Mevlüt KARABAYIR

Maktu Ücret Sözleşmeleri

07 Ekim 2013
3 dk Okuma
8 yıl önce
Maktu Ücret Sözleşmeleri

"4857 sayılı İş Kanunu'muzun bazı maddelerine yeterince açıklık getirilmemesi nedeniyle zaman zaman uygulamalarda tereddütler oluşmaktadır. Uygulamada en sıkıntılı konulardan birisi de; aylık (maktu) ücret uygulamasıdır.
Maktu ücret (Aylık Ücret)’den 4857 sayılı İş Kanununun 49. maddesinin 4. fıkrasında bahsedilmekle birlikte açıkça tanımlanmamıştır. Maktu aylığın özelliği; işçinin izinli veya istirahatli iken ve hatta herhangi bir nedenle mazeretli olduğu ve işine devam etmediği günlerde de ücretinden kesinti yapılmadan tam olarak aylığını almasıdır.
İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir hükmün bulunmaması halinde maktu ücret ödendiğini iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlüdür. Maktu ücret istisnai bir uygulamadır. Maktu ücrette, ilgili ayın kaç gün çektiği önemli olmayıp, 30 gün üzerinden çalışana ödeme yapılmaktadır.
İşçinin maktu ücret aldığı, TİS, iş sözleşmesi veya çalışma şartlarıyla belirlenmiş olması gereklidir. Asıl olan saatlik, günlük, haftalık ve aylık zaman dilimlerine göre çalışmak ve ücreti de ayda bir almaktır. Burada karıştırılmaması gereken en önemli nokta, ücretin ayda bir kez ödenmesinin ayrı, maktu (kanundaki ifadeyle aylık ücretli) ücretin ayrı olduğudur. Ücretin ayda bir kez ödenmesi onu maktu hale getirmez. Maktu ücretten bahsedebilmek için, istisnai bir uygulama olduğundan, yukarıda belirtildiği gibi, TİS, iş sözleşmesi veya çalışma şartlarıyla belirlenmiş olması gereklidir.
Maktu ücret olarak yapılan bir sözleşme bağlayıcıdır. 4857/25-e maddesinde yazılı; "İşveren tarafından işçinin ücreti, kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse" hükmüne göre işçiye haklı nedenle fesih hakkını verir.
Aylık maktu ücret alınıyorsa, işçiye ücreti her hâlükârda tam ücret olarak ödenecektir. Yani çalışmadığı günlere ilişkin bir kesinti yapılmayacaktır. Sadece iş göremezlik ödeneği alır ise, bu miktar mahsup edilecektir ki, mükerrerlik olmasın. İşverenin kesinti yapmaması hususu ise, İş Kanunu bakımından herhangi bir idari para cezasına bağlı kılınmamıştır. İşçilerin raporlu olduğu sürelerde işverenin ücret ödeyip ödemeyecekleri hususu, sözleşmelerle veya toplu iş sözleşmeleriyle ya da işyeri uygulamalarıyla belirlenir. Bu yönde bir hüküm yoksa işverenlerin ne ilk iki gün için, ne de tüm istirahat süresince ücret ödeme ve sigortalı bildirme zorunluluğu yoktur. Raporlu işçiye ücretinin ödenmesi durumunda sigorta primi de yatırılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2007/ 26362 E. Ve 20.11.2007 tarihli kararından da çok net biçimde anlaşılacağı üzere; yapılacak iş sözleşmelerinde mesai saatlerinin belirli bir şekilde gösterilmemesi ve görev tanımındaki işin bitmesinin esas alınması halinde 270 saate kadarki fazla çalışmalar maktu ücret içerisinde sayılacaktır. Bir diğer ifade ile böyle bir maddenin varlığı halinde işveren açısından 270 saate kadar fazla çalışma yaptırmak olanağı bulunmaktadır. Anılan sınırlamaların ötesinde yıl içerisinde 270 saati aşan fazla çalışmaları işçinin kanıtlaması durumunda fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekir.
Maktu ücretin konu edildiği sözleşmelerin, herhangi bir nitelik gözetilmeden çalışma hayatında geniş biçimde düzenlendiği görülmektedir. Yargıtay kararları çok iyi irdelendiği zaman iş sözleşmelerinin tamamında maktu ücret uygulama alanı olmadığı anlaşılmaktadır. İşçi ve işveren arasında düzenlenmiş iş sözleşmelerinde mesai saatlerinin belirli veya düzenli şekilde yer alması durumunda veya haftalık mesai çizelgesi diğer çalışanlarla aynı ise; maktu ücretten söz edilemez ve haftalık 45 saati aşan her çalışma zamlı ücretle veya serbest zamanla karşılanmalıdır. Ancak iş sözleşmesinde belirli ve düzenli bir mesai çalışması öngörülmemişse; işin ve görevin niteliği nedeniyle personel, resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere işin gereğine bağlı olarak her günün her saatinde çalışabilir. Önemli olan görev tanımına giren işlerin zamanında tamamlanmasıdır. İşçinin yıllık 270 saate kadar yaptığı fazla çalışmaları maktu ücret içerisinde değerlendirilecektir. İşçi bu tip hükmün bulunduğu iş sözleşmelerinde ancak yıl içerisinde 270 saatten fazla çalışmış ise fazla çalışma ücretine hak kazanabilecektir.
Tamir, bakım, onarım veya belirli bir süreyi ihtiva eden işler maktu ücretin konu olabileceği örnek çalışma alanlarıdır.

Yorum Yazın