Kerim Toslak
Kerim Toslak

Konuşmada Üslûp Meselesi

11 Haziran 2022
3 dk Okuma
3 ay önce
Konuşmada Üslûp Meselesi

Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz

Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz.

Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı.

Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz.

                                            Yunus Emre

Üzerinde yaşadığımız bu toprakların manevi mimarlarından Yunus Emre'nin sözün etkisini ve gücünü anlatan güzel şiirinden bir bölümle bu haftaki yazımıza başladık. Konuşabilme yeteneği Rabbimizin insanoğluna verdiği en büyük nimetlerinden birisidir. "Rahmân, Kur’ân’ı öğretti, insanı yarattı, ona beyânı (konuşmayı) öğretti.”  (Rahmân Suresi, 1-4) Konuşabilme yeteneği Rabbimizin bize verdiği nimetlerden biri olduğuna göre her nimetten sorumlu olduğumuz gibi bu nimetten de sorumlu olduğumuzu belirtmek isterim. Zira Tekasur Süresi 8.Ayette "Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz" buyrulmaktadır. Bu nedenle konuşma yeteneğimizi (nimetimizi) doğru şekilde kullanmalıyız. "Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme..."  (İsra Suresi 36.Ayet.) emri gereğince bizi vebale sokacak lakırdılardan uzak durmalıyız.

Konuşmanın tarzı, seçilen kelimeler, konuşan kişinin, ses tonu, yüz ifadesi jest ve mimikleri konuşma üslubu olarak ifade edilir. Konuşma üslubunun nasıl olması gerektiğiyle ilgili Kur'an-ı Kerim bize yol göstermektedir. Bu konuda Kur'an-ı Kerim muhatabın durumuna göre konuşmamız gerektiğini ifade etme anlamında farklı farklı öneriler getirir. Örneğin Hz. Musa'ya  (as) Firavun'un karşısına çıktığında yumuşak bir konuşma tarzı  "gavlen leyyinen" (Taha Suresi 44.Ayet) önerir. Sadaka verirken, yardım isteyen birisine veremiyorsak gönül alıcı bir söz "gavlen meysura" (İsra Suresi 28. Ayet"), azarlayıcı, başa kakan bir üslupla vermek yerine, tatlı bir sözün "gavlen mağrufe"  (Bakara Süresi. 263. Ayet) daha hayırlı olacağını ifade eder. Tebliğde ve İslam'ın anlatılmasında insanların düşünmesini sağlayacak, fikrini etkileyecek, gönlüne işleyecek hikmetli ve anlaşılır söz "gavlen beliğa " ( Nisa Suresi 63. Ayet) önerir.

Her konuda hakikatin ortaya çıkması hakkın adaletin gerçekleşip yerine gelmesi için doğruyu ve gerçeği konuşmamız "gavlen sedida" (Nisâ Suresi 9.Ayet, Ahzâb Süresi 70. Ayet) emredilir. Ortamına göre hitap şeklimizi ayarlamamız gerekirken, normalin dışına çıkarak bağırarak konuşmak doğru değildir. Rabbimiz ses tonunu duruma göre ayarlamamız gerektiğini örneklendirerek anlatır. “Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman Suresi.19. Ayet) 

Bu verdiğimiz örneklerin elbette çok daha fazlası var Kur'an-ı Kerim'de konuşma üslubu ile ilgili olarak. Ancak tamamına burada yer vermemiz yazımızın hacmini ve amacını aşar.

Bu konu ile ilgili bir kaç da Hadis-i Şerif'e yer vererek meramımızı anlatıp konuyu toparlamaya çalışalım. Kişinin konuşmasının etkisi ve anlattıkları muhatabının anladığı kadardır. Onun için sevgili Peygamberimiz (sav)  “insanlara anlayacakları şekilde konuşunuz.” (Buhârî) buyurmaktadır. Gereksiz yere konuşmanın zarar getireceği tabir caiz ise "söz gümüşse susmanın altın olduğunu" ifade edici pek çok ayet ve hadis vardır.

“O kimseler ki (dünyevi ve uhrevi hiç bir faydası olmayan) boş söz ve işlerden yüz çevirirler.” (Mü'minûn Süresi 3.Ayet)

“Allâh'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun!” (Buhârî)

"İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Al­lah Tealâ'yı zikretmek müstesnadır."  (Tirmizî)

Konuşmamızdan dolayı birilerini incitip kalbini kırdıysak özür dileyebilmek de büyük bir erdemdir. Ama aslolan tabiki de özür dilemek zorunda kalınca sözü söylememektir. “Özür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” (İbn Mâce)

Verdiğimiz ayet ve hadislerden de anlaşıldığı üzere konuşma üslubu çok önemlidir. Başta yer verdiğimiz Yunus Emre'nin şiirinde de ifade edildiği gibi yerine göre başları kestirir yerine göre savaşları bitirir. Yerine göre yılanı deliğinden çıkarır.

Şu da bir hakikattir ki yılanın zehri dişinde, insanın zehri dilindedir.  Yılanın zehrinden insanın zehri daha öldürücüdür. Dil yarası kılıç yarasından daha derin ve ağır olabilir. Bazen de gönül okşayan hoş bir söz bir çok ilaçtan daha etkili şifa kaynağıdır. Çiğ bir söz insanı hasta eder, ilişkileri ve işleri berbat eder. Yunus'un ifadesiyle "Sözü pişirip dersek, işlerimizi  ve ilişkilerimizi düzeltebiliriz.." Söz vardır insanı ipe yollar, söz vardır insanı ipten alır. İnsanlık tarihi bunun örnekleri ile doludur. 

Günlük hayatımızda bir birimizle olan ilişkilerimizde konuşma adabı ve üslubu çok önemlidir. Bir birimizle kuracağımız ilişkilerimizin temelini ve sürdürülebilirliğinin garantisini oluşturur. Ama siyasette ve devlet yönetiminde çok daha önemlidir. Bireysel ilişkilerimizdeki konuşma üslûbundaki bozulma ve yozlaşma iki kişiyi ve yakın çevresindeki birkaç kişiyi olumsuz etkileyebilir. Siyasette ve devlet yönetiminde makam, mevki sahibi kişilerin konuşma üslûbu çok daha dikkat gerektirir. Çünkü buradaki bozulma ve yozlaşma tüm toplumu etkiler. Toplumsal bünyeye ve milli birliğe zarar verir. Fitne ve fesada sebep olur. O nedenle siyasiler ve devlet adamları bu konuda daha özenli olmalı. Çoğu zaman aşağıdakiler yukardakilere bakar. Arkadakiler öndekilerin peşinden gider.

(Şiirce)

GEREK

Güzel konuş iyi dinle.

Üzme kimseyi dilinle

Anılırsın eserinle

Hoş seda bırakmak gerek.

 

Sohbet et, ehlin bulunca.

Konuş, hoşça usulünce.

İftira, gıybet olunca.

O sohbetten çıkmak gerek.

 

"Sükut altın söz gümüşse"

Güzel demiş kim demişse.

Haddin bilirse ol kimse,

Hoş nazarla bakmak gerek.

 

Kerim Toslak düşme dara.

Her daim hikmeti ara.

Kem sözle sarılmaz yara.

Gönüllere akmak gerek.

               Anamur/ MERSİN

Yorum Yazın