Dilek Bülbül
Dilek Bülbül

Konya’da Bir Azınlık: Maruniler

07 Şubat 2019
3 dk Okuma
3 yıl önce
Konya’da Bir Azınlık: Maruniler

İsmini kurucusu Aziz Marun’dan alan ve 5. yüzyıldan itibaren ağırlıklı olarak Lübnan ve Suriye’de yaşayan Hıristiyan cemaate verilen isimdir. Aziz Marun Antakya Kilisesine bağlı bir rahipti ve ölümüyle birlikte kabrinin etrafında cemaatin toplanmasını sağlayan bir tapınak inşa edilmiştir. Zaman içerisinde yeni yerlere manastırlar kurularak Marunilik yayılmıştır. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Osmanlı hakimiyetine giren Maruniler, Osmanlı’nın hoşgörü anlayışı ile dinlerini ve geleneklerini korumuşlardır. Hatta padişah tarafından Maruni cemaatinin başı “Emirü’ş-Şark” (doğunun emiri) ünvanı ile tanınmıştır. 19. yüzyılda Marunilerle aynı bölgede yaşayan Dürziler arasındaki ilişkilerin bozulmasıyla çatışmalar artmış ve 1860 yılına gelindiğinde birçok Maruni öldürülmüştür. Bunun üzerine çok sayıda Maruni bölgeden ayrılıp Avrupa ve Amerika olmak üzere çeşitli ülkelere göç etmişlerdir. Günümüze kadar varlıklarını koruyabilmiş olan Marunilerin çoğu ise Anadolu’ya yerleşmiştir. 
Konya’da ise 20. yüzyılın başlarında etkin bir Maruni cemaatinin yer aldığı Konya iç suru içinde 1901 yılında inşa edilen Fransız Katolik Kilisesi civarında kendi mimarilerini yansıtan binalar yaptırarak ikamet ettikleri söylenebilir. Bugün Mimarlar Odası binası, Atatürk Müzesi, eski kız Ortaokulu, Kosti evi ve Mimar Muzaffer Caddesi’nden Rektörlük binasına kadarki hilal şeklindeki hatta bu evlerden bazılarına rastlamak mümkündür. Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar yaşayan buğday taciri Yusuf Şar ile Avukat Araboğlu Kosti Maruni cemaatinin en çok tanınan isimleridir. Her iki isminde geniş bir mal varlığı bulunmakla birlikte daha sonra bazıları şahsa bazıları da hazineye aktarılmıştır. Haklarında ayrıntılı bilgi edinmemizin mümkün olmadığı bu kişilerle ilgili kayıtlarda kısıtlı bilgiler bulunmaktadır. Bu kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre; Kız Orta Okulu binası Konya’nın eski gayri-Müslimlerinden tüccar Yusuf Şar tarafından inşa edilmiştir. Bu bina Kurtuluş Savaşı sırasında askeri hastane olmuştur. Günümüze gelene kadar askeri komutanlık, ev, okul vs. gibi çok çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. Bu şahıs aynı zamanda şimdiki Belediye Sarayı yerindeki eski belediye binasını da yaptırmıştır. Bugün Türkiye İş Bankası Konya Şubesi’nin yerinde eskiden Yusuf Şar Konağı olarak bilinen ve 1957 yılına kadar kullanılan belediye binası da yine aynı kişi tarafından yaptırılmıştır. Avukat Kosti evinden bahsetmek gerekirse 19. yüzyılda inşa edilmiştir ve Bey Konağı diye bilinmektedir. 1930’lu yılların başına kadar istasyondan hareket eden atlı tramvay Arapoğlu makası diye bilinen yerde yani; Kosti konağının önünden makas değiştirir ve Zafer alanına yönelirdi. Belli bir süre Fransız okulu olarak kullanılmıştır. Daha sonra 1920-1922’lere kadar Fransız hastanesi olarak işlev görmüştür. Hatta bu süre içerisinde konağın bodrum katı morg olarak kullanılmıştır. 1970’lere kadar ise ev olarak kullanılan bina sonradan Anavatan Partisi il binası haline gelmiş, günümüzde ise internet kafe olarak işletilmektedir. Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca koruma altına alınan bu evin doğu bitişiğindeki ev de kardeşi Yorgi’nin evidir. O da daha sonradan hazineye aktarılmıştır. Bu dönemde sadece Konya imarına katkıda bulunan Marunilerin varlığı değil; birçok Rum asıllı avukat ve hekimlerin yanı sıra Konya’nın tek fotoğrafçısı Ermeni Solakyan gibi isimlerin varlığı da bilinmektedir.

Yorum Yazın