koşullarının iyileştirilmesi için, iş müfettişleri görev alacak. Kanuna aykırılığın tespiti durumunda, idari para cezaları daha da caydırıcı halde uygulanacak.
İşveren, iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmediğinde her biri için 5.000 lira ceza ödeyecek. Aykırılığın devam ettiği her ay için de aynı miktar uygulanacak.

Risk değerlendirmesi yapmayan işverene 3.000 lira, aykırılığın devam ettiği her ay için 4.500 lira idari para cezası uygulanacak. Bunların yanında işletme sahiplerine, aşağıda yazılı sorumluluklar getirilmiştir.

•İş sağlığı ve güvenliği koşullarını iyileştirme ve bunun sürekliliğini sağlama.
•Çalışanın, sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu dikkate alma.
•Risk değerlendirme raporlarını da göz önünde bulundurarak genel bir önleme politikası geliştirme.
•Mesleki risklerin önlenmesi için, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alma.
•Çalışma ortamında gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaları yaptırma.
•İzleme, denetleme ve uygunsuzlukları giderme.
•Hayati tehlike bulunan yerlere, çalışanların girmemesi için gerekli tedbirleri alma.

Küçük ölçekli işletmeler bunları nasıl yerine getirecek. Bu işletmelerin ekonomik çıkarlarını korumakla görevli üyesi bulundukları meslek odaları ne düşünüyor? Çantacıların piyasalarda kol gezdiği bugünlerde, üyelerini korumak amacı ile tüm üye işyerlerini kapsayan bir model risk analiz çalışması yapmayı düşünüyorlar mı? Meslek odası olarak İşyeri hekimi ve İş güvenliği uzmanları ile anlaşma sağlayarak genel olarak tüm üye işyerlerinin ihtiyaçlarını gidermeyi düşünüyorlar mı? Yoksa; Üye işletmelerinin sıkıntıları karşısında, izleyici olarak kenarda durmayı mı düşünecekler?
Kaynakçılar odası, Tornacılar odası, Ayakkabıcılar odası, Mobilyacılar odası, Elektrikçiler odası ve diğer meslek odaları. Bu kanunun etkin olarak uygulanmasında sizlere de önemli görevlerin düştüğünü biliyor olmalısınız.
İşverenler. Çalışanlar. Bakanlık. Tüm sosyal taraflar. Güvenle büyüyen bir Türkiye için haydi, hep birlikte el ele.
 

Yorum Yazın