Abdurrahim Küçük
Abdurrahim Küçük

Lübnan Çıkmazının İç Yüzü-13

20 Ekim 2020
3 dk Okuma
1 yıl önce
Lübnan Çıkmazının İç Yüzü-13

BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ

Bağımsızlık partisinde bir araya gelen iki lider Fransa’dan Lübnan’ın bağımsızlığını istediler. Sünnilerden gelen başka bir hareket ise Riyazüssalih’in taraftarları, Fransız taraftarlığına çağırı yaptılar. Bu toplantıda Yusuf EL HAYIN, Sıbıl DEMUS Lübnan’ı beklenen kara günler gelmeden selamete çıkarmanın zamanı geldiğini vurguluyorlardı. Bir tarafta Fransa’dan ülkenin bağımsızlığı istenirken diğer tarafta ülke içinde Fransa’nın sömürüsü altında kalınarak ülke içinde uzlaşmacı bir tavır sergileniyordu. Bu hareketlerin başını, dini inanışlar bir tarafa bırakılarak vatan anlayışının filizlenmesine çabalayan anlayış çekiyordu. İstiklal ve hürriyet sloganlarıyla öne çıkan bu akım en büyük kitleyi etrafında toplamayı başarmıştı. Müslümanlar arasında öne çıkan ise, Muhammed CEMİL di. Cemil zamanın “lisanül hal” gazetesiyle yaptığı bir röportajda şu beyanatları veriyordu:

 “-Müslümanların yönetimden kısa bir süre el çekmeleri yönetimi ilelebet başkalarına terk ettiği anlamına gelmez. Yapılan son sayımlardan anlaşıldığına göre Müslümanlarla Hristiyanların nüfusu hemen hemen eşit, aynı haklara sahip olmak istiyoruz. Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki uçurumun kapatılmasını ve memleket adına birlik olunmasını. Bu adaletsizliğin önüne geçilmemesi halinde Müslümanların yöneticilere karşı isyanı isteklerine kavuşuncaya kadar devam edecektir.

Vatan anlaşması

1933’te Lübnan’da bir araya gelen dini ve siyasi liderler Fransa’dan bağımsızlıklarını almak için şu kararları aldılar:

1- Fransa ve Lübnan’ın çıkarları muhafaza edilecek.

2-Lübnan Fransa ve Suriye sömürgesinden kurtarılacak.

3-Lübnan’daki dini gurupların dış güçlerle irtibatlarını kesecek.

4-Kurulacak olan yeni devlet Cumhuriyet olacak.

5-Ülkede ekonomik sıkıntılardan Fransa sorumlu tutulacak.

6-Fransızca resmi dil olmaktan kaldırılacak, devletin resmi dili Arapça olacak.

Vatanda birlik ve beraberliğin sağlanması yönünden önemli olan bu hususlarda varılan mutabakatın ılımlı havası Lübnan semalarında sükûneti müjdelemişti. Bu anlaşma bazı çıkar çevrelerinin ve basın kuruluşlarının tenkitlerinden de uzak değildi. Bir yandan ırak Emiri Faysal’a Arap âleminde birliğin sağlanması için mektuplar gönderilirken, diğer taraftan da Müslümanların genç lideri Muhammed CEMİL’in kurulması planlanan bu bağımsız Lübnan devletinin başına geçmesi isteniyordu. Öte yandan bu anlaşmadan Müslümanlardan ve Hristiyanlardan bu anlaşmadan hoşnut olmayan başka bir grubun olduğu da biliniyordu.

Lübnan’la Suriye’nin birliğini isteyen üçüncü gurup ise Suriye Reisi Halil Ekrem’den birliğin başına geçmesi istiyorlardı. Bu vatan anlamasından istenilen sonucu elde edemeyen Lübnan’ın ileri gelenleri başka çare aramaya başladılar. Ülkede birliği sağlayacak yeni reçetenin adı ULUSALCILIKTI.

Ulusalcılık ilkesi etrafında birlik arayışları

Ulusalcılık akımının bayraktarlığını yapan zümre, ırk, dil, din ve mezhep farkı gözetmeksizin aynı sınarlar içinde yaşayan halkın bir bütün olduğunu herhangi bir yabancı gücün güdümünde yaşamayacaklarını terennüm ediyorlardı. Bu çağrının bayraktarlığını Cumhuriyet İstiklal Partisi yapıyordu. Bu slogan Osmanlı’dan kopuşta da kullanılan sihirli değnekti. Arap Birliği, Büyük Arap Milliyetçiliği yeniden gündeme taşınmıştı.

Halil Paşa, Fransa’nın denetiminde Lübnan’ın ikinci Cumhur Başkanı seçilirken Abdullah BEHİM Başbakan oldu. Abdullah BEHİM Fransa’nın yönetime getirdiği ilk Sünni liderdi. Vatan anlaşması adıyla çıkan içte sükûnete çağrının bu dönemde başladığını düşünürsek Abdullah BEHİM’in önemini anlamış oluruz. Ayrıca Milliyetçilik akımı da aynı zamanda filizlenmişti. Uzun müddet sessiz çalışmalarını sürdüren bu akım daha sonra uygulama alanına çıkmak için bir birlik kurma safhasına geçti. Kırmızı kitap adıyla birde kitap yayınladı. Bu kitap Arap Birliğine davetin ana hatlarını gösteriyordu. 1936’da Emile Edde’nin Cumhurbaşkanlığına gelmesiyle Lübnan’la Fransa anlaşması tekrar gündeme geldi. Ve bağımsızlık mücadelesi yeniden hız kazandı.

Sahil şeridinde bulunan İslam Birliği, ‘vatanperverlik’ toplantısında yaptıkları ateşli konuşmalarıyla yön tayin ediyordu. Diğer tarafta Arap Birliği yanlıları ve Tam Bağımsızlık Birliği yanlıları ters akisler çiziyorlardı. Meclis, Fransa ile anlaşmaya oturulduğunda neler isteyeceklerinin müzakerelerini yaparak bir karara vardı.

Gelecek yazımız Lübnan Cumhurbaşkanı ve Fransa temsilcisi arasında yapılan söz de bağımsızlık anlaşması hakkında olacaktır

Yorum Yazın