Dilhan Dumanoğlu
Dilhan Dumanoğlu

Medya insana ne yapar?

08 Aralık 2018
3 dk Okuma
3 yıl önce
Medya insana ne yapar?

İlk olarak radyo ile faaliyetlerine başlayan kitle iletişim araçları II.Dünya Savaşı’nda Hitler’in savaş propagandası yapması için kullanılmıştı. Gazeteler ise 1600’lü yılların başında çıkmıştı ortaya. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları arasında gösterilen medya ve medya özgürlüğü tüm zamanlar içerisinde demokratik işlevlerini yerine getirmemiştir. Gazeteler doğru, dürüst bilgi verip insanları bilgilendirmek yerine iktidar sahipleri tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılmışlardır. Baktığımız zaman Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal dahi Anadolu Ajansını kurarken kendi politikalarını, inkılaplarını yaymak için medyayı kullanmıştır. Sonraki yıllarda ABD tarafından ortaya atılan Televizyon, çeşitli programlarla insanları oyalamaya başladılar. Özellikle ticari televizyonların ülkemizde yayın hayatına başladığı yıllar ağır bir erotizm, cinsellik içerikli programlar izletildi milletimize. Milletimizin ahlakı ile oynandı. Ardından futbolun televizyonu çıktı ortaya. Dünya kupaları televizyonlardan yayımlanmaya başlandı. Ve yine ardından çeşitli programlarla halkın daha doğrusu kitlelerin tüketim alışkanlıkları oluşturuldu. Medya yani kitle iletişim araçları kitleleri tüketime hazırladılar ve tüketecekleri ürünleri onlara tanıtıp onları almaları için teşvik ettiler. Şimdi dikkat edin doğuda askerlerimiz şehit olduğunda, Filistin’de Müslümanlara zulmedildiğinde kimin umrunda oluyor? Aynı zamanda televizyon şehirde yaşayan bireylerin yabancılaşmasına da ortam hazırladı. Yalnız insanlar yalnızlıklarını bastırabilmek için medyanın araçlarına başvurur hale geldiler. Sonrasında insanlar eğitim ihtiyaçlarını medya araçlarından karşılamaya başlar hale geldiler. Televizyonlarda sağlık ile ilgili programlar yayımlanmaya başladı. Bitkisel ilaçlar, karışımlar, fizyoterapistler, zayıflama için reçeteler vs. vs. aldı başını gittiler. Sonra toplumun, kitlelerin normlarını bozmaya, temelinden sarsmaya başlayan programlara yer verildi. Örneğin Aşkı Memnu ve örneğin Ben Bilmem Eşim Bilim ve örneğin Evlilik Programları. Medya tüm silahları ile istediğini yaptırabileceği, kolayca yönlendirebileceği, bozup bozup düzeltebileceği kitlelere ulaşabiliyorken medyayı denetleyen kurumlarsa hiçbir şey yapamadılar. Örnek olarak evlilik programlarına binlerce şikayet yağmasına rağmen RTÜK programları kapatamadı. En son OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname ile bu programlara ses çıkarılabildi. O da ne kadar etkili oldu bilinmez. Çünkü bu tür programların ya saati değişti ya da formatı fakat baş aktörleri hala medya üzerinden kitlelere hayal satmaya devam ediyor. Medya, yeri geldiğinde hükümetlere de bir ahtapot gibi kollarını sarabiliyor. Hükümetleri de aldığı veya alacağı kararlarda etkileyebiliyorlar. Anlayacağınız medya insanla her şeyi ama her istediğini yapar. Kitleler ise akılları ile değil duyguları ile hareket ederler.

Yorum Yazın